Gazetecilikte yıllardır öğrendiğim bir gerçek var...
Bazen saatlerce süren konuşmaların anlatamadığını tek bir fotoğraf karesi anlatır.
Bazen onlarca sayfalık proje dosyasından daha etkili olur bir kare.
Çünkü fotoğrafın dili yoktur ama anlattığı çok şey vardır.
İşte bugün Malatya Ticaret ve Sanayi Odası seçimlerine doğru giderken tam da böyle bir tabloyla karşı karşıyayız.
Son günlerde hem mevcut Başkan Oğuzhan Ata Sadıkoğlu hem de başkan adayı Mahmut Boyraz sahada.
İkisi de esnaf ziyaretleri gerçekleştiriyor, fotoğraflar paylaşıyor, seçim çalışmalarını sürdürüyor.
Ancak aynı şehirde, aynı gün, aynı esnafı ziyaret eden iki ismin fotoğraflarına baktığınızda ister istemez farklı hikâyeler görüyorsunuz.
Ben kimsenin niyetini okuyamam.
Kimsenin kalbinden geçeni de bilemem.
Ama fotoğrafların anlattığını da görmezden gelemem.
Çünkü kamuoyu da artık fotoğraflara bakıyor.
O fotoğraflardan kendine göre bir kanaat oluşturuyor.
Önce Oğuzhan Ata Sadıkoğlu'ndan başlayalım...
Göreve geldiği günden beri kendisini en çok nerede gördük?
Makam odasında mı?
Hayır.
Esnafın içinde...
Sanayicinin yanında...
İhracatçının toplantısında...
Depremden sonra konteyner çarşılarda...
Bakanlık koridorlarında...
Ankara'da...
Malatya'nın meselesi neredeyse orada.
Elbette her istediğini yaptırabildi mi?
Hayır.
Ama mücadele etti mi?
Bence etti.
Çünkü bu şehir çok zor günlerden geçti.
6 Şubat depremlerinden sonra sadece binalar yıkılmadı.
Hayaller yıkıldı.
Dükkânlar yıkıldı.
Sermayeler eridi.
Binlerce esnaf konteynerlerde yeniden hayata tutunmaya çalıştı.
İşte o süreçte Ticaret ve Sanayi Odası'nın da önemli bir sorumluluğu vardı.
Sadıkoğlu, zaman zaman Ankara'ya giderek bakanlarla görüştü.
Kredi taleplerini dile getirdi.
Finansmana erişim sorunlarını anlattı.
İhracatçıların sıkıntılarını gündeme taşıdı.
Konteyner çarşıların eksiklerini konuştu.
Belki bütün sorunlar çözülmedi.
Zaten bunu tek başına bir oda başkanından beklemek de gerçekçi olmaz.
Ama en azından "Ben uğraştım." diyebileceği bir tablo oluştu.
Bugün sosyal medyasında paylaşılan fotoğraflara baktığınızda da bunu hissediyorsunuz.
Esnafın dükkânına giriyor.
Tokalaşıyor.
Çay içiyor.
Omzuna dokunuyor.
Sandalyeye oturup sohbet ediyor.
Not alıyor.
Dinliyor.
Belki de en önemlisi...
Dinliyormuş gibi yapmıyor.
Gerçekten dinliyor ve çözüm arıyor.
İnsanlar da bunu seviyor.
Çünkü Malatya insanı samimiyeti çok çabuk hisseder.
Yapmacıklığı da aynı hızla fark eder.
Gelelim Mahmut Boyraz'a...
Öncelikle şunu söylemek gerekir.
Her adayın sahaya çıkması, projelerini anlatması ve esnafı ziyaret etmesi son derece doğal.
Rekabet demokrasinin güzelliğidir.
Seçimlerin de heyecanıdır.
Ancak kamuoyu sadece ne söylediğinize değil, nasıl durduğunuza da bakıyor.
İşte benim dikkatimi çeken nokta da tam burası.
Paylaşılan fotoğraf karelerinde Boyraz'ın daha resmî bir görüntü verdiği dikkat çekiyor.
Esnafla arasında belirli bir mesafe olduğu izlenimi oluşuyor.
Belki bu bilinçli bir tercih değildir.
Belki sadece objektifin yakaladığı birkaç karedir.
Ancak siyasetin ve seçimlerin bir gerçeği vardır.
Vatandaş gördüğünü değerlendirir.
Fotoğrafa bakar.
Kareye bakar.
İlk izlenimini oluşturur.
Tıpkı benim baktığım ve izlenim oluşturduğum gibi…
İşte o ilk izlenim de bazen sandık sonucunu bile etkileyebilir.
Daha önce kayısı bahçesine takım elbiseyle yaptığı ziyaret de uzun süre konuşulmuştu.
Şimdi ise konteyner çarşı ziyaretinden paylaşılan kareler yine benzer yorumların yapılmasına neden oluyor.
İnsan ister istemez şu soruyu soruyor:
Acaba esnafın arasına daha fazla karışılsa, dükkânların içine girilse, omuz omuza sohbet edilse daha farklı bir görüntü ortaya çıkmaz mıydı?
Çünkü seçim dönemlerinde insanlar büyük salonlardan çok küçük dükkânlara bakıyor.
Kürsülerden çok çay ocaklarına bakıyor.
Protokolden çok tokalaşmaya bakıyor.
Malatya bugün sıradan bir şehir değil.
Bu şehir hâlâ ayağa kalkmaya çalışıyor.
Hâlâ binlerce esnaf konteynerde ekmeğinin peşinde.
Hâlâ birçok iş insanı krediye ulaşamıyor.
Hâlâ sanayici üretim maliyetleriyle mücadele ediyor.
Böyle bir dönemde Ticaret ve Sanayi Odası Başkanlığı sadece bir makam değildir.
Sorumluluktur.
Yük taşımaktır.
Kapı kapı dolaşmaktır.
Ankara'da Malatya'yı anlatmaktır.
Esnafın derdini kendi derdi gibi görmektir.
Belki de bu yüzden insanlar bugün sadece vaatleri dinlemiyor.
Geçmişe de bakıyor.
Kim ne yapmış?
Kim nerede durmuş?
Kim zor günde yanlarında olmuş?
Bunları da değerlendiriyor.
Son sözüm şu olsun...
Ben taraf tutarak konuşmuyorum. Sadece gördüğüm fotoğraf karelerinin bana anlattığını paylaşıyorum.
Çünkü bazen kelimeler susar...
Fotoğraflar konuşur.
Ve bazen seçimleri projelerden önce insanların kurduğu samimiyet belirler.
Unutmayalım...
Makamlar gelir geçer.
Fotoğraflar arşivlerde kalır.
Ama insanların gönlünde yer edinen şey; bir tebessüm, bir tokalaşma, bir içten "Nasılsın?" sorusudur.
İşte bana göre Malatya Ticaret ve Sanayi Odası seçimlerinin en önemli mesajını da bugün o fotoğraf kareleri veriyor.
Gelin siz de yazıyı okuduktan sonra Oğuzhan Ata Sadıkoğlu ve Mahmut Boyraz’ın sosyal medyalarına gidin ve bahsettiğim o fotoğraf karelerine bir bakın.
Çünkü fotoğraf kareleri yalan söylemez…


















