Basın anketiyle başkan seçilmez arkadaş!

Kenan Kaya

01-09-2026 00:01

Bazen gerçekten gülüyorum.

Sonra bir daha bakıyorum.

Sonra "Yok artık." diyorum.

Malatya'da 1 Ekim'de Ticaret ve Sanayi Odası seçimi yapılacak.

Şehrin ekonomisini ilgilendiren önemli bir seçim.

Esnafın, tüccarın, sanayicinin önüne sandık gelecek.

İki aday sahada. Bir tarafta sekiz yıldır görev yapan Oğuzhan Ata Sadıkoğlu var. Diğer tarafta bir dönem aynı yönetimde yer alıp daha sonra farklı bir yola giren Mahmut Boyraz var.

Şimdiye kadar her şey normal.

Aday gezer.

Esnaflar tüccarlar ziyaret eder.

Projelerini anlatır.

Rakibini eleştirir.

Vatandaş da dinler, notunu verir.

Burası demokrasidir.

Benim canımı sıkan başka bir şey.

Son günlerde Malatya'da bazı arkadaşlar gazeteciliği bırakmış, anket şirketi kurmuş haberimiz yok.

Telefonu eline alan "Kim kazanır?" diye oylama açıyor.

Ardından da sanki bütün Malatya konuşmuş gibi sonucu paylaşıyor.

Kusura bakmayın ama buna ben inanmıyorum.

Siz de inanmayın.

Herkes bir anda araştırma şirketi oldu

Bakın...

Bu ülkede yıllardır kamuoyu araştırması yapan firmalar var.

Adamlar bunun eğitimini alıyor.

İstatistik biliyor.

Örneklem belirliyor.

Saha çalışması yapıyor.

Kapı kapı dolaşıyor.

Saatlerce veri topluyor.

Sonra çıkıp "Şu sonuçlara ulaştık." diyor.

Şimdi bir gazeteci çıkıyor.

Instagram'da hikâye açıyor.

WhatsApp'ta link dağıtıyor.

Kendi takipçileri giriyor oy veriyor.

Sonra "Malatya kararını verdi." diye paylaşım yapıyor.

Hadi oradan...

O zaman ben de şimdi bir anket açayım.

Benim okurlarım girsin.

Oğuzhan Ata Sadıkoğlu önde çıksın.

Öbürü başka sayfada açsın.

Mahmut Boyraz önde çıksın.

Peki hangisi gerçek?

Hiçbiri.

Çünkü bu anket değil.

Bu destekçi sayımı.

Gazeteci gazeteciliğini yapsın

Bakın bunu özellikle söylüyorum.

İsteyen istediği adayı desteklesin.

Benim ona da itirazım yok.

Gazetecinin de fikri olur.

Köşe yazısı yazar.

Eleştirir.

Över.

Sorular sorar.

Hesap sorar.

Bunlar gazeteciliğin içinde var.

Ama gazetecilikle algı yönetimini birbirine karıştırmayalım.

Bugün "Şu aday önde." diye paylaştığın o sözde anket yarın başka bir seçmenin kafasını etkiliyor.

"Demek herkes buna oy veriyor." diye düşünüyor.

İşte buna algı denir.

Basının görevi algı oluşturmak değil.

Bilgi vermek.

Gerçeği göstermek.

Vatandaşın önüne veriyi koymak.

Kararı vatandaşa bırakmaktır.

Sahaya bakıyorum, seçim çalışması var

Şimdi gelelim sahaya.

Oğuzhan Ata Sadıkoğlu sekiz yıldır başkan.

Bunu kimse inkâr edemez.

Deprem sürecinde Ankara'da yaptığı girişimler oldu.

Esnafın sorunlarını gündeme taşıdığı dönemler oldu.

Malatya'nın ticaretinin ayağa kalkması için birçok platformda mücadele etti.

Elbette eksikleri de vardır.

Eleştirilecek yönleri de vardır.

Zaten görev yapan herkes eleştirilir.

Bu gayet normal.

İşte onun için de Başkan Sadıkoğlu diyorki, "Makam için değil yarım kalanları tamamlamak için aday olduk"

Bu da aslında eleştiriye açık olduğunu gösteriyor. 

Ama yapılanları gasp etmek, hak yemekte olmaz beyler...

Diğer tarafta Mahmut Boyraz var.

O da sahada.

Kapı kapı geziyor.

Esnaf ziyaret ediyor.

Sanayiciyle buluşuyor.

Kayısı bahçesine gidiyor.

Takım elbiseyle bahçede fotoğraf veriyor.

O da kendi kampanyasını yürütüyor.

Ona da kimse "Gezme." diyemez.

Seçim çalışması budur.

Ama benim dikkatimi çeken başka bir şey var.

Dün birlikteydiniz, bugün sanki hiç orada değildiniz

Mahmut Boyraz'ın açıklamalarını dinliyorum.

Mevcut yönetimi eleştiriyor.

Eleştirsin.

Sorun değil.

Ama bazen öyle cümleler kuruluyor ki sanki o yönetimin içinde hiç bulunmamış gibi bir hava oluşuyor.

Oysa aynı yönetimde görev yaptı.

Bunu Malatya biliyor.

Sonra siyasete geçti.

AK Parti İl Başkanı olma sürecine girdi.

Bugün yeniden Ticaret ve Sanayi Odası başkanlığına aday oldu.

Aday olmak da haktır.

Yarışmak da haktır.

Ama yeniden bu yarışın içine girdiğin zaman geçmişini bugünkü söylemlerinden ayıramazsın.

Çünkü Malatya'nın hafızası sandığınız kadar zayıf değil.

Bu şehir kimin nerede durduğunu unutmaz.

Kimin hangi masada oturduğunu unutmaz.

Kimin hangi süreçte sorumluluk aldığını da unutmaz.

İnsanlar dönüp şunu soruyor.

"Dün bu yönetimin içindeydin. Bugün bütün yükü sadece başkana yüklerken kendi sorumluluğunu nereye koyuyorsun?"

İşte bu sorunun cevabı verilmeden yapılan eleştiriler eksik kalıyor.

Ve bana göre seçmen de tam olarak buna bakıyor.

Şimdi burada bir parantez açayım.

Ben bu yazıyı yazarken ne Oğuzhan Ata Sadıkoğlu'nun seçim ofisinden yazıyorum ne de Mahmut Boyraz'ın kampanya masasından yazıyorum.

Ben Malatya'da yıllardır sokağı gezen, esnafın çayını içen, sanayicinin derdini dinleyen bir gazeteci olarak şunu söylüyorum; bu şehir artık süslü cümlelere değil, samimiyete bakıyor.

Laf kalabalığına değil, ortaya konulan işe bakıyor.

Çünkü Malatya'nın kaybedecek bir günü bile yok.

Depremin üzerinden yıllar geçti ama birçok esnaf hâlâ eski düzenini tam olarak kurabilmiş değil.

Sanayici finansmana ulaşmakta zorlanıyor. Küçük işletmeler ayakta kalma mücadelesi veriyor.

Kayısı üreticisi bir yıl donla, bir yıl doluyla uğraşıyor. Ticaret eski günlerine dönsün diye herkes kendi cephesinde mücadele ediyor.

İşte böyle bir şehirde Ticaret ve Sanayi Odası seçiminin dedikodularla değil, projelerle konuşulması gerekiyor.

Benim görmek istediğim yarış tam olarak bu.

Mahmut Boyraz çıksın.

Desin ki; "İlk altı ayda bunları yapacağım."

"Ankara'da şu kapıları çalacağım."

"İhracatı artırmak için şu projeyi hazırladım."

"Küçük esnafın şu sorununu şu şekilde çözeceğim."

İnsanlar bunları dinlesin.

Oğuzhan Ata Sadıkoğlu da çıksın.

Desin ki; "Sekiz yılda bunları yaptım."

"Şurada eksik kaldım."

"Yeni dönemde şu işleri tamamlayacağım."

İşte o zaman gerçek yarış başlar.

Ama dikkat ediyorum, bazı açıklamalarda sanki mevcut yönetimin yaptığı hiçbir iş yokmuş gibi bir hava oluşturuluyor.

İşte buna katılmıyorum.

Bir hizmeti beğenmeyebilirsin.

Yetersiz bulabilirsin.

Daha iyisini yapacağını söyleyebilirsin.

Buna kimsenin itirazı olmaz.

Ama yapılmış bir çalışmayı yok sayıp yeniden vaat gibi sunarsan seçmenin zekâsını hafife almış olursun.

Malatyalı esnaf sandığınızdan daha dikkatli.

Kimin hangi kapıyı çaldığını biliyor.

Kimin hangi süreçte mücadele ettiğini de biliyor.

Bir de şu sosyal medya meselesine tekrar döneyim.

Bakın arkadaşlar...

Telefon ekranında gördüğünüz her yüzde gerçek değildir.

"Yüzde 68 önde."

"Yüzde 72 fark attı."

Bunlar kulağa hoş geliyor olabilir.

Ama sandığın başına gidince o yüzdelerin hiçbir hükmü kalmıyor.

Hatırlayın.

Bu ülkede kaç seçim öncesi sosyal medyada başka tablo çizildi, sandıkta bambaşka sonuç çıktı.

Çünkü sosyal medya kalabalığıyla sandık iradesi aynı şey değildir.

Hele hele oda seçimlerinde...

Burada oy kullanacak belli bir kitle var.

Esnaf var.

Tüccar var.

Sanayici var.

Herkes birbirini tanıyor.

Kim yıllardır sahada, kim seçimden seçime ortaya çıkıyor, bunu da görüyor.

O yüzden kimse üç beş ekran görüntüsüyle moral bozmasın.

Kimse sahte üstünlük kurmaya çalışmasın.

Benim çağrım hem adaylara hem de meslektaşlarıma.

Adaylar projelerini anlatsın.

Basın da o projeleri yazsın.

Soruları sorsun.

Eksikleri göstersin.

Gerekirse sert eleştirsin.

Ama gazetecilik adına algı üretmeye kalkmasın.

Çünkü basının en büyük sermayesi güvendir.

Bir gazeteci taraf tutabilir.

Bir gazeteci yorum yapabilir.

Ama güvenini kaybettiği gün geriye sadece bir sosyal medya hesabı kalır.

Malatya'nın bugün ihtiyacı olan şey de tam olarak güven.

Ekonomide güven.

Ticarette güven.

Basında güven.

Ve en önemlisi sandığa güven.

Onun için son sözüm şu.

Telefonunuza düşen anketlere değil, hafızanıza bakın.

Kim ne yaptı, ona bakın.

Kim ne vaat ediyor, onu dinleyin.

Kim eleştirirken neyi unutuyor, onu da görün.

Sonra 1 Ekim günü gidin, oyunuzu vicdanınız ne diyorsa ona verin.

Çünkü Malatya Ticaret ve Sanayi Odası Başkanını Instagram belirlemeyecek.

WhatsApp grubu belirlemeyecek.

Facebook oylaması belirlemeyecek.

Başkanı, o sandığın başına gidip iradesini ortaya koyan Malatya'nın esnafı, tüccarı ve sanayicisi belirleyecek.

Ve işte o gün konuşacak tek anket, sandıktan çıkan gerçek sonuç olacak.

 

 

 

 

 

 

DİĞER YAZILARI Sami Er’le Uğraşacağınıza Malatya’yla Uğraşın! 01-01-1970 03:00 CHP’de neler oluyor? Koca MYK, Malatya’da bir kadın kolları başkanıyla mı uğraştı? 01-01-1970 03:00 Malatya’da Bir Bakan, İki Saat Mesai ve Kayıp Bir Vekil! 01-01-1970 03:00 Malatya Kültür Yolu Festivali neden sadece Malatya’da kalıyor? 01-01-1970 03:00 Fotoğraf Kareleri Yalan Söylemez! 01-01-1970 03:00 Malatya'da çirkin siyaset! 01-01-1970 03:00 CHP’de  Kaburga nerede? 01-01-1970 03:00 TSO’yu Arka Bahçesi Yapmak İsteyen Kim? 01-01-1970 03:00 Sahi Malatyalı sanatçılar nerede? 01-01-1970 03:00 Dergâhlar Siyasetin Değil, İnancın Evidir! 01-01-1970 03:00 CHP Malatya'da ki sessizlik kafa karıştırıyor! 01-01-1970 03:00 Nerede O Eski Bayramlar! 01-01-1970 03:00 Kaybeden futbolcular değil Malatya oldu! 01-01-1970 03:00 İfade var, Delil Yok…Peki bu ülke neyi tartışıyor? 01-01-1970 03:00 Bir Plaketin Ardından Başlayan Tartışma: Malatya’da Görünmeyen Gerilim! 01-01-1970 03:00 Söylenenler, Yazılanlar ve Doğrular! 01-01-1970 03:00 Malatya’da vekilden geri adım, kırgınlık yerine ziyarete bıraktı! 01-01-1970 03:00 Poz Vermek Kolay, İnşaatı Bitirmek Zor: Sahi Cem evi Ne Oldu? 01-01-1970 03:00 Babacan’ın Sessiz Hizmeti, Tüfekçi’nin Mütevazılıği, Fendoğlu’nun “Abiliği! 01-01-1970 03:00 MAGİNDER Şimdide Alevilerin Sırtından Reklam Yapıyor! 01-01-1970 03:00 Malatya'da bir fotoğraf karesi ve bir Cami! 01-01-1970 03:00 Öğretmene Dayak Konusunda Mikrofon Sizde Sayın Başkan! 01-01-1970 03:00 Kalpler Malatya için atıyor! Teşekkürler Yunus Akdaş 01-01-1970 03:00 İlahiyi de Deyiş de Yargılayamazsınız! Halkın Sesi Susturulamaz 01-01-1970 03:00 Özür dilemek de erdemliktir, Veli Ağbaba! 01-01-1970 03:00 Sayın Müdür, Halka Hizmet Mi Kabadayılık Mı? 01-01-1970 03:00 Ey Başkan! Sürünerek Gelen Kadın Üzerinden Reklam Olur mu? 01-01-1970 03:00 Dilencilik Dediler, 40 Bin Gelecek İnşa Ettiler! MİAD ve MEV Gerçeğ 01-01-1970 03:00 Kayısı bahçede mi yetişti, yoksa gümrükte mi? 01-01-1970 03:00 Kayısı Yandı, Bitti… Şimdi Sahtekârlık Var! 01-01-1970 03:00 Özgür Özel üzeri yanlış algı yaratmak bu şehre ne sağlar! 01-01-1970 03:00 Malatya Yas Tutarken, Vekiller Neredeydi? 01-01-1970 03:00 İhsan Koca’nın Yeni Mesleği: Bakan Karşılama Vekili! 01-01-1970 03:00 Örümcek kafalılar yüzünden Bakan da gelmiyor, Yatırım da! 01-01-1970 03:00 CHP Yazıhan’ı Niye Sildi, Yazıhan Halkı neden Cezalandırıyor? 01-01-1970 03:00 Millete Ayar Vermek Kolay, Şehre Taş Koymak Zor! Ey MAGİNDER 01-01-1970 03:00 Hekimhan Çarşısı Gezildi… Peki Siyasetin Gölgesinde mi? 01-01-1970 03:00 Veli Ağbaba’nın tabutu Meclisi karıştırdı! 01-01-1970 03:00 Bize ayar vermeye çalışanlar kendinize çeki düzen verin 01-01-1970 03:00 Bunca Yangının Ortasında Bu Video Nereye Düştü Veli Abi? 01-01-1970 03:00 “Acil Çıkış” Yok Ama Tutunacak Bir Dal Var 01-01-1970 03:00 Ali Bakan'ın sözleri neden rahatsız etti ki? 01-01-1970 03:00 Bu Anket Malatya’yı Tanımıyor: Kayıp Vekil Nasıl Üst Sırada? 01-01-1970 03:00 Gazeteciler Günü’nde Gazeteciye Ayar! 01-01-1970 03:00 Malatya Yanarken Ankara’da Susan Vekillerin Utanç Karnesi 01-01-1970 03:00 “Malatya’nın Feryadı Göğe Çıkıyor, Vekiller Hâlâ Sessiz! 01-01-1970 03:00 Tüfenkci’nin Bitmeyen “Ben Yaptım” Yankısı ve Hızlı Tren Gerçeği 01-01-1970 03:00 Hayırdır Sayın Müftü, Ne Oluyor Size? 01-01-1970 03:00 Üniversiteli bu çocukların suçu ne? 01-01-1970 03:00 Dünya ayağa kalktı! Malatya nerede? 01-01-1970 03:00 İşçi Çatıda, Para Ankara’da! 01-01-1970 03:00 Malatya’nın Sesi Olduk, Malatya İşini Yaptık! 01-01-1970 03:00 Malatya Siyasetinde Vekil Kaçıyor, Ötekeleştirme devam! 01-01-1970 03:00 Anlamını bilmeyenler Aşure'yi yazamaz! 01-01-1970 03:00 Defol Alevi mi? O zaman hepimiz defolalım! 01-01-1970 03:00 Defol Alevi mi? O zaman hhepimiz defolalım! 01-01-1970 03:00 Baklava mı? Börek mi? MAGİNDER! 01-01-1970 03:00 Şehitlere saygı Sayın Koca! 01-01-1970 03:00 Sami Er'e Er Meydanı! 01-01-1970 03:00 Devletin töreni mi, Partinin gövde gösterisi mi? 01-01-1970 03:00 Yunus Akdaş'a belden aşağı vuranların asıl hedefi Malatya! 01-01-1970 03:00 Neredesiniz Sayın Vekiller? 01-01-1970 03:00 MALATYA BAROSU NEREDE? 01-01-1970 03:00 Güçlü Malatya'ya Doğru! 01-01-1970 03:00 YİNE YENİDEN KORKUSUZCA... 01-01-1970 03:00 UYANMA ZAMANI 01-01-1970 03:00 HEY KAYISI BORSASI NEREDESİN? 01-01-1970 03:00 bu vekiller ne iş yapıyor? 01-01-1970 03:00 MALATYA'DA DOSTLUK NEREDE KALDI? 01-01-1970 03:00 ÇALIŞAN 2 VEKİL 1 VALİ 01-01-1970 03:00 BAŞKANDAN İHBAR GİBİ İTİRAF 01-01-1970 03:00 BİZ NE ZAMAN BİRLEŞECEĞİZ? 01-01-1970 03:00 TEKİLÇİ OLMUŞUZ HABERİMİZ YOK! 01-01-1970 03:00 SURİYELİLERİ DEĞİL AİLENİ DÜŞÜN 01-01-1970 03:00 MALATYA İÇİN BİRLEŞİN 01-01-1970 03:00 MALATYA BASININA YAZIK OLUYOR... 01-01-1970 03:00 BU ŞOV DEĞİL DE NE ? 01-01-1970 03:00 KEŞKE ERDOĞAN HEP GELSE 01-01-1970 03:00 YAZIK OLUYOR MALATYA'MA! 01-01-1970 03:00 FELAKETE SAATLER KALA! 01-01-1970 03:00 BEN UTANDIM YA SİZ? 01-01-1970 03:00 VELİ AĞBABA GERÇEĞİ 01-01-1970 03:00 KİM BU SUÇLU? 01-01-1970 03:00 KOMUTAN YAVUZ! 01-01-1970 03:00 PİS KOKULAR GELİYOR 01-01-1970 03:00 SİYASET Mİ MALATYA GERÇEĞİ Mİ? 01-01-1970 03:00 BU NASIL ZİHNİYET? 01-01-1970 03:00 TURİST VEKİL! 01-01-1970 03:00 KİM UTANACAK? 01-01-1970 03:00 5 VEKİL + 1 KAYIP! 01-01-1970 03:00 KAYISI VAR MI? YOK MU? 01-01-1970 03:00 KAYISI VAR MI? YOK MU? 01-01-1970 03:00 MEHMET AKİF’İ ANMAK KAYISIDAN DAHA ÖNEMLİYMİŞ! 01-01-1970 03:00