“Bina benim yıkıyorum” devri bitti!

Malatya’da bina yıkımlarında yeni dönem başladı. Yüksek ve riskli yapıların yıkımında mühendislik sorumluluğu ve teknik yeterlilik şartları getirildi.

Sürmanşet - 13-08-2026 00:40

Malatya’da özellikle 6 Şubat depremlerinin ardından hız kazanan bina yıkımlarında yeni bir dönem başladı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yapılan düzenlemeyle birlikte, binaların yıkım süreçlerinde uygulanacak teknik ve idari kurallar yeniden belirlendi. Yeni düzenleme, “Bina benim, istediğim gibi yıkarım” anlayışının önüne geçerken, özellikle yüksek yapıların ve patlayıcı kullanılarak gerçekleştirilecek yıkımların daha sıkı kurallara bağlanmasını öngörüyor.

Bina yıkımlarında bundan sonraki süreçte yapının yüksekliği, çevresindeki yapılaşma, taşıyıcı sistem özellikleri ve yıkım yönteminin yanı sıra çevre ile iş sağlığı ve güvenliği açısından oluşturabileceği riskler de dikkate alınacak. Özellikle yüksek yapıların yıkımında mühendislik sorumluluğu öne çıkarken, patlayıcı kullanılarak gerçekleştirilecek yıkımlarda ise hem sorumlu mühendis hem de ateşleyici açısından belirli yeterlilik şartları aranacak.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından hazırlanan ve bina yıkımlarına ilişkin yeni teknik ve idari esasları içeren düzenleme Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Böylece yıkım faaliyetlerinde uygulanacak kurallar daha ayrıntılı hale getirilirken, yıkımın yalnızca binanın ortadan kaldırılmasından ibaret olmadığı, çevrede oluşturabileceği risklerin de dikkate alınması gerektiği ortaya konuldu.

Her bina için mühendis şartı aynı olmayacak

Yeni düzenlemede bina yıkımlarında fenni mesuliyet konusunda da ayrıntılı bir sistem oluşturuldu. Buna göre, belirli koşulları taşıyan yapılarda yıkım işleminin teknik sorumluluğu inşaat mühendisleri tarafından üstlenilecek.

Bina yüksekliği 18,5 metreden az olan yapılarda genel olarak fenni mesuliyet aranmayacak. Ancak bu durum, 18,5 metrenin altındaki bütün binaların herhangi bir teknik denetim olmadan yıkılabileceği anlamına gelmeyecek.

Yapının bitişik nizam olması, yapısal düzensizlik taşıması, çevresinde risk oluşturabilecek yapıların bulunması veya sağlık ve eğitim tesisleri ile kültür ve tabiat varlıklarına yakın konumda bulunması gibi durumlarda, bina 18,5 metrenin altında olsa dahi fenni mesuliyet şartı getirilebilecek.

Bu düzenlemeyle birlikte yıkım işleminin yalnızca yıkılacak binaya bakılarak değerlendirilmesinin önüne geçilmesi hedefleniyor. Özellikle Malatya gibi deprem sonrası yoğun yapılaşma ve yeniden inşa çalışmalarının sürdüğü kentlerde, yıkım sırasında çevrede bulunan binaların ve kamu yapılarının güvenliği de önem kazanıyor.

“Ben bu binayı yıkarım” dönemi sona eriyor

Yeni kurallarla birlikte yıkım faaliyetlerinde teknik yeterlilik daha fazla önem kazanacak. Yıkım işleminin yapılacağı alanın özellikleri, binanın yapısal durumu ve çevrede oluşturabileceği riskler değerlendirilmeden işlem yapılmasının önüne geçilecek.

Özellikle yüksek yapılarda yıkım sırasında ortaya çıkabilecek toz, gürültü, titreşim ve benzeri etkilerin kontrol altında tutulması gerekecek. Yıkım faaliyetinin çevrede yaşayan vatandaşları, diğer binaları ve kamu alanlarını olumsuz etkilememesi için çeşitli güvenlik tedbirleri uygulanacak.

Yüksek yapıların yıkıldığı şantiyelerin çevresinde de özel koruma önlemleri alınması gerekecek. Bu kapsamda perdeleme, örtülü yol ve koruma fanı gibi uygulamalar devreye alınacak.

Yıkım alanında kullanılacak iskeleler ve çalışma kuleleri de belirlenen standartlara uygun şekilde kurulacak. Böylece yıkım sırasında hem çalışanların hem de çevrede bulunan kişilerin güvenliğinin artırılması amaçlanacak.

Patlayıcı kullanılan yıkımlara özel şart

Düzenlemenin en dikkat çeken bölümlerinden biri ise patlayıcı kullanılarak gerçekleştirilecek bina yıkımlarına ilişkin oldu.

Patlayıcı kullanılarak yapılacak yıkımlar, diğer yıkım yöntemlerine göre çok daha yüksek risk taşıdığı için bu yöntemi kullanacak ekiplerin ve sorumluların belirli yeterliliklere sahip olması zorunlu hale getirildi.

Buna göre patlayıcıyla gerçekleştirilecek bina yıkımında görev yapacak sorumlu mühendisin uzmanlığını belgelemesi gerekecek. Yani yalnızca mühendis olmak, patlayıcı kullanılarak gerçekleştirilecek bir yıkımın teknik sorumluluğunu üstlenmek için yeterli olmayacak.

Bunun yanında yıkım sırasında patlayıcıların kullanımından sorumlu olacak ateşleyicinin de “B” sınıfı yeterlik belgesine sahip olması zorunlu tutulacak.

Bu şartlarla birlikte patlayıcı kullanılarak yapılan bina yıkımlarının konusunda uzman ve gerekli yeterliliklere sahip kişiler tarafından gerçekleştirilmesinin sağlanması hedefleniyor.

Toz, gürültü ve titreşim de kontrol altında olacak

Yeni düzenleme yalnızca binanın nasıl yıkılacağını değil, yıkım sırasında çevreye verilebilecek etkileri de kapsıyor.

Yıkım sırasında ortaya çıkabilecek toz, titreşim ve gürültünün belirlenen sınırlar içerisinde tutulması gerekecek. Bunun yanı sıra çevre mevzuatı ile iş sağlığı ve güvenliği mevzuatında yer alan şartlara da uyulacak.

Bu düzenleme özellikle yerleşim alanları içerisinde gerçekleştirilen bina yıkımları açısından önem taşıyor. Çünkü yıkım sırasında oluşan yoğun tozun çevredeki yapılara ve vatandaşlara ulaşması, yüksek seviyedeki gürültü ve titreşimin çevredeki binaları etkilemesi gibi durumların kontrol altına alınması amaçlanıyor.

Yıkım faaliyetinin gerçekleştirileceği alanın güvenli hale getirilmesi, çalışma alanının uygun şekilde korunması ve yıkım ekiplerinin gerekli güvenlik önlemlerini alması da yeni sistemin önemli unsurları arasında yer alıyor.

Malatya’da yıkımlar açısından yeni dönem

6 Şubat depremlerinin ardından Malatya’da çok sayıda binanın yıkımı gerçekleştirilirken, kent genelinde yeniden yapılanma ve kentsel dönüşüm çalışmaları da devam ediyor. Bu nedenle bina yıkımlarında uygulanacak yeni kurallar Malatya açısından da yakından takip edilecek.

Özellikle kent merkezinde birbirine yakın yapıların bulunduğu alanlarda yapılacak yıkımlar, yalnızca yıkılacak binanın güvenliği açısından değil, çevredeki yapıların ve vatandaşların güvenliği bakımından da önem taşıyor.

Yeni düzenleme ile birlikte yıkım sürecinde sorumlulukların daha net hale getirilmesi, teknik yeterliliği bulunmayan kişilerin kritik yıkım işlemlerinde görev almasının önlenmesi ve çevre güvenliğinin artırılması amaçlanıyor.

Böylece bundan sonraki süreçte yıkım işlemlerinin binanın özelliklerine göre planlanması, gerekli durumlarda inşaat mühendisinin teknik sorumluluk üstlenmesi ve özellikle yüksek ya da patlayıcı kullanılarak yıkılacak yapılarda uzmanlık şartlarının yerine getirilmesi gerekecek.

Kısacası Malatya’da bina yıkımlarında yeni bir sayfa açılıyor. Yıkım işlemleri artık yalnızca “binayı yıkıp kaldırmak” şeklinde değerlendirilmeyecek. Yapının yüksekliği, çevresindeki binalar, yapısal özellikleri, yakınındaki hassas yapılar ve kullanılacak yıkım yöntemi birlikte değerlendirilecek.

Özellikle yüksek yapılar ile patlayıcı kullanılarak yıkılacak binalarda mühendislik sorumluluğu ve uzmanlık şartları ön plana çıkarken, patlayıcı kullanılacak işlemlerde ateşleyicinin “B” sınıfı yeterlik belgesine sahip olması zorunlu olacak.

Yeni düzenlemeyle birlikte bina yıkımlarında hem teknik denetimin hem de güvenlik tedbirlerinin artırılması hedeflenirken, vatandaşların ve çevredeki yapıların güvenliğinin de yıkım sürecinin temel unsurlarından biri haline getirilmesi amaçlanıyor.

Artık yıkım kararı alınan her yapı için aynı yöntem uygulanmayacak. Binanın özelliklerine ve bulunduğu çevreye göre farklı güvenlik ve teknik şartlar devreye girecek. Bu da özellikle deprem sonrası büyük bir dönüşüm yaşayan Malatya’da yıkım süreçlerinin daha kontrollü ve kurallı şekilde yürütülmesi anlamına geliyor.

Günün Diğer Haberleri