Malatya Kalite Haber |  Tarafsız Malatya Haberleri |
HV
06 KASIM Cuma 02:33

Hekimhan Belediye Başkanı Yıldırım’dan GES ve maden isyanı!

Başkan Yıldırım, mera alanları ve çevre sorunlarına tepki göstererek, “Hasançelebi boğuluyor, Hekimhan zehirleniyor” dedi.

Son Dakika
Giriş Tarihi : 06-11-2026 01:23
Hekimhan Belediye Başkanı Yıldırım’dan GES ve maden isyanı!

Malatya’nın Hekimhan ilçesinde yapılması planlanan Güneş Enerjisi Santrali (GES) projesi, mera alanları, hayvancılık, su kaynakları ve bölge halkının geçim kaynakları üzerinden tartışmaları beraberinde getirdi. Kurşunlu Delihasanyurdu Güneş Enerjisi Santrali Projesi kapsamında düzenlenen Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) toplantısında söz alan Hekimhan Belediye Başkanı Mehmet Şerif Yıldırım, hem planlanan enerji yatırımına hem de ilçede yıllardır devam eden madencilik faaliyetlerinin çevresel etkilerine ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Yıldırım, denetimlerin yetersiz olduğunu ileri sürerken, mera alanlarının birer birer elden çıktığını, vatandaşların yaşam alanlarının daraldığını ve yerel yönetimlerin karar süreçlerinden uzaklaştırıldığını savundu.

Bakanlık yetkilileri, kurum temsilcileri, mahalle muhtarları ve vatandaşların katılımıyla gerçekleştirilen toplantıda konuşan Başkan Yıldırım, yenilenebilir enerji yatırımlarına karşı olmadıklarını ancak bu yatırımlar hayata geçirilirken bölge halkının haklarının, üretim alanlarının ve yaşam koşullarının göz ardı edilmemesi gerektiğini söyledi. Yıldırım’ın açıklamaları, toplantının en dikkat çeken çıkışlarından biri oldu.

“7 BİN 500 DÖNÜM MERA ENERJİ ŞİRKETİNE TAHSİS EDİLDİ”

Hekimhan’ın önemli geçim kaynaklarından birinin hayvancılık olduğunu hatırlatan Başkan Yıldırım, mera alanlarının enerji yatırımlarına tahsis edilmesine tepki gösterdi. Bir taraftan kamu kaynaklarıyla mera ıslahı ve toprak iyileştirme çalışmaları yapılırken diğer taraftan bu alanların farklı amaçlarla kullanılmasını eleştiren Yıldırım, yaşanan çelişkiye dikkat çekti.

Yıldırım, “Bir taraftan toprak iyileştirmesi, mera iyileştirilmesi yapılırken diğer taraftan 7 bin 500 dönüm mera vasıf değiştirilerek enerji şirketine tahsis edildi” dedi.

Akbaba Mahallesi’nde yaklaşık 3 bin dönümlük bir alanın da gündemde olduğunu belirten Yıldırım, Kurşunlu’da ise yaklaşık bin dönümlük Hazine arazisi üzerinde enerji yatırımı kapsamında ÇED sürecinin yürütüldüğünü ifade etti.

Yatırımcıların elbette kendileri açısından verimli alanları tercih edebileceğini ancak bu tercihler yapılırken bölgede yaşayan insanların yıllardır sürdürdüğü üretimin ve geçim mücadelesinin de hesaba katılması gerektiğini belirten Yıldırım, devletin öncelikle vatandaşın yaşam alanlarını ve geçim kaynaklarını koruması gerektiğini vurguladı.

“DÖRT, BEŞ, ALTI TANE BEKÇİ ALIRLAR”

GES projesinin Hekimhan’a sağlayacağı ekonomik katkının da sorgulanması gerektiğini dile getiren Yıldırım, yatırımın istihdam konusunda büyük beklentiler oluşturmasına rağmen ortaya çıkacak iş imkanlarının oldukça sınırlı kalabileceğini savundu.

Yıldırım, “Deniyor ki burada istihdam yaratacağız. Belki dört, beş, altı tane bekçi alırlar” diyerek projenin bölge halkına sağlayacağı istihdamın açıkça ortaya konulmasını istedi.

Yatırımın ekonomik büyüklüğünün yanı sıra çiftçilere, çobanlara ve çevrede yaşayan vatandaşlara ne kazandıracağının da açıklanması gerektiğini belirten Yıldırım, insanların meralarını ve üretim alanlarını kaybetmesi karşılığında elde edecekleri faydanın belirsiz olduğunu ifade etti.

Bölgede su kaynaklarının zaten kısıtlı olduğuna dikkat çeken Yıldırım, geniş arazilerin enerji yatırımlarına tahsis edilmesinin mevcut kaynaklar üzerindeki baskıyı artırabileceğini ileri sürdü. Hayvancılıkla uğraşan vatandaşların küçük bir ağıl yapmakta dahi zorluk yaşadığını belirten Yıldırım, bir tarafta üreticinin karşılaştığı engellerin diğer tarafta büyük arazi tahsisleriyle yaşanan kolaylıkların sorgulanması gerektiğini söyledi.

MADEN İŞLETMELERİNE DE SERT TEPKİ GÖSTERDİ

Başkan Mehmet Şerif Yıldırım’ın toplantıdaki açıklamalarında en dikkat çeken bölümlerden biri de ilçedeki madencilik faaliyetleriyle ilgili sözleri oldu.

Geçmişte ilçenin ekonomik kalkınması ve istihdamın artması amacıyla maden işletmelerinin açılmasını desteklediğini belirten Yıldırım, bugün gelinen noktada çevresel sorunlar nedeniyle vicdanen rahatsızlık duyduğunu söyledi.

Madenciliğe karşı olmadığını ancak işletmelerin faaliyetlerini çevreye ve insan sağlığına zarar vermeden yürütmesi gerektiğini vurgulayan Yıldırım, denetimlerin yeterince yapılmadığını ileri sürdü. Bazı işletmelerin denetim öncesinde önceden haberdar edildiğini ve bu nedenle denetimlerin gerçek tabloyu ortaya koymadığını iddia etti.

Yıldırım, bu konuda yaşadıklarını şu sözlerle anlattı:

“Ben o dönem madenler işletilsin diye ön ayak oldum. Komşular, bugün ben vicdan azabı çekiyorum. Hasançelebi boğuluyor, Hekimhan zehirleniyor.”

Denetimlerin nasıl gerçekleştirildiğine ilişkin de çarpıcı iddialarda bulunan Yıldırım, denetim öncesinde firmaların aranarak üretim ve faaliyetlerini durdurmaları yönünde uyarıldığını öne sürdü.

Yıldırım, “İnanın ben bugün vicdan azabı çekiyorum. Şu an yapılanlardan dolayı Hasançelebi boğuluyor, Hekimhan zehirleniyor. Denetimler yapılmıyor. Hatta denetleme öncesi ilgili kişiler tarafından firmalar aranılarak, ‘Bugün işlem yapmayın, toz olmasın, biz denetime geliyoruz’ deniliyor” ifadelerini kullandı.

“İNSANLARIN MERALARI BİR BİR YOK EDİLİYOR”

Madencilik faaliyetlerinde yaşandığını ileri sürdüğü sorunların benzerinin GES projesinde de yaşanmasını istemediğini belirten Yıldırım, bölge halkının giderek daralan yaşam alanlarına dikkat çekti.

Yıldırım, “GES projesinde de bunu yaşamak istemiyoruz. İnsanların meraları bir bir yok ediliyor, yaşam alanları daralıyor. Şimdi diyeceksiniz ki ‘Peki belediye ne yapıyor?’ İnanın bir şey yapamıyoruz, tüm yetkileri elimizden aldılar. 6 ay öncesine kadar ruhsat için bize geliyorlardı ama Enerji Bakanlığı tüm yetkileri aldı. Biz de Hekimhan’ın seçilmiş başkanı olarak muhtarlarımız ve sizle birlikte ses yükselteceğiz, yanınızda olacağız” diyerek yaşananlara tepki gösterdi.

Belediyelerin enerji ve madencilik yatırımlarındaki karar süreçlerinden uzaklaştırıldığını savunan Yıldırım, daha önce yerel yönetimlerin yetkisinde bulunan bazı ruhsat ve imar işlemlerinin merkezi idareye devredildiğini söyledi.

“Maalesef belediyeleri baypas ettiler” diyen Yıldırım, bu durumun yalnızca belediyelerin karar mekanizmalarındaki etkisini azaltmadığını, aynı zamanda ilçelerin önemli gelir kaynaklarını da etkilediğini ileri sürdü.

“BELEDİYE 200 MİLYON LİRADAN FAZLA GELİR ELDE EDEBİLİRDİ”

Planlanan enerji yatırımı üzerinden belediyenin elde edebileceği gelir imkanlarına da değinen Yıldırım, ruhsat ve benzeri işlemler kapsamında Hekimhan Belediyesinin 200 milyon liranın üzerinde gelir elde edebileceğini iddia etti.

Bu kaynağın ilçenin altyapı, üstyapı ve diğer belediye hizmetlerinde kullanılabileceğini belirten Yıldırım, yerel yönetimlerin devre dışı bırakılmasının ilçenin ekonomik imkanlarını da sınırlandırdığını savundu.

ŞİRKETLERE SOSYAL SORUMLULUK ÇAĞRISI

Yıldırım, ilçede faaliyet gösteren şirketlerin bölge halkına karşı sosyal sorumluluklarını da yerine getirmediğini ileri sürdü. Geçmişte okul, hastane, cami ve cemevi gibi yatırımlar konusunda çeşitli sözler verildiğini ancak bunların hayata geçirilmediğini savunan Yıldırım, bölgenin doğal kaynaklarından ekonomik kazanç sağlayan şirketlerin yöre halkının ihtiyaçlarına daha duyarlı yaklaşması gerektiğini söyledi.

Bölgeden her gün 13 bin 500 ton demir cevheri taşındığını ileri süren Yıldırım, bu ölçekte ekonomik faaliyet yürüten şirketlerin Hekimhan’ın gelişimine ve vatandaşların yaşam koşullarının iyileştirilmesine de katkı sunması gerektiğini ifade etti.

Hekimhan’da düzenlenen çevre ve maden kongresine davet edilen bazı şirketlerin toplantıya katılmamasını da eleştiren Yıldırım, bölgenin sorunlarının konuşulduğu platformlarda şirketlerin de sorumluluk alması gerektiğini dile getirdi.

“SAĞLIĞIMI VE TOPRAĞIMI KAYBEDECEKSEM NİYE RAZI OLAYIM?”

Enerji yatırımlarının ülke ekonomisine sağlayacağı katkıyı reddetmediklerini ancak bu katkının bölge halkının sağlığı, toprağı ve geçim kaynakları pahasına elde edilmemesi gerektiğini belirten Yıldırım, yatırım anlayışının yalnızca ekonomik kazanç üzerinden değerlendirilmesine karşı çıktı.

Yıldırım, “Tabii ki milli ekonomiye katkısı olacak mı? Olacak. Olurken buranın ekonomisine zarar vermemeli. Ben sağlığımı kaybedeceksem, ben toprağımı kaybedeceksem niye bu işe razı olayım?” sözleriyle bölge halkının endişelerinin dikkate alınması gerektiğini vurguladı.

“BELEDİYEYİ BAYPAS ETTİLER, MUHTARLIKLARI BAYPAS ETTİLER”

ÇED sürecinde vatandaşların görüşlerinin ve itirazlarının yeterince dikkate alınmadığını savunan Hekimhan Belediye Başkanı Mehmet Şerif Yıldırım, bundan sonraki süreçte mahalle muhtarları ve vatandaşlarla birlikte hareket edeceklerini açıkladı.

Projenin bölge halkı üzerindeki etkilerinin değerlendirilmesi gerektiğini belirten Yıldırım, itirazların ilgili mercilere birlikte taşınacağını söyledi.

“İtirazlarımızı nereye yapacaksak hep birlikte yapacağız” diyen Yıldırım, konuşmasının sonunda yerel yönetimlerin ve vatandaşların karar süreçlerinde etkisiz bırakıldığını savunarak şu ifadeleri kullandı:

“Belediyeyi baypas ettiler. Muhtarlıkları baypas ettiler. Halkın sözü geçmiyor.”

Hekimhan’da gerçekleştirilen ÇED toplantısında gündeme gelen açıklamalar, Kurşunlu Delihasanyurdu GES Projesi'nin yalnızca bir enerji yatırımı olarak değil, bölgenin meraları, hayvancılığı, su kaynakları, çevre sağlığı ve ekonomik geleceği açısından da değerlendirilmesi gerektiğini bir kez daha ortaya koydu. Başkan Yıldırım’ın açıklamalarıyla birlikte toplantıda, yatırım kararlarında yöre halkının görüşlerinin dikkate alınması ve bölgenin doğal kaynaklarının korunması yönündeki beklenti öne çıktı.

AdminAdmin

Yönetici

YORUMLAR