Malatya Kalite Haber |  Tarafsız Malatya Haberleri |
HV
24 HAZİRAN Çarşamba 23:28
Advert

Biz kadınlar nasıl mutlu oluruz!

Bengisu Kaya
Bengisu Kaya
Giriş Tarihi : 19-04-2026 13:28

Bak…

Şimdi sana bunu bir kadın olarak anlatıyorum ama aslında çoğumuzun ortak hikâyesi bu.

Biz kadınlar “çok şey” istemiyoruz.

Gerçekten istemiyoruz.

Ama siz öyle sanıyorsunuz ya…

“Memnun etmek zor” falan diye…

Yok öyle bir şey.

Biz sadece…  

Sürekli hissetmek istiyoruz.

Bir kere değil…

Arada sırada değil…

Sürekli.

Şöyle düşün…

Bizim bir sevgi depomuz var.

Hani arabaya yakıt koyarsın ya…

Bir kere doldurunca aylarca gitmez.

Bizde öyle değil.

Her gün biraz…

Her gün yeniden…

Bir sarılma…

Bir mesaj…

Bir bakış…

Bunlar yoksa depo yavaş yavaş boşalıyor.

Ve sen o boşalmayı fark etmiyorsun.

Mesela…

Eve geliyorsun.

Yorgunsun, haklısın.

Ama ben de seni beklemişim.

Kapıdan giriyorsun…

Direkt koltuğa.

Peki, bir sarılmak çok mu zor?

Hani şu “eve girince ilk iş sarıl” var ya…

İşte o an bizim için günün en önemli anı olabilir.

Ama sen kaçırıyorsun.

Sabah kalkıyorsun…

Kendi işine bakıyorsun.

Peki, bir “günaydın” var mı?

Bir sarılma?

Bir kahve?

Bak bunlar küçük değil.

Bunlar ilişkinin temeli.

Ve en önemlisi…

Dinlemek.

Ben sana bir şey anlatıyorum…

Sen telefondasın.

Ya da “hı hı” diyorsun.

Ama aslında yoksun.

Biz bunu anlıyoruz.

Gerçekten anlıyoruz.

O yüzden diyoruz ki:

“Beni dinlemiyor.”

Ve o an…

İçimizde bir şey eksiliyor.

Sonra ne oluyor?

Ben daha çok anlatmaya çalışıyorum.

Sen daha çok uzaklaşıyorsun.

Ben yaklaşıyorum…

Sen kaçıyorsun.

Ve o meşhur döngü başlıyor.

Bak…

Şunu kabul edelim artık:

Kadınla erkek aynı değil.

Bunu en net anlatanlardan biri John Gray.

Hani şu Erkekler Mars’tan, Kadınlar Venüs’ten kitabı…

Adam boşuna yazmamış.

Sen stresliyken susarsın.

Ben stresliyken konuşurum.

Sen yalnız kalmak istersin.

Ben yakınlaşmak isterim.

Sen çözüm ararsın.

Ben anlaşılmak isterim.

İşte çatışma burada.

Şimdi sana “50 kural” diye liste vermeyeceğim…

Ama hepsini hayatın içine serpiştireceğim.

Bak dikkat et…

Bir gün çiçek al mesela.

Özel gün değil.

Eve gelirken sevdiğim bir tatlıyla gel…

İnan bana, günüm değişir.

Yürürken elimi tut.

Film izlerken de bırakma.

Bunlar basit mi?

Evet.

Ama etkisi büyük.

Geç kalacaksın diyelim…

Bir mesaj at.

“Geliyorum” de.

Bu kadar.

Ama o mesaj yoksa…

Bizim kafamızda senaryo başlıyor.

Yeni bir şey giyiyorum…

Fark et.

Gerçekten fark et.

“Güzel olmuş” de.

Bak abartı istemiyoruz.

Fark edilmek istiyoruz.

Bir yere gidiyoruz…

Kapıyı aç.

Önden girme.

Bunlar sana eski moda gelebilir.

Ama bize “değer” gibi geliyor.

Evdeyiz…

Mutfakta yardım et.

Bulaşığa gir.

Çöpü çıkar.

Bunlar “yardım etmek” değil bu arada…

Bu, birlikte yaşamaktır.

Bazen de sadece…

“Bugün nasılsın?” de.

Ama gerçekten sor.

Öyle geçiştirmek için değil.

Bir de şu var…

Ben yorgunum dediğimde…

Gerçekten yardım et.

Sadece “tamam” deme.

Çünkü biz sözden çok davranışa bakıyoruz.

Hafta sonu mesela…

Hep senin istediğin yere gitmeyelim.

Bir gün de benim sevdiğim yere gidelim.

Alışverişe gel mesela…

Evet sıkılıyorsun, biliyorum.

Ama benim için o “beraberlik”.

Bir de küçük sürprizler…

Bir not bırak.

Bir mesaj at.

Gün içinde ara.

Bunlar pahalı değil.

Ama etkisi, çok büyük.

Ve en önemlisi…

Sarıl.

Gerçekten sarıl.

Sabah sarıl…

Akşam sarıl…

Uyumadan önce sarıl…

Çünkü biz kadınlar…

En çok orada güvende hissederiz.

Şimdi dürüst olalım…

İlişkinin başında bunları yapıyordun.

Kapı açıyordun…

El tutuyordun…

Mesaj atıyordun…

Ne değişti?

Aşk bitmedi.

Alışkanlık başladı.

Ve biz… o eski seni özlüyoruz.

Son bir şey söyleyeyim…

Ben senden kusursuz olmanı istemiyorum.

Sadece…

Beni fark et

Beni dinle

Beni hissettir

Küçük şeyleri küçümseme

Çünkü biz kadınlar…

Büyük şeylerle değil, küçük detaylarla mutlu oluruz.

Sen diyorsun ya…

“Ben aslında ayrılmak istemiyorum…”

Biz de istemiyoruz.

Ama sevilmediğimizi hissettiğimiz yerde kalamıyoruz.

Aslında mesele çok basit…

Sen beni seviyorsun.

Biliyorum.

Ama artık…

Biraz daha göster.

YORUMLAR