Gel otur çay içelim, bilirsin ben çay severim…
Çayını al, anlatayım sana Yazıhan’da neler oluyor…
Bak şimdi, burası öyle “partinin iç meselesi” deyip geçilecek bir yer değil. Çünkü işin içinde halk, muhtarlar, belediye başkanı, disiplin kurulları ve Malatya çıkarması var.
Herkes gergin, herkes şaşkın.
Şimdi anlatayım, başkan ne yaptı, CHP ne yaptı, halk niye cezalandırılıyor…
Yazıhan 20 yıl sonra AK Parti’yi gönderdi, CHP’yi getirdi.
Halk dedi ki: “Tamam, siz yönetin.”
Ama CHP, işte o noktada Başkanın iddiasına göre, “bir şirketteki yönetim gibi” davranmaya başladı.
Başkan Abdulvahap Göçer, bunu açık açık söyledi:
“CHP’yi şirket gibi yönetiyorsunuz. Bana bilgi verilmedi. İl yönetimi, milletvekili Veli Ağbaba, sürekli kendi bildikleri şekilde hareket ediyor. Biz, halkın seçtiği belediyeyi yönetmeye çalışıyoruz ama adım atamıyoruz. Delegeler neden benden gizlendi?”
Bunu dedi diye, Başkan hemen disipline verildi. İhraç talebi gündeme geldi.
Tamam, bu sizin iç meseleniz, partide alacağınız kararlar. Buna karışamayacağız, Peki sadece başkan mı? Hayır. Başkanın yanında duran altı meclis üyesi, başkan yardımcıları, diğer partili çalışanlar…
Hepsi disipline sevk edildi. Neden? Çünkü onlar da başkanla aynı tarafta durdu, “arkadaşımızın yanında duruyoruz” dedi.
CHP yönetimi için bu bir suç oldu. Eeee, tamam buna da parti iç meselesi diyelim, seçmen olarak, Yazıhanlı olarak karışmayalım. Siz karar ver
Ama en garibi muhtarlar.
32 muhtar, yani Yazıhan’ın neredeyse tamamı, başkanın yanında durdu.
Ne yaptı onlar?
Toplantılara katıldı, destek verdi.
Şimdi bu muhtarlar ne olacak?
Onlarda mı ihraç edilecek? Yok tabi bir ihraç. Çünkü onlar muhtar, CHP ile bağları yok. Başkan ile gönül bağları var, Başkanı beğendiler ve yanında durdular.
Tam tamına 33 muhtar…
Şimdi soralım CHP’li yöneticilere bu muhtarlar ne olacak sahi?
Yoksa partiye geldiklerinde içerimi alınmayacaklar, yâda yakında seçim olursa onlara kapılar mı kapanacak?
Neyse buda CHP ile 33 muhtarın iç meselesi…
Şimdi Malatya’ya geliyoruz.
6 Şubat depreminin yıldönümü için CHP Malatya’ya adeta çıkarma yapıyor. Genel Başkan Özgür Özel geliyor, 5 büyükşehir belediye başkanı da beraberinde geliyor.
Ama ne yapıyorlar?
CHP’li belediyelere destek verecekler, kreşler açacaklar, araç desteği sağlayacaklar…
E, bunların içinde Yazıhan yok.
Niye? Çünkü CHP listeden Yazıhan’ı çıkardı.
Doğanşehir var, Hekimhan var, Arguvan var, Arapkir var… Yazıhan yok.
Şimdi soruyorum sana:
Yazıhan halkı ne yaptı?
20 yıl sonra CHP’ye belediyeyi teslim etti diye mi cezalandırılıyor?
Başkan eleştirdi diye mi yok sayılıyor?
Muhtarlar, meclis üyeleri yok sayılıyor, ama diğer belediyelere yardım gidiyor. Peki, Yazıhan neden yok? Yazıhan halkının suçu ne? Sana oy vermek mi, hizmet almak için seni tercih etmesi mi?
Bak bir de şunu unutmayalım: Halk diyor ki, Başkan iyi yönetiyor. Belediyeyi çalıştırıyor, işleri yürütüyor.
Başkanın eleştirisi, yani “siz bize bilgi vermiyorsunuz, halkın seçtiği belediye başkanından delegeleri gizliyorsunuz. Biz boyun eğmeyenlerdeniz. Gönülden CHP’liyiz ve bize oy veren Ayşe teyzeleri satmayız.” Cümlesi. Sonuç; CHP yönetimi için büyük suç. Disiplin, ihraç. Tamam bizine…
Ama sorun sadece Başkan değil. Başkanın yanında duranlar da cezalandırılıyor. Muhtarlar görmezden geliyorlar. Ve Malatya’da yapılacak büyük çıkarmada bile Yazıhan yok. Yani, hem başkan hem de halk yok sayılıyor.
Şimdi sana soruyorum:
Bu halk, 20 yıl sonra sandıkta CHP’yi seçti diye mi günahkâr oldu? Başkanın eleştirisi yüzünden mi cezalandırılıyor? Muhtarlar, meclis üyeleri, vatandaşlar… Onlar da mı suçlu?
Ben bir Yazıhanlı olarak söylüyorum: CHP, belediye başkanıyla kavgalı olabilirsiniz, söylediklerini kabul etmeyebilirsiniz. Onu da geçtim, ihraç talebi olabilir. Hatta ihraç edebilirsiniz, bu partinin vereceği bir karar.
Ama halkı, muhtarları, meclis üyelerini yok sayamazsınız.
İşte tam burada durun. Yazıhan’ı listeden çıkaramazsınız.
Halkın hakkını çalamazsınız.
Bak, bu kahvede anlatır gibi konuşuyorum ama gerginlik ciddi.
İnsanlar şaşkın.
Soruyorlar: “Biz ne yaptık? Halkın günahı ne?”
Ey CHP, bir dur ve bak: Belediye başkanıyla kavga edebilirsin. Ama halkı, muhtarları, Yazıhan’ı cezalandırmak size yakışmaz. İlçe teşkilatınızı harekete geçirin ve Yazıhan halkına gereken destek, yardımları yapın.
Yoksa
Bu sessizlik size, partinize pahalıya patlar.
Yazıhan unutmaz. Yazıhan konuşur. Ve gün gelir…