Şimdi insan ister istemez duruyor…
Kafasını kaşıyor…
“Bir dakika” diyor.
Bu şehir ne yaşıyor, biz ne konuşuyoruz?
Malatya depremden çıkamamış.
Çarşı hâlâ yara.
Konteynerler hâlâ ev.
Gençler hâlâ göç yolunda.
Esnaf hâlâ borç defteriyle ayakta durmaya çalışıyor.
Ve bu şehrin bütün bu sorunlarını bugüne kadar en çok dile getiren isimlerden biri de Veli Ağbaba.
Bunu inkâr eden yok.
Hakkını yemeyelim.
Ama işte tam da bu yüzden bu soru daha yüksek sesle soruluyor:
Veli Ağbaba, onca yangının ortasında bu Boncuklu video neydi?
Bir sosyal medya videosu patlıyor.
İzlenme sayıları uçuyor.
30 milyon izlenme alıyor.
Herkes paylaşıyor.
Algoritma coşmuş.
Ve bir bakıyoruz;
Veli Ağbaba konteynere gidiyor,
Köpekle tanışıyor,
Patilerini seviyor,
Video çekiyor,
Paylaşıyor.
Tamam diyelim ki, Ağbaba’da hayvan sevgisi var. Boncuğu merak etti gitti, tanıştı biraz da sevdi.
İyi tamam da bunu videoya çekip sosyal medyada paylaşmak niye?
E şimdi Malatyalı saf değil.
Bu şehir çok şey gördü.
Bu şehir gösteriyi tanır.
Soruyor halk:
“Bu gerçekten içinden mi geldi, yoksa ‘bu da tutar’ mı dendi?”
Bakın mesele köpek değil.
Bakın mesele hayvan sevgisi hiç değil.
Boncuk suçsuz.
Boncuk masum.
Boncuk belki bu şehirdeki en temiz şey.
Ama mesele zamanlama.
Daha dün çıkıp “İnsanlar konteynerde yaşıyor” diye bas bas bağırırken, bugün konteynerde köpekle video çekmenin izahı zor.
Bir milletvekili her şeye yetişebilir mi?
Hayır.
Ama her şeye aynı hassasiyeti göstermek zorunda mı?
İşte orası tartışmalı.
Bu görüntü Malatya’da “ne kadar sevimli” diye okunmadı.
Bu görüntü “ne alaka şimdi” diye okundu.
Çünkü bu şehirde insanlar şunu soruyor:
“Bizim derdimiz bu mu şimdi?”
Bir köşe yazarı olarak değil,
Bir Malatyalı olarak soruyorum:
Veli abi,
Bu kadar dosya varken,
Bu kadar acil konu varken,
Bu kadar çözüm bekleyen mesele varken;
Bir fenomen videosunun peşine düşmek sana yakıştı mı?
Siyaset bazen sert duruş ister.
Bazen geri planda kalmayı ister.
Bazen de “ben burada görünmeyeyim” demeyi ister.
Ama burada tam tersi oldu.
Kamera açıldı.
Sahne kuruldu.
Paylaşım yapıldı.
İşte rahatsızlık tam da burada başladı.
Çünkü Malatya artık duygu sömürüsüne, görüntü siyasetine, like üzerinden vicdan anlatmaya doymuş durumda.
Bu şehir şovdan yoruldu.
Bu şehir netlik istiyor.
Kimse Veli Ağbaba’dan köpek sevme hesabı sormuyor.
Ama herkes şunu soruyor:
“Bu şehir yanarken senin önceliğin bu mu olmalıydı?”
Cevabı zor bir soru.
Ama sorulması kaçınılmazdı.
Ve bugün bu Boncuklu video,
Sevimliliğiyle değil; zamanlamasıyla, mesajıyla,
‘neden şimdi’ sorusuyla anılıyor.
Son söz net:
Malatya’nın derdi trend değil.
Malatya’nın derdi gerçek.
Ve bu şehir artık şunu söylüyor:
“Biz görüntü değil, ağırlık istiyoruz.”
Hele bu sensen Veli abi…