Malatya’da Bir Bakan, İki Saat Mesai ve Kayıp Bir Vekil!

Kenan Kaya

12-08-2026 15:25

Malatya bugün bir Bakan ağırladı.

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Malatya’ya geldi. Malatyalılarla buluştu, protokol tarafından karşılandı, Valiliği ziyaret etti, Büyükşehir Belediyesine gitti, AK Parti İl Başkanlığında teşkilatla bir araya geldi ve ardından yeniden havaalanının yolunu tuttu.

Kulağa güzel geliyor değil mi?

Bir Bakan geliyor…

Malatya’yı ziyaret ediyor…

Malatyalılarla buluşuyor…

Şehrin sorunlarını dinliyor…

Yeni hizmetleri değerlendiriyor…

En azından açıklamalara bakarsanız tablo tam olarak böyle.

Ama gelin biraz da fotoğrafların dışına çıkalım.

Çünkü Sayın Bakan’ın Malatya Valiliği’nde yaptığı açıklamada bir cümle dikkatimi özellikle çekti.

“Nice gönül sultanlarının şehri Malatya’dayız bugün, Malatyalı kardeşlerimizle buluşmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Şehrimize sunacağımız yeni hizmetleri değerlendiriyoruz. Biz bakanlık olarak şehirlere gidiyor, sorunlarını görüyor, tespit ediyor ve çözüyoruz.”

Ne güzel…

Bakanlık olarak şehirlere gidiyorsunuz, sorunları görüyorsunuz, tespit ediyorsunuz ve çözüyorsunuz.

Peki, Sayın Bakanım…

Malatya’da neyi gördünüz?

Neyi tespit ettiniz?

Neyi çözdünüz?

İşte asıl mesele burada.

Çünkü Malatya’ya gelişinizle Malatya’dan ayrılışınız arasında yaklaşık dört saatlik bir süre bulunuyor.

Bu dört saatin bir bölümünü havaalanına gidiş geliş oluşturuyor. Yaklaşık 1 saat.

Yani Malatya’da geçirdiğiniz süre yaklaşık üç saat.

Valilik ziyareti var.

Büyükşehir Belediyesi ziyareti var.

AK Parti İl Başkanlığı ziyareti var.

Terörsüz Türkiye Kardeşlik Sofrası programı katılımı var.

Karşılama var.

Uğurlama var.

Protokol var.

Fotoğraf var.

Çay var, sohbet var.

Bunları da hesaba kattığımızda geriye Malatya için gerçek anlamda ne kadar mesai kalıyor?

İki saat mi?

Üç saat mi?

Hadi biz insaflı davranalım, 3 saatin tamamını Malatya mesaisi kabul edelim.

Peki, üç saatte hangi Malatyalının kapısını çaldınız Sayın Bakan?

Hangi depremzedenin yanına oturdunuz?

Hangi ailenin sofrasına misafir oldunuz?

Hangi vatandaşın derdini doğrudan dinlediniz?

Hangi işçinin, hangi annenin, hangi babanın, hangi çocuğun sorununu yerinde gördünüz?

Sormak zorundayız.

Çünkü “Malatyalı kardeşlerimizle buluşmanın mutluluğunu yaşıyoruz” diyorsunuz.

Biz de soruyoruz:

Malatyalı kardeşleriniz kim?

Vali Seddar Yavuz mu?

Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er mi?

AK Parti İl Başkanı Ali Bakan mı?

Elbette onlar da Malatyalıların temsilcileri.

Ama Sayın Bakanım, Malatyalı sadece makam odalarında oturanlardan ibaret değil.

Malatyalı; depremden sonra konteynerde yaşamış, evini kaybetmiş, işini kaybetmiş, yeniden ayağa kalkmaya çalışan vatandaştır.

Malatyalı; çocuğunun geleceğini düşünen annedir.

Malatyalı; evine ekmek götürmeye çalışan babadır.

Malatyalı; devletinden hizmet bekleyen gençtir.

Malatyalı; depremde kaybettiklerinin acısını hâlâ yüreğinde taşıyan insandır.

İşte keşke Sayın Bakan, Malatya’ya geldiğinde biraz da bu insanların yanına gidebilseydi.

Çünkü daha dün Yeşilyurt’ta iki işçimizi kaybettik.

İki aile evladını kaybetti.

İki ocak yandı.

İki aile bugün evladının acısıyla baş başa.

Üstelik işçilerimizden biri yol yapımı sırasında iş makinesinin altında kalarak hayatını kaybetti.

Bir Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı olarak Sayın Göktaş’ın bu ailelerden birini ziyaret etmesi çok mu zordu?

Bir taziye evine gidip, “Acınızı paylaşmaya geldim” demek gerçekten bu kadar mı zordu?

Malatya’ya gelmişken bir şehit ailesinin kapısını çalmak…

Bir depremzedenin elini tutmak…

Bir engellinin sorununu dinlemek…

Bir sosyal yardım alan ailenin evine gitmek…

Bir yetimin başını okşamak…

Bunlar için saatlerce protokol hazırlığı gerekmiyor.

Bunlar için kırmızı halı gerekmiyor.

Bunlar için onlarca kişiyle toplantı yapmak gerekmiyor.

Bunlar için sadece biraz zaman, biraz samimiyet ve biraz da gönül gerekiyor.

Hele ki “nice gönül sultanlarının şehri” Malatya’dan söz ediyorsanız…

Biraz da gönüllere dokunmak gerekiyor.

Terörsüz Türkiye sürecinden bahsettiniz.

Türkiye’nin terörsüz bir geleceğe ilerlediğini, terörün olmadığı yerde huzurun, barışın ve güçlü ailenin olacağını söylediniz.

Çok güzel.

Ama huzurdan bahsederken Malatya’da acı içindeki bir ailenin kapısını çalmak da bu ülkenin sosyal devlet anlayışının bir parçası değil mi?

Barıştan söz ederken bir şehit ailesinin elini sıkmak da devletin vatandaşına dokunması değil mi?

Güçlü aileden bahsederken evladını iş kazasında kaybeden bir ailenin yanında olmak gerekmiyor mu?

İşte bizim sorduğumuz tam olarak bu.

Kimse Sayın Bakan Malatya’ya hiç gelmesin demiyor.

Tam tersine…

Gelsin.

Daha çok gelsin.

Ama geldiğinde sadece protokolü değil, Malatya’yı görsün.

Sadece makam odalarını değil, vatandaşın evini görsün.

Sadece yöneticilerle değil, yönetilenlerle de buluşsun.

Hele hele 750 bin nüfuslu bir Malatya’ya topu topu 3 saat ayırmasın.

Çünkü Malatya’nın sorunları makam odalarında değil, sokakta.

Sayın Bakan o koca üç saatte eminim çok önemli görüşmeler yaptınız, Sami Başkan’ın öve öve bitiremediği kütüphaneye gittiniz, engelsiz yaşam merkezi protokolü imzaladınız, basın açıklaması yaptınız…

Sahi siz yoksa kütüphaneyi gezmek için mi geldiniz. Yoksa o protokol Malatya yerine Ankara’da da imzalanırdı…

Buradan Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er beye bir seslenişte mi bulunsak acaba;

Başkanım siz Bakanları Fahri Malatyalı yapmayı pek seversiniz.

Acaba Bakan Göktaş’a da 3 saatlik mesai için Fahri Malatyalı yapsak mı? Ne dersiniz?

Şimdi gelelim işin bir başka boyutuna…

Kayıp vekil meselesine.

Malatya’da uzun süredir kamuoyunun konuştuğu bir milletvekili var.

AK Parti Malatya Milletvekili İhsan Koca.

Malatyalılar zaman zaman kendisini “kayıp vekil” olarak gündeme getiriyor.

Basın yazıyor.

Vatandaş konuşuyor.

Sosyal medyada tartışılıyor.

Ama ilginçtir…

AK Parti Genel Merkezi’nden önemli bir isim geldiğinde veya bir bakan Malatya’ya geldiğinde İhsan Koca’yı bir anda protokolün en ön sıralarında görebiliyoruz. Yoksa İhsan beyi bu şehirde yaşamasına rağmen görmek pek mümkün olmuyor.

Bugün de aynısı oldu.

Bakan Göktaş Malatya’ya geldi.

Havaalanında karşılayanlar arasında İhsan Koca da vardı.

İlk fotoğraf tamam.

Karşılama tamam.

Bakan geldi.

Protokol yerini aldı.

İhsan Koca da oradaydı.

Sonra Valilik…

İhsan Koca yine orada.

Peki sonra?

Yine kayıp.

Büyükşehir Belediyesine geçildi.

Yok.

Muhteşem Şehir Kütüphanesi gezildi.

Yok.

Engelsiz Yaşam Merkezi için protokol imzalandı.

Yok.

AK Parti İl Başkanlığı ziyaret edildi.

Yine yok.

Yani Sayın Bakan Malatya’da iki-üç saat mesai yaptıysa, Sayın İhsan Koca’nın Bakan’dan bile daha az mesai yaptığını söylemek gerekiyor.

Hesabını yaparsak…

Havaalanında karşılama…

Valilik…

Sonra?

Kayıp.

Yaklaşık bir saatlik bir mesai.

Bir milletvekili için bu tablo gerçekten düşündürücü değil mi?

Malatya’nın sorunlarını Ankara’da gündeme getirmesi gereken vekillerin, Malatya’ya gelen bakanlarla birlikte sahada olması gerekmez mi?

Bir bakan şehre geldiğinde onun yanında bulunmak, Malatya’nın taleplerini anlatmak, vatandaşın sorunlarını aktarmak, yapılan yatırımları göstermek milletvekilliğinin en temel görevlerinden biri değil mi?

İhsan Koca’nın bugün neden Büyükşehir Belediyesi programında olmadığını bilmiyoruz.

Neden kütüphane ziyaretinde olmadığını bilmiyoruz.

Neden Engelsiz Yaşam Merkezi protokolünde bulunmadığını bilmiyoruz.

Neden AK Parti İl Başkanlığı ziyaretinde yer almadığını da bilmiyoruz.

Belki programı vardı.

Belki başka bir işi çıktı.

Belki başka bir gerekçesi vardı.

Bunu kendisi daha iyi bilir.

Ama kamuoyunun gördüğü fotoğraf ortada.

Bakan Malatya’da…

Milletvekili önce yanında…

Sonra yine yok.

İşte bu yüzden “kayıp vekil” tartışması bir kez daha gündeme geliyor.

Ve doğrusu, insan ister istemez soruyor:

Sayın İhsan Koca, Malatya’ya ne zaman tam zamanlı vekillik yapacaksınız?

Ve Malatya’ya tam tamına 3 saatlik zaman ayıran Sayın Bakan’ın en önemli görüşmesi ortaya çıktı.

Terörsüz Türkiye Kardeşlik Sofrası Malatya buluşması.

Koca bir masa, insanlar oturmuşlar ve ülkede son zamanlarda en büyük başarılardan olan Terörsüz Türkiye’yi konuşuyorlar. Dualar edildi ve sohbete geçildi.

Masada üç beş şehit ailesi…

Rıza alındı, gönüllere dokunuldu ve Bakan’ın Malatya’ya neden geldiği anlaşıldı.

Reis tarafından görevlendirilmiş bu toplantı için.

A, O da ne bizim kayıp vekil İhsan Koca’da orada.

Bir saat Bakan ile zaman geçirip sonra sırra kadem basan Büyükşehir ziyareti, Ak Parti İl ziyaretinde yer almayan ve gidip önemli işlerini halleden Sayın Vekil bu toplantıda da var.

Nede olsa, bu toplantı Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatları ile gerçekleştirildi ve Onun için çok önemli.

Reis için önemli olan toplantıda Vekil Koca olmazsa olur mu?

Tabii olmaz, alkışlar sana Sayın İhsan Koca… Alkışlar

DİĞER YAZILARI Malatya Kültür Yolu Festivali neden sadece Malatya’da kalıyor? 01-01-1970 03:00 Fotoğraf Kareleri Yalan Söylemez! 01-01-1970 03:00 Malatya'da çirkin siyaset! 01-01-1970 03:00 CHP’de  Kaburga nerede? 01-01-1970 03:00 TSO’yu Arka Bahçesi Yapmak İsteyen Kim? 01-01-1970 03:00 Sahi Malatyalı sanatçılar nerede? 01-01-1970 03:00 Dergâhlar Siyasetin Değil, İnancın Evidir! 01-01-1970 03:00 CHP Malatya'da ki sessizlik kafa karıştırıyor! 01-01-1970 03:00 Nerede O Eski Bayramlar! 01-01-1970 03:00 Kaybeden futbolcular değil Malatya oldu! 01-01-1970 03:00 İfade var, Delil Yok…Peki bu ülke neyi tartışıyor? 01-01-1970 03:00 Bir Plaketin Ardından Başlayan Tartışma: Malatya’da Görünmeyen Gerilim! 01-01-1970 03:00 Söylenenler, Yazılanlar ve Doğrular! 01-01-1970 03:00 Malatya’da vekilden geri adım, kırgınlık yerine ziyarete bıraktı! 01-01-1970 03:00 Poz Vermek Kolay, İnşaatı Bitirmek Zor: Sahi Cem evi Ne Oldu? 01-01-1970 03:00 Babacan’ın Sessiz Hizmeti, Tüfekçi’nin Mütevazılıği, Fendoğlu’nun “Abiliği! 01-01-1970 03:00 MAGİNDER Şimdide Alevilerin Sırtından Reklam Yapıyor! 01-01-1970 03:00 Malatya'da bir fotoğraf karesi ve bir Cami! 01-01-1970 03:00 Öğretmene Dayak Konusunda Mikrofon Sizde Sayın Başkan! 01-01-1970 03:00 Kalpler Malatya için atıyor! Teşekkürler Yunus Akdaş 01-01-1970 03:00 İlahiyi de Deyiş de Yargılayamazsınız! Halkın Sesi Susturulamaz 01-01-1970 03:00 Özür dilemek de erdemliktir, Veli Ağbaba! 01-01-1970 03:00 Sayın Müdür, Halka Hizmet Mi Kabadayılık Mı? 01-01-1970 03:00 Ey Başkan! Sürünerek Gelen Kadın Üzerinden Reklam Olur mu? 01-01-1970 03:00 Dilencilik Dediler, 40 Bin Gelecek İnşa Ettiler! MİAD ve MEV Gerçeğ 01-01-1970 03:00 Kayısı bahçede mi yetişti, yoksa gümrükte mi? 01-01-1970 03:00 Kayısı Yandı, Bitti… Şimdi Sahtekârlık Var! 01-01-1970 03:00 Özgür Özel üzeri yanlış algı yaratmak bu şehre ne sağlar! 01-01-1970 03:00 Malatya Yas Tutarken, Vekiller Neredeydi? 01-01-1970 03:00 İhsan Koca’nın Yeni Mesleği: Bakan Karşılama Vekili! 01-01-1970 03:00 Örümcek kafalılar yüzünden Bakan da gelmiyor, Yatırım da! 01-01-1970 03:00 CHP Yazıhan’ı Niye Sildi, Yazıhan Halkı neden Cezalandırıyor? 01-01-1970 03:00 Millete Ayar Vermek Kolay, Şehre Taş Koymak Zor! Ey MAGİNDER 01-01-1970 03:00 Hekimhan Çarşısı Gezildi… Peki Siyasetin Gölgesinde mi? 01-01-1970 03:00 Veli Ağbaba’nın tabutu Meclisi karıştırdı! 01-01-1970 03:00 Bize ayar vermeye çalışanlar kendinize çeki düzen verin 01-01-1970 03:00 Bunca Yangının Ortasında Bu Video Nereye Düştü Veli Abi? 01-01-1970 03:00 “Acil Çıkış” Yok Ama Tutunacak Bir Dal Var 01-01-1970 03:00 Ali Bakan'ın sözleri neden rahatsız etti ki? 01-01-1970 03:00 Bu Anket Malatya’yı Tanımıyor: Kayıp Vekil Nasıl Üst Sırada? 01-01-1970 03:00 Gazeteciler Günü’nde Gazeteciye Ayar! 01-01-1970 03:00 Malatya Yanarken Ankara’da Susan Vekillerin Utanç Karnesi 01-01-1970 03:00 “Malatya’nın Feryadı Göğe Çıkıyor, Vekiller Hâlâ Sessiz! 01-01-1970 03:00 Tüfenkci’nin Bitmeyen “Ben Yaptım” Yankısı ve Hızlı Tren Gerçeği 01-01-1970 03:00 Hayırdır Sayın Müftü, Ne Oluyor Size? 01-01-1970 03:00 Üniversiteli bu çocukların suçu ne? 01-01-1970 03:00 Dünya ayağa kalktı! Malatya nerede? 01-01-1970 03:00 İşçi Çatıda, Para Ankara’da! 01-01-1970 03:00 Malatya’nın Sesi Olduk, Malatya İşini Yaptık! 01-01-1970 03:00 Malatya Siyasetinde Vekil Kaçıyor, Ötekeleştirme devam! 01-01-1970 03:00 Anlamını bilmeyenler Aşure'yi yazamaz! 01-01-1970 03:00 Defol Alevi mi? O zaman hepimiz defolalım! 01-01-1970 03:00 Defol Alevi mi? O zaman hhepimiz defolalım! 01-01-1970 03:00 Baklava mı? Börek mi? MAGİNDER! 01-01-1970 03:00 Şehitlere saygı Sayın Koca! 01-01-1970 03:00 Sami Er'e Er Meydanı! 01-01-1970 03:00 Devletin töreni mi, Partinin gövde gösterisi mi? 01-01-1970 03:00 Yunus Akdaş'a belden aşağı vuranların asıl hedefi Malatya! 01-01-1970 03:00 Neredesiniz Sayın Vekiller? 01-01-1970 03:00 MALATYA BAROSU NEREDE? 01-01-1970 03:00 Güçlü Malatya'ya Doğru! 01-01-1970 03:00 YİNE YENİDEN KORKUSUZCA... 01-01-1970 03:00 UYANMA ZAMANI 01-01-1970 03:00 HEY KAYISI BORSASI NEREDESİN? 01-01-1970 03:00 bu vekiller ne iş yapıyor? 01-01-1970 03:00 MALATYA'DA DOSTLUK NEREDE KALDI? 01-01-1970 03:00 ÇALIŞAN 2 VEKİL 1 VALİ 01-01-1970 03:00 BAŞKANDAN İHBAR GİBİ İTİRAF 01-01-1970 03:00 BİZ NE ZAMAN BİRLEŞECEĞİZ? 01-01-1970 03:00 TEKİLÇİ OLMUŞUZ HABERİMİZ YOK! 01-01-1970 03:00 SURİYELİLERİ DEĞİL AİLENİ DÜŞÜN 01-01-1970 03:00 MALATYA İÇİN BİRLEŞİN 01-01-1970 03:00 MALATYA BASININA YAZIK OLUYOR... 01-01-1970 03:00 BU ŞOV DEĞİL DE NE ? 01-01-1970 03:00 KEŞKE ERDOĞAN HEP GELSE 01-01-1970 03:00 YAZIK OLUYOR MALATYA'MA! 01-01-1970 03:00 FELAKETE SAATLER KALA! 01-01-1970 03:00 BEN UTANDIM YA SİZ? 01-01-1970 03:00 VELİ AĞBABA GERÇEĞİ 01-01-1970 03:00 KİM BU SUÇLU? 01-01-1970 03:00 KOMUTAN YAVUZ! 01-01-1970 03:00 PİS KOKULAR GELİYOR 01-01-1970 03:00 SİYASET Mİ MALATYA GERÇEĞİ Mİ? 01-01-1970 03:00 BU NASIL ZİHNİYET? 01-01-1970 03:00 TURİST VEKİL! 01-01-1970 03:00 KİM UTANACAK? 01-01-1970 03:00 5 VEKİL + 1 KAYIP! 01-01-1970 03:00 KAYISI VAR MI? YOK MU? 01-01-1970 03:00 KAYISI VAR MI? YOK MU? 01-01-1970 03:00 MEHMET AKİF’İ ANMAK KAYISIDAN DAHA ÖNEMLİYMİŞ! 01-01-1970 03:00