Malatya Kalite Haber |  Tarafsız Malatya Haberleri |
HV
06 TEMMUZ Pazartesi 18:35
Advert

Veli Ağbaba: "Depremde Devlet Gibi Çalıştık, Şimdi Bizi Suçluyorlar"

İki danışmanının tutuklandığını açıklayarak deprem yardımları üzerinden kendilerine kumpas kurulduğunu öne süren Veli Ağbaba tüm iddialara sert sözlerle yanıt verdi.

Manşet
Giriş Tarihi : 06-07-2026 17:04
Veli Ağbaba: "Depremde Devlet Gibi Çalıştık, Şimdi Bizi Suçluyorlar"

Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, Malatya'daki iletişim ofisinde partililerle bir araya gelerek gündeme ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Deprem döneminde yürütülen yardım faaliyetleri üzerinden kendilerine yönelik bir karalama kampanyası yürütüldüğünü savunan Ağbaba, iki danışmanının tutuklandığını duyurdu. Yaşanan süreci "kirli bir kampanya" olarak nitelendiren Ağbaba, deprem sürecinde yapılan tüm yardımların kayıt altında olduğunu belirterek vicdanının rahat olduğunu söyledi.

Depremin ilk gününden itibaren örgütü, gönüllüler, belediye başkanları ve milletvekilleriyle birlikte sahada büyük bir dayanışma ağı oluşturduklarını ifade eden Ağbaba, Malatya'nın birçok noktasında sıcak yemek, ekmek, su, gıda kolisi, beyaz eşya ve ihtiyaç kartı dağıttıklarını anlattı.

Yardımların dünyanın farklı ülkelerinden ve Türkiye'nin dört bir yanından gelen desteklerle ihtiyaç sahiplerine ulaştırıldığını belirten Ağbaba, yürütülen çalışmaların bugün suç gibi gösterilmeye çalışıldığını öne sürdü.

Toplantıda konuşan Veli Ağbaba şu ifadeleri kullandı:

"Evet arkadaşlar çok teşekkür ederim. İlçe başkanlarımız, il başkanımız, sevgili partililerimiz hepinize çok teşekkür ederim. Birkaç düşüncemi çok kısa şekilde sizlerle paylaşmak istiyorum. Kamuoyuyla paylaşmak istiyorum. Bir kirli kampanyayla karşı karşıyayım. Bir kirli kampanya üzerimizden yürütülmeye çalışılıyor. Maalesef deprem döneminde gelen bağışlar bir suç unsuru olarak gösterilmeye çalışılıyor ve iki danışmanımı da maalesef tutukladılar."

Depremin ilk anından itibaren Malatya'nın her noktasında olduklarını ifade eden Ağbaba, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Aslında yapılanlara tüm Malatya şahit. Benim utanacağım bir şey yok, korkacağım bir şey yok. Yüzümü sizin karşısında eğeceğim hiçbir durumum yok. Depremin ilk anında bütün Malatya şahit, muhtarlar şahit, konteyner kentler şahit, çadır kentler şahit, fakir fukara şahit. O dönemde dünyanın dört bir yanından yardımlar geldi. Dört bir yanından insanlar yardımlar gönderdi ve biz de bu yardımları örgütümüzle birlikte, milletvekillerimizle birlikte, belediye başkanlarımızla birlikte günlerce dağıttık. Tüm insanlar buna şahittir. Bakın her mahallede aş evleri kurduk. Binlerce insana her akşam, her öğlen sıcak yemek verdik. Gençlere kartlar dağıttık. İhtiyaç kartları. Gıda paketleri, beyaz eşya, su, ekmek hatırlayın.

Depremin ilk gününde Malatya'da ekmek yoktu. 150.000 ekmek dağıttım. Depremin ilk günü, ilk akşam insanlar su bulamıyordu. Kurabiye bulamıyordu. Elazığ'dan bir kamyon kurabiye getirdim. İki kamyon su dağıttım. Meyve suyu getirttim ve her ateş başına her dışarıda yatan herkese Çöşnük'ten Organize Sanayi'ye kadar insanlar o gün açken onların dertlerine derman olduk. Tabii ki bunu tek başıma yapmadım, yapmam da mümkün değil. Örgütümle yaptım. Gönüllülerle yaptım. Milletvekilleriyle yaptım. Zaman zaman yardım talepleri oluyordu. Hesap numarası veriyorduk, onlara gidiyordu. Zaman zaman bir milletvekili arkadaşım ben de yardım etmek istiyorum dedi. Danışmanıma gönderdi. Ama bunların hiçbiri, hiçbiri suç değil. Deprem döneminde bizim dışımızda sahada olan hiç kimse yoktu. Adeta bir devlet gibi Büyükşehir Belediyesi'nden daha fazla çalıştık, bir devlet gibi çalıştık. Hepiniz şahitsiniz."

Deprem sürecinde yapılan yardımların adreslerinin ve kaynaklarının belli olduğunu söyleyen Ağbaba, yardımların özellikle ihtiyaç sahibi ailelere ve özel gereksinimli çocuklara ulaştırıldığını belirtti.

Konuşmasının devamında şu ifadeleri kullandı:

"Şimdi bakın kimin ne ihtiyacı varsa hiç çok önemli değil. Özel çocuklar dediğimiz Down Sendromlu çocuklara şahittir. Onların evlerinde o sıcakta klima yoktu. 60'a yakın klima temin ettik verdik. O çocuklar şahit. Gidin Veli Ağbaba bu paraları nereye harcamış? Down Sendromlu çocuklara sorun. Gidin bu harcamalar nereye yapılmış? Gidin Hoca Ahmet Yesevi'ye sorun. Yeşiltepe'ye sorun, Cemal Gürsel'e sorun, Güzelbahçe konteyner kentlere sorun. Bu harcamaların hepsinin hepsinin kaynağı belli, kime dağıtıldığı da bellidir. Benim vicdanım rahat, açık söylüyorum vicdanım rahat. Utanacağım hiçbir şey yok. Bu gelen yardımların tamamı Malatya'daki fakir fukara için dağıtılmıştır."

Hakkındaki iddialara sert tepki gösteren Ağbaba, yapılan yardımlardan kişisel bir menfaat sağlamadığını belirterek şöyle konuştu:

"Bir lokması kursağıma girdiyse zehir zıkkım olsun, haram olsun. Bu iftiraları atanları da sizin vicdanlarınıza havale ediyorum. Maalesef değerli arkadaşlar kirli bir kumpasla, kirli bir kampanyayla karşı karşıyayız. Ama tekrar söylüyorum Malatya bana şahit. Malatya'daki partili, partisiz herkes şahit. Hiç kimseyi ayırmadan tüm Malatya'daki ihtiyaç sahiplerinin tamamına yetiştim. Kimi zaman dernekler yardım gönderdi, Ankara dernekleri. Kimi zaman İstanbul dernekleri. Kimi zaman iş adamları, kimi zaman dostlarımız yardımlar gönderdi ve bu yardımları tek tek örgütümüzle birlikte, arkadaşlarımızla birlikte dağıttık. On binlerce gıda kolisi dağıttık arkadaşlar. On binlerce gıda kolisi dağıttık. Kimse sokağa çıkamazken biz hiç tanımadığımız evlerin kapısını çalarak gıda kolisi bıraktık. Hiç tanımadığımız çadırlara girerek kart bıraktık, gıda kolisi bıraktık. Hiç tanımadığımız gençlerin ayakkabılarını, yaşlılarımızın yaşlı bezini, çocuklarımızın çocuk bezini temin ettik. Bunlar suç mu? Bunların hiçbiri suç değil. Ama maalesef üzerimizden bir kirli kampanya yürütülmeye çalışılıyor."

Konuşmasının sonunda deprem döneminde yürütülen yardım organizasyonlarının belgeli olduğunu vurgulayan Ağbaba, Tarım Kredi Kooperatifi üzerinden gerçekleştirilen yardımları ve fırınlara ulaştırılan un desteğini anlatarak şu ifadelerle sözlerini tamamladı:

"Benim sizlerin karşısında vicdanım rahat, alnım açık, boynum dik. Hepiniz de biliyorsunuz, tüm Malatyalılar da biliyor. Gidin muhtarlara telefon açın. Ne bileyim rastgele 10 tane muhtara telefon açın. Veli Ağbaba yardım yapmış mı, yapmamış mı sorun. Burada ulaşmadığımız fakir fukara kalmadı. Bakın en yoksul 3.000 küsür aileye, sıfır geliri olan 3.000 küsür aileye Tarım Kredi Kooperatifinden belgeli, Tarım Kredi Kooperatifinden belgeli olarak 3.000 küsür aileye, sıfır geliri olan 3.000 küsür aileye gıda kolisi gönderdik. Yani anlatamayacağım çok şey var. Bakın Malatya'da depremin ilk haftasında fırınların hepsi kapalı. Fırıncılar Odası Başkanını aradım.

Dedim Amasya'dan, Çorum'dan un geliyor. Bana açık fırın bul, üç tane fırın buldu. O fırınlara o unları gönderdim. Masrafınızı çıkarın, geri kalanını Allah rızası için dedim dağıtın. Hayır kurumları çeşitli bölgelerde, Göztepe'de, Tandoğan'da aş evleri açmışlardı. Onlara bulgur gönderdim, kuru fasulye gönderdim, nohut gönderdim. Tüm Malatya şahit. Bu nedenle arkadaşlar biz, benim alnım açık, başım dik. Utanacağım hiçbir şey yapmadım. Bundan sonra da yapmayacağım. Bir kuruş o deprem yardımlarından gelen bir kuruş kursağımdan girdiyse zehir zıkkım olsun, bu iftiraları atanlara da yazıklar olsun."

AdminAdmin

Yönetici

YORUMLAR