Malatya yerle bir oldu.
Deprem aldı götürdü, zirai don vurdu, esnaf çöktü, gençler şehri terk etti.
Ama Ankara’da bambaşka bir tablo vardı.
Bazıları konuştu…
Bazıları ise resmen ortadan kayboldu.
Bu bir yorum değil, bu bir kanaat değil.
Bu, Meclis kayıtlarının soğuk gerçeği.
CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, 2025 yılı boyunca tam 233 soru önergesi verdi.
30’dan fazla Genel Kurul konuşması yaptı.
5 kanun teklifi sundu.
Deprem dedi, kayısı dedi, zirai don dedi, işçi dedi, emekli dedi…
Malatya ne yaşadıysa kürsüde dile getirdi.
Seversin, sevmezsin…
Ama inkâr edemezsin:
Adam konuştu.
MHP Malatya Milletvekili Mehmet Celal Fendoğlu…
Kalp ameliyatı geçirdi, aylarca Meclis’ten uzak kaldı.
Buna rağmen 34 kez kürsüye çıktı.
Zirai donu anlattı, üreticiyi savundu, Malatya’yı gündemde tuttu.
Komisyonlarda sustuğu yer olmadı.
Şimdi gelelim işin can alıcı yerine.
AK Parti Malatya Milletvekili İhsan Koca…
2025 yılı boyunca:
0 Genel Kurul konuşması.
0 kanun teklifi.
Sadece 1 Meclis araştırması önergesinde imza.
Yanlış yazmıyorum, abartmıyorum:
Sıfır.
Yemin töreninde kürsüye çıktı…
Sonra ne Malatya’yı gördük,
ne Meclis’te sesini duyduk.
Bu sessizlik siyaset değildir.
Bu, şehri kaderiyle baş başa bırakmaktır.
AK Parti Malatya Milletvekili İnanç Ölmeztoprak,
4 kanun teklifine imza atmış,
ama sadece 1 kez kürsüye çıkmış.
Bülent Tüfenkci,
3 kanun teklifi,
1 Genel Kurul konuşması.
Prof. Dr. Abdurrahman Babacan,
2 kanun teklifi,
1 konuşma.
İmzalar var…
Ama ses yok.
Malatya yanarken,
bazıları sadece yoklama listesinde vardı.
Ve işin en acı tarafı şu:
Malatya’da TOKİ konutlarının denetimine gidip boy gösteren vekiller var.
Baret takıp poz verenler,
vatandaşın iki derdini dinleyip hemen sosyal medyaya koşanlar…
Paylaşım çok.
Hikâye bol.
Ama Meclis tutanaklarında isimleri yok.
Soruyorum:
TOKİ şantiyesinde çekilen fotoğraf mı bu şehri ayağa kaldırır,
yoksa Meclis kürsüsünde edilen söz mü?
Vatandaş konteynerde yaşıyor,
“Ev ne zaman bitecek?” diye soruyor.
Vekil dinliyor, başını sallıyor,
sonra Instagram’a bir kare bırakıyor.
Ama Ankara’ya gidince…
Mikrofon susuyor.
Meclis Genel Kurulu’nda TOKİ’yi soran yok.
Teslim tarihini zorlayan yok.
“Bu konutlar neden gecikti?” diyen yok.
Malatya’da varlar,
Ankara’da yoklar.
Bu şehir artık ayırt ediyor:
Poz veren vekil ile mücadele eden vekili.
Biri fotoğraf çektirir,
diğeri tutanaklara girer.
Biri “yanındayız” yazar,
diğeri “hesap sorun” der.
Malatya vitrin siyaseti istemiyor.
Alkış değil, sonuç istiyor.
Çünkü bu şehrin derdi sosyal medya değil,
bu şehrin derdi temsil.
Ve Meclis kayıtları ortada duruyor:
Kim konuşmuş, kim susmuş…
Kim Malatya için mücadele etmiş,
kim sadece görünmüş.
Bu şehir artık kimin fotoğraf verdiğini değil,
kimin konuştuğunu, kimin sustuğunu ve kimin Malatya’yı yarı yolda bıraktığını çok iyi biliyor.

















