Malatya’da güzel şeyler oluyor.
Gerçekten oluyor…
Pedal çeviren Malatyalılar, sokaklarda yürüyen aileler, festival alanlarına koşan çocuklar, gençler, orta yaşlılar ve hatta büyüklerimiz…
Bir süredir Malatya’nın havasında farklı bir hareketlilik var.
2026 Malatya Kayısı Festivali’nin ardından başlayan ve dokuz gün boyunca Malatya’ya ayrı bir renk katacak Kültür Yolu Festivali, şehrimize sadece konser değil, sosyal hayat açısından da önemli bir hareketlilik getirdi.
Benim gibi gençler festival alanında.
Çocuklar orada.
Aileler orada.
Büyüklerimiz orada.
Kimi alışveriş yapıyor, kimi gastronomi stantlarını geziyor, kimi etkinliklere katılıyor. Minik çocuklarımız kendileri için hazırlanan özel stantlarda oyunlar oynuyor, boyama yapıyor, balonlarla eğleniyor.
Yani Malatya yaşıyor.
Malatyalılar sosyalleşiyor.
Ve belki de uzun zamandır ihtiyaç duyduğumuz o şehir atmosferini yeniden hissediyoruz.
Gecenin finalinde ise konserler var.
İlk gün Hakan Altun…
İkinci gün Simge Sağın…
Üçüncü gün Kıraç…
Sahnede sanatçılar, karşılarında ise on binlerce, hatta yüz binlere ulaşan Malatyalılar…
Şarkılar söyleniyor, insanlar eğleniyor, gençler telefonlarının ışıklarıyla eşlik ediyor, aileler çocuklarıyla birlikte konser alanında güzel vakit geçiriyor.
Kısacası Malatya’nın yüzü gülüyor.
Buraya kadar her şey güzel.
Hem de çok güzel.
Ama benim kafama takılan bir soru var.
Sayın Valim, siz neden yoksunuz?
Ve…
Sayın Büyükşehir Belediye Başkanım Sami Er, siz neden yoksunuz?
Bunu bir genç olarak gerçekten merak ediyorum.
Sayın Valimiz Seddar Yavuz’un sosyal medya hesabından Simge Sağın konserinin ardından yaptığı paylaşımda, konser alanında yüz bin Malatyalının bulunduğunu ifade ettiğini gördük.
Ne güzel…
Demek ki yüz bin Malatyalı bir araya gelmiş.
Demek ki insanlar eğlenmiş.
Demek ki Malatya, büyük bir organizasyona ev sahipliği yapmış.
Peki, Sayın Valim…
Siz neden o yüz bin kişinin arasında yoktunuz?
Sayın Sami Er…
Siz neden o konser alanında değildiniz?
Şimdi diyeceksiniz ki; “Biz gündüzleri festival alanındayız.”
Evet.
Görüyoruz.
Sayın Valimiz ve Büyükşehir Belediye Başkanımız, gündüz saatlerinde festival alanlarını geziyor. Belediyelerin stantlarını ziyaret ediyor, sosyal derneklerle bir araya geliyor, vatandaşlarla sohbet ediyor, esnafa “Hayırlı işler” diliyor.
Bunların hepsi çok kıymetli.
Ama aynı Malatyalılar akşam olduğunda konser alanına gidiyor.
On binler, yüz binler aynı yerde buluşuyor.
Çocuklar babalarının omzunda sanatçıyı izliyor.
Gençler arkadaşlarıyla şarkılara eşlik ediyor.
Anne babalar çocuklarıyla birlikte eğleniyor.
İnsanlar, deprem sonrası yaşanan onca sıkıntının arasında birkaç saatliğine de olsa nefes alıyor.
İşte tam da o anda protokolümüz neden yanımızda değil?
Gerçekten merak ediyorum.
Bir sanatçı sahneye çıkıyor.
Malatya için geliyor.
Saatlerce yol geliyor.
Sahnede bizleri eğlendiriyor.
Şarkılarını söylüyor.
On binlerce Malatyalı onunla birlikte aynı şarkıyı söylüyor.
Sayın Valimizin ya da Sayın Büyükşehir Belediye Başkanımızın sahneye çıkıp o sanatçıya bir buket çiçek vermesi, teşekkür etmesi, “Malatya’ya hoş geldiniz” demesi çok mu zor?
Bir plaket vermek çok mu zor?
Beş dakika konser alanında bulunmak çok mu zor?
Bence değil.
Hatta tam tersine…
Bunun Malatya adına çok güzel bir görüntü olacağını düşünüyorum.
Çünkü protokol sadece gündüz veya gece saatlerinde stant gezmekten ibaret değildir.
Protokol, vatandaşın olduğu yerde vatandaşla birlikte olmaktır.
Malatyalı nerede ise orada olmaktır.
Bazen bir esnafın dükkânında…
Bazen bir köyde…
Bazen bir depremzedeyle…
Bazen bir çocuğun yanında…
Ve bazen de yüz bin Malatyalının arasında…
Ben bir genç olarak şunu istiyorum:
Siz de bizimle birlikte eğlenin.
Bizimle birlikte şarkı söyleyin demiyorum belki ama en azından yanımızda olduğunuzu gösterin.
Sahneye çıkın.
Sanatçıya çiçeğinizi verin.
Bir teşekkür edin.
Malatyalılara selam verin.
O anı bizimle paylaşın.
Çünkü bu şehir sadece binalardan oluşmuyor.
Bu şehir insanlardan oluşuyor.
Bu şehir çocuklardan, gençlerden, kadınlardan, yaşlılardan, esnaftan, sanatçıdan, sporcudan, emekliden, öğrenciden oluşuyor.
Ve bugün Malatya’da güzel şeyler oluyor.
Pedal çeviren Malatyalılar var.
Festival alanlarında gezen Malatyalılar var.
Çocukların yüzünde gülümseme var.
Gençlerin enerjisi var.
Konser alanlarında yüz binlerin coşkusu var.
Malatya yeniden sosyal hayatını kurmaya çalışıyor.
Bunun kıymetini bilelim.
Elbette eksiklerimiz de var.
Bizim işimiz de zaten o eksikleri söylemek.
Kimseyi kırmak, kimseyi hedef almak değil.
Tam tersine…
Daha güzel bir Malatya için gördüğümüz eksikleri dile getirmek.
Sayın Valim Seddar Yavuz…
Sayın Büyükşehir Belediye Başkanım Sami Er…
Sizler Malatya için güzel işler yapıyorsunuz.
Bunu inkâr etmek mümkün değil.
Ama biz gençlerin de sizden küçük bir ricası var:
Malatya neredeyse siz de orada olun.
Gündüz festival alanındaysanız, akşam konser alanında da olun.
Esnafın standını ziyaret ediyorsanız, çocuğuyla konsere gelen vatandaşın yanında da olun.
Bir sanatçı Malatya’ya gelip on binlerce insanı coşturuyorsa, onun emeğine bir buket çiçekle teşekkür edin.
Çünkü o çiçek sadece sanatçıya verilmiş olmaz.
O çiçek aynı zamanda Malatyalıya verilmiş olur.
“Biz sizin yanınızdayız” demenin küçük ama çok anlamlı bir yolu olur.
Malatya güzel şeyler yapıyor.
Malatya yeniden ayağa kalkıyor.
Malatya yeniden gülüyor.
Biz de bu güzelliklerin büyümesini istiyoruz.
Eksiklerimizi sizlere söyleyelim ki hep birlikte düzeltelim.
Eleştirelim ama kırmayalım.
Eksikleri gösterelim ama güzellikleri de görelim.
Çünkü bizim derdimiz makamlarla değil.
Bizim derdimiz Malatya.
Ve hep birlikte daha güzel bir Malatya için…
Hep birlikte Malatya olalım.

















