Malatya’da 6 Şubat 2025 depremlerinde 78 kişinin hayatını kaybettiği Hâkim Bey Apartmanı faciasında, kamu görevlilerinin sorumluluğuna ilişkin tartışmaları kökten değiştirecek bir yargı kararı alındı. Gaziantep Bölge İdari Mahkemesi, Malatya Valiliği tarafından verilen “soruşturma izni verilmemesi” kararını bozarak, dosyada yargı yolunu yeniden açtı.
Kararla birlikte, deprem davalarında sıkça eleştirilen “valilik izni kalkanı” ilk kez bu denli net biçimde aşılmış oldu. Karar, yalnızca Hâkim Bey Apartmanı dosyasını değil, deprem sonrası kamu görevlilerinin sorumluluğuna ilişkin tüm davaları ilgilendiren emsal bir nitelik taşıyor.

İTİRAZLAR HAKLI BULUNDU
Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi 6. İdari Dava Dairesi, Malatya Cumhuriyet Başsavcılığı ile müşteki Yunus Öner’in avukatı Kerem Kaptanoğlu’nun itirazlarını haklı buldu. Mahkeme, Malatya Valiliği’nin aralarında Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdür Vekili Cengiz Başer’in de bulunduğu kamu görevlileri hakkında verdiği 12 Ağustos 2025 tarihli soruşturma izni verilmemesi kararını hukuka aykırı bularak ortadan kaldırdı.

Mahkeme kararında, Hakim Bey Apartmanı’nın yıkılmasında sorumluluğu bulunduğu iddia edilen kamu görevlileri hakkında eksik ve yetersiz inceleme yapıldığı açıkça vurgulandı. Bu nedenle dosyanın, yeniden ve kapsamlı bir değerlendirme yapılması için Malatya Valiliği’ne iade edilmesine hükmedildi.
SORUMLULUK ZİNCİRİ 2020 DEPREMİNE DAYANIYOR
Kararda özellikle, 2020 Elazığ depreminden itibaren Hakim Bey Apartmanı ile ilgili sürece dahil olan tüm teknik personelin sorumluluğunun araştırılması gerektiği ifade edildi. Hasar tespit raporlarını düzenleyen, binayı az hasarlı ya da risksiz gösteren, süreci denetleyen ve kapatan tüm kamu görevlilerinin sorumluluk zinciri içerisinde değerlendirilmesi gerektiği belirtildi.

Hakim Bey Apartmanı’nın 2020 depreminde hasar görmesine rağmen ne yıkıldığı ne de güçlendirme kapsamına alındığı, bu ihmaller zincirinin ise 6 Şubat depremlerinde 78 kişinin yaşamını yitirmesiyle sonuçlandığı dosyada yer aldı.
AĞIR SUÇLAMALAR DOSYADA
Soruşturma talebine konu edilen iddialar, dosyanın ciddiyetini ortaya koydu. Kamu görevlileri hakkında; suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme, yargı görevini yapanı etkileme, taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma, yaralamaya neden olma, yalan tanıklık ve görevi kötüye kullanma suçlarının işlendiği iddia edildi.
3. AĞIR CEZA’DA DELİL KARARTMA İDDİASI
Dosyada yer alan bir diğer kritik iddia ise Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesi huzurunda devam eden yargılamaya ilişkin oldu. İddialara göre, dava açısından delil niteliği taşıyan bilgi ve belgeler mahkemeye sunulmadı, kamu görevlileri tarafından verilen yanıltıcı beyan ve ifadelerle maddi gerçeğin ortaya çıkması engellendi.
Bu kapsamda, Malatya Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’nde görevli kamu görevlileri ile Cengiz Başer’in, yargı sürecini etkilemeye yönelik eylemlerde bulundukları öne sürüldü.
“İHMAL DEĞİL, ÖRTBAS” TARTIŞMASI
Mahkeme kararları ve dosya içeriği birlikte değerlendirildiğinde, Hâkim Bey Apartmanı faciasının yalnızca bir ihmal zinciri değil, örtbas edildiği iddia edilen sistematik bir sürecin sonucu olduğu yönündeki iddialar daha da güç kazandı.
Aileler, sorumluluğun yalnızca müteahhitlerle sınırlı tutulmasına tepki gösterirken, kamu adına denetim yapmakla yükümlü olan idari makamların da yargı önüne çıkarılmasını talep ediyor.
GÖZLER VALİLİKTE
Gaziantep Bölge İdari Mahkemesi’nin bu kararıyla birlikte gözler, Malatya Valiliği’nin dosya hakkında yapacağı yeni inceleme ve vereceği karara çevrildi. Dosya, bundan sonraki süreçte savcılık tarafından yeniden ele alınacak.
Karar, Malatya’da deprem adaleti açısından kritik bir kırılma noktası olarak değerlendiriliyor.
Kaynak : malatyahaber.com
Admin
Yönetici


















