Malatya Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği (MESOB) ve Malatya Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası Başkanı, Türkiye Esnaf ve Sanatkârları Konfederasyonu (TESK) Yönetim Kurulu Üyesi Şevket Keskin, Martı TAG uygulaması hakkında verilen mahkeme kararına tepki gösterdi. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesinin, taksici esnaf odaları tarafından Martı TAG uygulamasına karşı açılan haksız rekabet davasında verdiği kararı değerlendiren Keskin, kararın kamuoyunda farklı yorumlandığını belirterek, bunun uygulamaya genel bir faaliyet izni ya da ruhsat verildiği şeklinde değerlendirilmesinin doğru olmadığını savundu.
Ticari yolcu taşımacılığında yürürlükte bulunan mevzuatın bütün taraflar için geçerli olduğunu vurgulayan Keskin, taksici esnafının yıllardır yerine getirdiği yasal, mali ve mesleki yükümlülüklerin göz ardı edilmemesi gerektiğini ifade etti. Hukuki sürecin henüz tamamlanmadığına dikkat çeken Keskin, kararın Yargıtay denetimine açık olduğunu ve ilgili üst kuruluşlarla birlikte sürecin takip edileceğini bildirdi.

Keskin: "Verilen karar kesinleşmiş değildir"
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesinin kararına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Şevket Keskin, kararın kamuoyuna yansıtılma biçimine itiraz ederek hukuki sürecin devam ettiğini söyledi. Keskin, konuya ilişkin açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
"İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, taksici esnaf odalarımızın Martı TAG uygulamasına karşı açtığı haksız rekabet davasında karar vermiştir. Kararın kamuoyunda 'Martı TAG artık tamamen yasal hale gelmiştir' şeklinde sunulması gerçeği yansıtmamaktadır. Verilen karar kesinleşmiş değildir ve Yargıtay denetimine açıktır. Yargıtay süreci, Türkiye Esnaf ve Sanatkârları Konfederasyonu (TESK) ve Türkiye Şoförler ve Otomobilciler Federasyonu (TŞOF) ile birlikte Malatya Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası olarak tarafımızca da hukuk müşavirliğimiz aracılığıyla takip edilecektir."
Keskin, bu açıklamayla birlikte mahkeme kararının hukuki niteliği ile uygulamanın taşımacılık mevzuatı karşısındaki durumunun birbirinden ayrı değerlendirilmesi gerektiğine işaret etti. Hukuki sürecin devam ettiğini belirten Keskin, taksici esnafının haklarını korumak amacıyla ilgili kurumlar nezdinde girişimlerini sürdüreceklerini kaydetti.

"Bu karar, herhangi bir ruhsat veya izin verildiği anlamına gelmemektedir"
Martı TAG hakkında verilen kararın kapsamının doğru anlaşılması gerektiğini belirten Keskin, haksız rekabet davasında verilen kararın uygulamanın taşımacılık mevzuatına uygun faaliyet gösterdiğini ortaya koyan bir izin olarak değerlendirilmemesi gerektiğini savundu.
Ticari yolcu taşımacılığına ilişkin yasal düzenlemelerin yürürlükte olduğunu hatırlatan Keskin, esnaf ve sanatkâr siciline kayıt ile ilgili meslek odasına üyelik yükümlülüklerinin de dikkate alınması gerektiğini ifade etti. Keskin, konuya ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:
"Kararın kapsamının da doğru şekilde ortaya konulması gerekmektedir. Mahkeme, Martı TAG'ın taşımacılık mevzuatına uygun faaliyet gösterdiğine dair bir hüküm kurmamış, yalnızca haksız rekabet davası yoluyla bu faaliyete genel bir yasak getirilemeyeceği sonucuna ulaşmıştır. Bu karar, Martı TAG'a herhangi bir ruhsat veya izin verildiği anlamına gelmemektedir. Ticari yolcu taşımacılığına ilişkin mevzuat bugün de yürürlüktedir ve bu mevzuatın getirdiği yükümlülükler tüm paydaşlar için aynen geçerlidir. Bu mesleği icra eden herkes için esnaf ve sanatkâr siciline ve ilgili meslek odasına kayıt kanuni bir zorunluluk olup, bu kayıtlar yapılmaksızın ücret karşılığı yolcu taşımacılığı yapılması mümkün değildir. Martı TAG üzerinden yolcu taşıyan sürücülerin bu yükümlülüklerin dışında tutulmasının hukuken hiçbir dayanağı bulunmamaktadır."

Keskin'in açıklamasında öne çıkan temel nokta, mahkeme kararının kapsamı ile ticari yolcu taşımacılığına ilişkin diğer yasal yükümlülüklerin birbirine karıştırılmaması gerektiği oldu. Keskin, taksici esnafının tabi olduğu kuralların diğer taşımacılık modelleri bakımından da uygulanması gerektiğini savunarak, mevzuatın bütün taraflar için geçerli olması çağrısında bulundu.
Yolcu güvenliği, sigorta ve sorumluluk tartışması
Şevket Keskin, açıklamasında yalnızca ruhsat ve meslek odası kaydı konularına değil, yolcu güvenliği, sigorta güvencesi ve olası kazalarda sorumluluğun belirlenmesi gibi başlıklara da dikkat çekti. Ticari taksilerin belirli ruhsatlandırma, denetim ve belge koşulları altında hizmet verdiğini belirten Keskin, özel araçlarla ücret karşılığında yolcu taşınmasının güvenlik ve hukuki sorumluluk açısından değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Taksici esnafının yerine getirdiği yükümlülükleri sıralayan Keskin, şöyle konuştu:
"Taksi esnafımız; ticari plaka, çalışma ruhsatı, mesleki belge, sağlık ve adli sicil şartları, araç muayenesi, sigorta yükümlülükleri ve belediyelerin denetimi altında hizmet vermektedir. Yolcunun hangi araca ve kime emanet edildiğinin bilinmesi, bir kaza veya olay halinde sorumlunun ve güvencenin belli olması bu düzenin temelidir. Bu şartlar aranmaksızın özel araçlarla yürütülen bir taşımacılık modelinin yaygınlaşması, yolcu güvenliği, kaza halinde sorumluluk ve sigorta güvencesi bakımından ciddi soru işaretleri doğurmaktadır. Taşımacılığın hiçbir yükünü ve sorumluluğunu üstlenmeden yalnızca yolcu ile sürücüyü buluşturan bir aracılık anlayışının, ülkemizde yolcu taşımacılığının asli unsuru haline getirilmesini kabul etmemiz mümkün değildir."
Keskin'in açıklamalarında yolcu güvenliğinin yanı sıra, taşımacılık faaliyetlerinde sorumluluğun kim tarafından üstlenileceği konusu da önemli bir yer tuttu. Olası bir kaza ya da olumsuzluk durumunda yolcunun güvence altında olması gerektiğini belirten Keskin, ticari taşımacılıkta uygulanan şartların ve denetim mekanizmalarının önemini vurguladı.
"Eşit rekabet ve hakkaniyet ilkeleriyle bağdaşmamaktadır"
Taksi esnafının karşı karşıya olduğu ekonomik yükleri de gündeme getiren Keskin, farklı taşımacılık modellerinin aynı yasal ve mali yükümlülükleri yerine getirmeden faaliyet göstermesinin rekabet koşullarında eşitsizlik oluşturduğunu ileri sürdü. Ticari plaka ediniminden vergi ve harçlara, araç yenileme maliyetlerinden sosyal güvenlik yüklerine kadar birçok kalemin taksici esnafının giderleri arasında bulunduğunu belirten Keskin, esnafın yıllar içinde büyük emek ve fedakârlıkla kurduğu işini sürdürebilmesi için bu yükümlülüklerin dikkate alınması gerektiğini söyledi. Keskin, eşit rekabet konusundaki görüşlerini şu sözlerle dile getirdi:
"Taksici esnafımız bu mesleği yıllar içinde büyük emek ve fedakârlıkla edindiği plakalar, ödediği vergi ve harçlar, yenilediği araçlar ve üstlendiği sosyal güvenlik yükleriyle sürdürmektedir. Bütün bu yükümlülükleri yerine getiren esnafımız ile aynı yükümlülüklere tabi olmadan aynı işi yapan bir sistemin yan yana konulması, eşit rekabet ve hakkaniyet ilkeleriyle bağdaşmamaktadır. Yargı kararlarına saygımız tamdır; ancak verilen karar, taksici esnafımız bakımından kabul edilebilir değildir."
Keskin, yargı kararlarına saygı duyduklarını belirtmekle birlikte, taksici esnafının hak ve menfaatlerinin korunması gerektiğini vurguladı. Açıklamasında, mesleğini yasal çerçevede sürdürmek için çeşitli maliyetleri üstlenen esnaf ile aynı işi yaptığı öne sürülen diğer modellerin tabi olduğu koşullar arasındaki farklılıklara dikkat çekti.
Malatya'daki taksici esnafı için hukuki süreç izlenecek
MESOB Başkanı Şevket Keskin, açıklamasının son bölümünde Malatya Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odasının hukuki süreci yakından takip edeceğini bildirdi. TESK ve TŞOF ile birlikte hareket edeceklerini belirten Keskin, taşımacılık mevzuatının eksiksiz uygulanması amacıyla yetkili kurumlar nezdinde girişimlerde bulunacaklarını açıkladı. Malatya'daki taksici esnafının haklarını korumak için gereken adımları atacaklarını ifade eden Keskin, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
"Odamız, üst kuruluşlarımızla birlikte Yargıtay sürecini takip edecek, yürürlükteki taşımacılık mevzuatının eksiksiz uygulanması için yetkili kurumlar nezdinde girişimlerde bulunacak, Malatya'da ise esnafımızın hakkını korumak için gereken her adımı atacaktır. Ülkemizde yıllardır alın teriyle ekmeğinin peşinde koşan, her türlü yükü omuzlayarak bu mesleği onuruyla sürdüren taksici esnafımızın hakkını ve emeğini birlik ve beraberlik içinde sonuna kadar korumaya devam edeceğiz."
Gözler Yargıtay sürecinde
Şevket Keskin'in açıklamasıyla birlikte Martı TAG hakkında verilen mahkeme kararının ardından taksici esnafının hukuki itirazları ve mevzuatın uygulanmasına ilişkin tartışmalar yeniden gündeme geldi. Keskin, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesinin kararının Martı TAG'a ruhsat veya faaliyet izni verildiği anlamına gelmediğini savunurken, hukuki sürecin Yargıtay aşamasında da takip edileceğini belirtti. TESK, TŞOF ve Malatya Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odasının sürece ilişkin girişimlerini sürdürmesi bekleniyor. Tartışmanın odağında ise ticari yolcu taşımacılığında geçerli olan yasal yükümlülüklerin nasıl uygulanacağı, yolcu güvenliği ve sigorta güvencesinin nasıl sağlanacağı ve farklı taşımacılık modelleri arasında eşit rekabet koşullarının nasıl oluşturulacağı bulunuyor.
Keskin, Malatya'daki taksici esnafının haklarını korumak için hukuki ve idari girişimlerin sürdürüleceğini belirterek, meslek mensuplarının emeğinin ve yasal haklarının korunması konusunda kararlı oldukları mesajını verdi.
Admin
Yönetici

















