Malatya’nın Hekimhan ilçesinde 10 Nisan 2025 tarihinde meydana gelen ve 8 aylık hamile Beste Kızılay’ın hayatını kaybettiği olayla ilgili davada kritik bir aşamaya gelindi. Türkiye’nin yakından takip ettiği davanın üçüncü duruşması, Malatya 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.
Duruşmada esas hakkındaki mütalaasını açıklayan cumhuriyet savcısı, tutuklu sanık Alican Kızılay hakkında “eşe karşı kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep etti. Savcının bu talebi, davanın yönünü net şekilde ortaya koyarken, karar aşamasına bir adım daha yaklaşıldığı değerlendirildi.
Mahkeme Salonunda Gerilim Yükseldi
Duruşma boyunca zaman zaman tansiyon yükselirken, özellikle teknik delillere ilişkin gelişmeler dikkat çekti. Sanık Alican Kızılay’a ait cep telefonunun şifresinin çözülememesi üzerine mahkeme salonunda hareketli anlar yaşandı.
Cihazın yüz tanıma sistemiyle açılabilmesi için duruşmaya ara verildi. Verilen aranın ardından telefon açılarak içerisindeki yaklaşık 80 GB’lık veri kayıt altına alındı. Söz konusu dijital materyallerin detaylı incelenmesi ve imajının alınması amacıyla bilirkişiye teslim edildiği öğrenildi. Hazırlanacak teknik raporun, olayın aydınlatılmasında kritik rol oynaması bekleniyor.

Tehdit ve Hakaret İçeren Mesajlar Dosyada
Duruşmada müşteki avukatları tarafından mahkemeye sunulan ve Beste Kızılay’ın ölümünden kısa süre önce aldığı iddia edilen tehdit ve hakaret içerikli mesajlar tek tek okundu. Mesaj içeriklerinin kamuoyunda infial yaratacak nitelikte olduğu belirtilirken, okuma sırasında salonda duygusal anlar yaşandı.
Maktulün ailesi gözyaşlarına hakim olamazken, bazı aile bireylerinin sinir krizi geçirdiği öğrenildi. Mahkeme heyeti, salon düzeninin korunması için zaman zaman uyarılarda bulundu.
Sanıktan Dikkat Çeken Savunma
Tutuklu sanık Alican Kızılay savunmasında, eşini severek evlendiğini ileri sürerek suçlamaları kabul etmedi. Kullandığı sert ifadeleri “otoriter yapısına” bağlayan sanık, küfürlü konuşmuş olabileceğini söyledi ancak öldürme kastı bulunmadığını iddia etti.
Sanığın bu savunması, hem müşteki avukatları hem de maktul yakınları tarafından tepkiyle karşılandı.
Keşif Talebi Reddedildi, Süre Verildi
Sanık avukatları, olay yerinde yeniden keşif yapılmasını talep etti. Ancak mahkeme heyeti, mevcut delil durumu ve dosya kapsamını dikkate alarak bu talebi reddetti.
Mahkeme, dijital materyallere ilişkin bilirkişi raporunun hazırlanması, eksik hususların tamamlanması ve tarafların mütalaaya karşı savunmalarını hazırlayabilmesi için ek süre verilmesine karar verdi.
Karar Öncesi Son Viraj
Tüm bu gelişmelerin ardından mahkeme heyeti, davanın bir sonraki duruşmasını 29 Nisan 2026 tarihine erteledi. Bu duruşmada tarafların son savunmalarının alınması ve karar sürecine girilmesi bekleniyor.
Aileden ve Avukatlardan Sert Tepki
Duruşma sonrası açıklama yapan müşteki avukatı Gülsüm Eraslan Kalyoncu, savcılık mütalaasının bekledikleri doğrultuda olduğunu belirterek, davanın “taksir” değil “kasten öldürme” kapsamında yürütülmesinin önemli bir hukuki kazanım olduğunu ifade etti.
Acılı baba Ahmet Fuat Özhan ise sanığın savunmasına sert sözlerle tepki gösterdi. Özhan,
“10 gün sonra çocuğu dünyaya gelecek bir babanın elinde silahla eşinin yanında ne işi var? Bu nasıl bir sevgi?” diyerek adalet çağrısını yineledi.
Aile yakınları da davanın sonuna kadar takipçisi olacaklarını belirterek, en ağır cezanın verilmesini istediklerini dile getirdi. Kamuoyunda büyük yankı uyandıran davanın, verilecek kararla birlikte uzun süre gündemde kalması bekleniyor.
Admin
Yönetici



















