Malatya’da mahalle aralarında sık sık yaşanan park yeri tartışmaları, vatandaşların günlük yaşamını olumsuz etkilemeye devam ediyor. Özellikle araç park etme alanlarının sınırlı olduğu sokaklarda bazı vatandaşların evlerinin önüne duba, bidon, sandalye, şişe ve benzeri eşyalar koyarak park yeri ayırması, sürücülerle mahalle sakinlerini karşı karşıya getiriyor. “Burası benim evimin önü”, “Buraya park edemezsin” sözleriyle başlayan tartışmalar, zaman zaman büyüyerek kavgaya dönüşebiliyor.
Kent yaşamının giderek büyüyen sorunlarından biri haline gelen bu durum, kamuya açık alanların kişisel kullanım amacıyla sahiplenilmesi tartışmasını da beraberinde getiriyor. Bazı vatandaşlar evlerinin önündeki alanı kendilerine ait bir park yeri gibi görürken, diğer sürücüler ise kamuya açık sokakların herkesin ortak kullanımında olduğunu belirtiyor. Sokaklara bırakılan eşyalar nedeniyle araçların park edememesi, komşular arasında huzursuzluğa ve günlük yaşamda gereksiz gerginliklere yol açıyor.
Konuyla ilgili önemli açıklamalarda bulunan Avukat Hülya Kaya, kamuya açık alanlarda park yeri ayırmak amacıyla duba, sandalye, bidon veya benzeri nesneler kullanılmasının yasal olmadığını belirterek vatandaşları uyardı. Kaya, kişilerin kendi kararlarıyla kamusal alanlarda park yasağı oluşturamayacağına dikkat çekerken, bu tür uygulamalarla karşılaşan vatandaşların kavga etmek yerine yetkili kurumlara başvurabileceğini ifade etti.

Evinin önüne duba koyanlar dikkat!
Avukat Hülya Kaya, kamuya açık yollara çeşitli nesneler yerleştirerek park yeri ayırmanın hukuki açıdan sorun oluşturabileceğini belirtti. Özellikle mahalle aralarında yaygın olarak karşılaşılan bu uygulamanın, başka sürücülerin ortak kullanım alanlarından yararlanmasını engellediğini ifade eden Kaya, şikâyet edilmesi durumunda cezai yaptırımların gündeme gelebileceğini söyledi. Kaya, konuya ilişkin açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Kanunlara göre kamu yollarına sandalye, duba, şişe gibi nesneler koyarak park yeri ayırmanın yasal olmadığına dikkat çekerek, şikâyet edilmesi durumunda cezai yaptırımlar uygulanabilir.”
Bir binanın önünde bulunan yolun kamuya açık olması halinde, yalnızca o binada oturuyor olmanın söz konusu alanı kişisel park yerine dönüştürme hakkı vermediğini belirten Kaya'nın açıklamaları, mahallelerde yaşanan tartışmaların hukuki boyutunu yeniden gündeme getirdi. Özellikle akşam saatlerinde işten dönen vatandaşların araçlarını park edecek yer bulamadığı sokaklarda, bazı kişilerin önceden duba veya sandalye koyarak alanı kapatması tepkilere neden oluyor. Başka bir sürücünün bu eşyaları kaldırmadan park etmek istemesi ise tartışmaların başlamasına yol açabiliyor.
Ancak kamuya açık alanların kullanımında kişilerin kendi kurallarını belirlemesi yerine yetkili kurumların düzenlemelerine uyulması gerekiyor. Park yeri konusunda yaşanan anlaşmazlıkların kişisel tartışmalara dönüştürülmesi yerine hukuki yollarla çözüme kavuşturulması önem taşıyor.

“Park yapılmaz” levhasını herkes koyamaz
Avukat Hülya Kaya, kamuya açık alanlarda park yasağı veya trafik düzenlemesine ilişkin işaretlemelerin kişilerin kendi kararlarıyla yapılamayacağını vurguladı. Yetkili kurumlar tarafından belirlenmeyen ve hukuki dayanağı bulunmayan levhaların, dubaların ya da diğer nesnelerin vatandaşlar tarafından konulmasının hukuka aykırı olabileceğini belirten Kaya, bu tür uygulamaların kaldırılması gerektiğini ifade etti. Kaya, konuya ilişkin açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Kamusal alanlarda trafik düzeniyle ilgili işaretlemeler sadece yetkili kurumlar tarafından yapılabilir. Özel kişilerce konulan ‘park yapılmaz’ levhaları veya benzeri nesneler yasal değildir ve kaldırılması gerekir.”
Sokak aralarında bazı evlerin veya iş yerlerinin önüne yerleştirilen levhalar, zaman zaman sürücüler üzerinde o alana park etmenin yasak olduğu izlenimini oluşturuyor. Ancak bir kişinin kendi imkânlarıyla levha asması veya yol üzerine duba yerleştirmesi, tek başına resmî bir park yasağı anlamına gelmiyor.
Trafik düzenlemeleri ve park yasakları, ilgili mevzuat çerçevesinde yetkili kurumlar tarafından belirleniyor. Bu nedenle vatandaşların kamuya açık alanlarda kendi başlarına yasak koymak yerine ilgili kurallara uyması gerekiyor.

Kavga etmeden çözüm mümkün: Alo 153'e başvurun
Mahallelerde park yeri nedeniyle yaşanan tartışmaların önüne geçmek için vatandaşların doğrudan karşı karşıya gelmek yerine yetkili kurumlara başvurması öneriliyor. Avukat Hülya Kaya da hukuka aykırı olduğunu düşündükleri uygulamalarla karşılaşan vatandaşların şikâyet haklarını kullanabileceğini belirterek başvuru kanallarını açıkladı. Kaya'nın sıraladığı başvuru yolları şöyle:
Alo 153: Vatandaşlar, ilgili belediyenin Alo 153 hattı üzerinden şikâyet oluşturabilir. Başvuru sırasında olayın yaşandığı yer ve sorunun ayrıntıları aktarılabilir. Başvuru numarası verilmesi halinde süreç takip edilebilir.
Zabıta müdürlükleri: Kamuya açık alanların çeşitli eşyalarla kapatılması veya usulsüz şekilde park yeri ayrılması durumunda il ve ilçe belediyelerinin zabıta müdürlüklerine doğrudan başvuru yapılabilir.
Emniyet Müdürlüğü Trafik Şube: Trafik düzenini ilgilendiren durumlarda emniyetin ilgili trafik birimlerine müracaat edilebilir. Olayın niteliğine göre gerekli değerlendirme yapılabilir.
Bu başvuru yolları sayesinde vatandaşların karşı tarafla tartışmaya girmeden yaşadıkları sorunu yetkili birimlere iletebileceği belirtiliyor. Böylece basit bir park anlaşmazlığının komşular arasında uzun süreli bir husumete dönüşmesinin de önüne geçilmesi amaçlanıyor.
Fotoğraf ve video ile başvuru yapın
Avukat Hülya Kaya, şikâyetlerin değerlendirilmesinde olayın açık biçimde ortaya konulmasının önemine de dikkat çekti. Kamuya açık yolun duba, sandalye, bidon, şişe veya benzeri nesnelerle kapatılması durumunda, söz konusu uygulamanın nerede ve nasıl yapıldığının yetkililere bildirilmesi gerektiğini belirtti. Kaya, vatandaşların başvurularını mümkün olduğunca somut bilgilerle desteklemesi gerektiğini ifade ederek şu uyarıda bulundu:
“Başvuruların sonuç verebilmesi için il ve ilçe belirtilerek, görüntü kaydıyla şikâyet oluşturulmalı. Delilsiz başvurular genellikle sonuçsuz kalıyor.”
Bu nedenle şikâyette bulunacak vatandaşların olayın yaşandığı mahalle ve sokağı açıkça belirtmesi, mümkün olması halinde fotoğraf veya video gibi görüntüleri başvurularına eklemesi önem taşıyor. Böylece ilgili birimlerin şikâyete konu olan durumu değerlendirmesi kolaylaşabiliyor. Görüntü kaydı alınırken kişilerin özel hayatına ve kişisel verilerin korunmasına ilişkin kurallara dikkat edilmesi de gerekiyor. Şikâyetin değerlendirilmesi ve uygulanacak işlem, olayın özelliklerine ve ilgili mevzuata göre yetkili kurumlar tarafından belirleniyor.
Para cezası uygulanabilir, dubalar kaldırılabilir
Kamuya açık alanlarda usulsüz şekilde park yeri ayıran veya yetkisiz işaretlemelerle diğer sürücülerin kullanımını engelleyen kişilerin cezai yaptırımlarla karşılaşabileceğini belirten Avukat Kaya, özellikle sokak aralarında evlerin önüne keyfî olarak konulan “park yapılmaz” levhalarına ve dubalara dikkat çekti. Kaya, bu tür uygulamaların yetkili birimlere bildirilmesiyle sorunun çözülebileceğini belirterek şu ifadeleri kullandı:
“En hızlı çözüm, zabıta müdürlüklerine ihbar etmektir. Bu tür işaretlemeler yasal değil ve ivedilikle kaldırılıyor.”
Açıklamada, kamuya açık alanların kişisel kullanım amacıyla kapatılmasının önüne geçilmesi için vatandaşların ilgili kurumlara bildirimde bulunmasının önemine işaret edildi. Ancak uygulanacak idari yaptırımın ve kaldırma işleminin, olayın niteliğine ve ilgili mevzuata göre değerlendirilmesi gerekiyor.
Özellikle başkalarının park etmesini engellemek amacıyla yol üzerine eşya bırakan kişilerin, bu davranışlarının komşular arasında tartışmaya neden olmasının yanı sıra idari işlemle de sonuçlanabileceğini bilmesi gerekiyor.
Vatandaşlar şikâyet etmekten çekinmesin
Mahallelerde park yeri nedeniyle yaşanan anlaşmazlıkların bir diğer boyutunu da vatandaşların şikâyette bulunmaktan çekinmesi oluşturuyor. Bazı kişiler, komşularıyla karşı karşıya gelmemek veya tartışmanın büyümesini önlemek amacıyla yaşadıkları sorunu yetkililere bildirmekten kaçınabiliyor. Özellikle öfke kontrolü konusunda sorun yaşayan kişilerle karşı karşıya gelmekten endişe eden vatandaşlar, kimi zaman hukuka aykırı olduğunu düşündükleri uygulamalara sessiz kalmayı tercih edebiliyor.
Avukat Hülya Kaya ise vatandaşların bu tür durumlarda çekinmeden başvuru yollarını kullanabileceğini belirtti. Şikâyet sürecinin uzun ve karmaşık bir işlem olmak zorunda olmadığını ifade eden Kaya, vatandaşların ilgili kanallar üzerinden taleplerini iletebileceğini söyledi. Kaya, vatandaşları şu sözlerle cesaretlendirdi:
“Bu levhalar veya nesneler yasal değil. Şikâyet edilmesi durumunda geri dönüşler hızlı oluyor. Artık e-Devlet üzerinden bile kolayca başvuru yapılabiliyor, uzun dilekçelere gerek yok.”
e-Devlet üzerinden başvuru yapmak isteyen vatandaşların, konuyla ilgili uygun hizmeti ve yetkili kurumu kontrol etmesi gerekiyor. Başvurunun hangi birime yönlendirileceği ve nasıl sonuçlandırılacağı ise ilgili işlem türüne göre değişebiliyor.
Sokaklar kişisel park alanı değil
Malatya'da ve diğer kentlerde mahalle sakinlerini karşı karşıya getiren park sorununun çözümü, ortak kullanım alanlarına saygı gösterilmesinden geçiyor. Bir evin önünde bulunan kamuya açık yolun, yalnızca o evde oturan kişiye aitmiş gibi kullanılması, diğer vatandaşların hakları bakımından sorun oluşturabiliyor. Duba, sandalye, bidon ve benzeri eşyalarla park yeri ayırmak, sürücüler arasında tartışmalara yol açarken mahallelerdeki huzuru da olumsuz etkiliyor. Üstelik araç park etme meselesi nedeniyle yaşanan gerginlikler, uzun yıllardır aynı sokakta yaşayan komşuların ilişkilerini dahi bozabiliyor.
Avukat Hülya Kaya'nın açıklamaları, bu tür sorunların çözümünde vatandaşların kendi kurallarını uygulamak yerine yasal başvuru yollarını kullanabileceğine dikkat çekiyor.
Özetle, evinin önüne duba koyarak kamuya açık alanı kendine ait park yeri haline getirmek isteyenler dikkatli olmalı. Park yasağı ve trafik düzenlemeleri kişisel tercihlere göre değil, yetkili kurumların kararları ve ilgili mevzuat doğrultusunda uygulanmalı. Park yeri yüzünden komşularla tartışmaya girmek istemeyen vatandaşlar ise durumu belgeleyerek ilgili belediyeye, zabıtaya veya gerekli hallerde emniyetin ilgili birimlerine başvurabilir. Mahallelerde huzurun korunması ve park tartışmalarının kavgaya dönüşmemesi için en doğru yol, kişisel müdahaleler yerine hukuki çözüm yollarını kullanmak olarak öne çıkıyor.
Admin
Yönetici

















