CHP’de neler oluyor? Koca MYK, Malatya’da bir kadın kolları başkanıyla mı uğraştı?

Kenan Kaya

02-09-2026 00:29

CHP Malatya’da sular bir türlü durulmuyor.

Bir kadın kolları başkanı atanıyor…

Aradan sadece 15 gün geçiyor.

Ardından görevden alındığı söyleniyor.

Ama ortada ilginç bir durum var:

Görevden alınan Canan Erdoğan, kendisine resmi bir tebligat yapılmadığını söylüyor ve “Ben hâlâ görevimin başındayım” diyerek çalışmalarına devam ediyor.

İl başkanı ise topu genel merkeze atıyor.

“Bu konu Kadın Kolları Genel Merkezi’ni ilgilendiriyor” deniliyor.

Fakat onun da söylediğine göre kendisine ulaşmış resmi bir tebligat yok.

Sonra günler geçiyor.

Ve bir bakıyoruz…

CHP Malatya Kadın Kolları Başkanlığı’na Esin Özdemir atanıyor.

İşte asıl hikâye bundan sonra başlıyor.

Çünkü eski başkan Canan Erdoğan susmuyor.

Hem de öyle böyle değil…

Zehir zemberek açıklamalar yapıyor.

Parti içerisindeki kişisel çekişmelerden, sürtüşmelerden, kulislerden söz ediyor.

Malatya’daki tartışmaların genel merkeze kadar taşındığını iddia ediyor.

Ve insan ister istemez soruyor:

CHP Malatya’da gerçekten neler oluyor?

Şimdi başa dönelim.

Canan Erdoğan genç bir girişimci olduğunu söylüyor.

Parti içerisinden kendisine kadın kolları başkanlığı teklifinin geldiğini anlatıyor.

“Baba ocağı” olarak gördüğü CHP’den gelen bu teklifi de kabul ettiğini ifade ediyor.

Buraya kadar her şey normal.

Bir siyasi parti yeni bir isimle yola çıkmak istiyor.

Genç bir kadın, girişimci kimliğiyle siyasete adım atıyor.

Görevi kabul ediyor.

Ancak daha 15 gün geçmeden hakkında çeşitli iddialar ortaya atılıyor ve görevden alınma süreci başlıyor.

Burada bir parantez açmak gerekiyor.

Canan Erdoğan’ın görevden alınmasına ilişkin kamuoyuna yansıyan iddialar, onun özel hayatıyla ilgili.

Fakat bunların ne kadarının doğru, ne kadarının yanlış olduğunu bilmiyoruz.

Bunu söylemek gerekiyor.

Çünkü bir insanın özel hayatıyla ilgili ortaya atılan iddiaları, hiçbir resmi açıklama veya somut belge olmadan gerçekmiş gibi kabul etmek gazetecilik değildir.

Ama ortada bir gerçek var:

Canan Erdoğan görevden alındı.

Ve kendisi bu sürecin nasıl işletildiği konusunda ciddi iddialarda bulunuyor.

Canan Erdoğan’ın anlatımına göre kendisinden hiçbir savunma istenmedi.

Genel merkeze gittiğinde Kadın Kolları Genel Başkanlığı ile görüşemediğini, hatta genel merkeze alınmadığını iddia ediyor.

Şimdi düşünün…

Bir il kadın kolları başkanı görevden alınacak.

Hakkında iddialar var.

Ve bu iddialar nedeniyle siyasi kariyeri açısından önemli bir karar verilecek.

İnsan doğal olarak şunu bekler:

“Gel, oturalım. Seni dinleyelim. İddiaları konuşalım. Savunmanı alalım. Sonra karar verelim.”

Ama Canan Erdoğan’ın anlattığı tablo böyle değil.

Tam tersine, kendisinin dinlenmediğini söylüyor.

İşte burası önemli.

Çünkü siyaset sadece makamdan ibaret değildir.

Siyaset aynı zamanda insan yönetme sanatıdır.

Bir insanı göreve getiriyorsanız, görevden alırken de hangi gerekçeyle aldığınızı açıkça anlatmanız gerekir.

Aksi halde ortaya dedikodu çıkar.

Kulis çıkar.

“Beni neden görevden aldılar?” sorusu çıkar.

Ve daha kötüsü…

Parti içerisindeki kavga büyür.

Canan Erdoğan’ın açıklamalarında daha da dikkat çekici bir bölüm var.

Kemal Kılıçdaroğlu…

Evet, CHP binasına dahi alınmayan Canan Erdoğan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile görüştüğünü açıklıyor.

Canan Erdoğan’ın söylediklerine göre genel merkezde yaşadığı sorunların ardından Kılıçdaroğlu ile kendi evinde görüştü.

Anlattıklarını dinledi.

Ve ona, özetle, “Kızım git sen işine bak, bunlara aldırış etme” dediğini aktarıyor.

Şimdi burada duralım.

Gerçekten duralım.

Çünkü bu iddia doğruysa ortaya çok daha büyük bir soru çıkıyor.

Genel Başkanlık makamında bulunan bir isim, genç bir kadın siyasetçiyi dinliyor.

Yaşadığı sorunları dinliyor.

Ona devam etmesini söylüyor.

Genç kadın Malatya’ya dönüyor.

Görevine devam ediyor.

Fakat bir süre sonra görevden alınıyor.

O zaman insan sormadan edemiyor:

Kılıçdaroğlu’nun sözü neden karşılık bulmadı?

MYK üyeleri farklı mı düşündü?

Kadın Kolları Genel Merkezi farklı mı düşündü?

Yoksa ortada Canan Erdoğan’ın kamuoyuna anlattığından çok daha farklı bir süreç mi vardı?

Bunların cevabını CHP yönetiminin vermesi gerekiyor.

Canan Erdoğan bununla da kalmıyor.

Görevden alınması için MYK üyelerinin ve bazı milletvekillerinin harekete geçtiğini iddia ediyor.

Malatya’dan da isimler veriyor.

Enver Kiraz…

Eski il başkanı Celal Berktaş…

Mazlum Kutlu…

İzzet Özden…

Daha sonra MYK sürecinde Yıldırım Kaya’nın, Neşe Bükdü’nün, Tahsin Tarhan’ın, Cemal Canpolat’ın ve Orhan Sarıbal’ın isimlerini de gündeme getiriyor.

Şimdi burada sorulması gereken çok basit bir soru var:

Koca MYK üyeleri gerçekten Malatya’da bir kadın kolları başkanıyla mı uğraştı?

Eğer uğraştılarsa neden?

Canan Erdoğan’ın iddia ettiği gibi mesele kişisel çekişme miydi?

Yoksa CHP yönetiminin kamuoyuna açıklamadığı başka gerekçeler mi vardı?

Eğer başka gerekçeler varsa neden açıklanmadı?

İşte CHP’nin cevaplaması gereken sorular bunlar.

Çünkü siyaset, kulislerle yönetildiğinde vatandaşın kafasında soru işaretleri büyür.

Hele ki konu bir kadın kolları başkanlığı gibi parti içerisinde önemli bir görevse…

Hele ki göreve getirilen kişi sadece 15 gün sonra görevden alınıyorsa…

Daha da önemlisi, görevden alınan kişi çıkıp “Bana savunma bile sorulmadı” diyorsa…

Burada açıklama yapılması artık bir tercih değil, ihtiyaçtır.

Bir başka mesele de CHP Malatya teşkilatının içerisindeki iddialar.

Canan Erdoğan, Malatya’daki kişisel çekişmelerden söz ediyor.

Sürtüşmelerden bahsediyor.

Parti içerisindeki bazı hesaplaşmaların genel merkeze kadar taşındığını ileri sürüyor.

İşte CHP açısından asıl tehlike burada.

Çünkü bir siyasi partide fikir ayrılığı olabilir.

Olmalıdır da.

Farklı düşünceler olacaktır.

Farklı adaylar desteklenecektir.

Farklı siyasi anlayışlar yarışacaktır.

Bunların tamamı siyasetin doğasında var.

Ama kişisel hesaplaşmalar siyasetin önüne geçerse…

Parti içerisinde makam mücadelesi, koltuk mücadelesi, birbirini tasfiye etme mücadelesi başlarsa…

İşte o zaman siyaset kaybeder.

Parti kaybeder.

En önemlisi de seçmen kaybeder.

Canan Erdoğan’ın açıklamalarını okurken insanın aklına ister istemez şu geliyor:

CHP gerçekten değişim mi istiyor?

Yoksa eski alışkanlıklar yeni isimlerle mi devam ediyor?

Genel merkez yönetimi “sahaya ineceğiz, örgütü güçlendireceğiz” derken Malatya’da yaşananlar bunun tam tersini mi gösteriyor?

Kadınların siyasette daha fazla yer alması gerektiği söylenirken genç bir kadın siyasetçi daha 15 gün sonra neden bu kadar tartışmalı bir sürecin içerisine girdi?

Ve en önemlisi…

Bir kadın kolları başkanı görevden alınırken neden kamuoyuna açık, net ve ikna edici bir açıklama yapılmadı?

Şimdi yeni bir kadın kolları başkanı var.

Esin Özdemir göreve getirildi.

Kendisine başarılar dilemek gerekir.

Çünkü onun işi kolay değil.

Bir önceki başkanın görevden alınması üzerinden bu kadar tartışmanın yaşandığı bir ortamda yeni göreve gelen kişinin yapması gereken en önemli şey, parti içerisindeki kırgınlıkları azaltmak olacaktır.

Fakat bunun için sadece yeni bir başkan atamak yetmez.

Örgüt içerisindeki sorunların da çözülmesi gerekir.

Çünkü koltuk değişir ama sorun aynı kalırsa hiçbir şey değişmez.

Bugün Canan Erdoğan konuşur.

Yarın başka biri konuşur.

Öbür gün bir başka isim çıkar.

Ve CHP Malatya teşkilatı sürekli kendi içerisindeki tartışmalarla gündeme gelir.

Bu da CHP’nin asıl vermek istediği mesajın önüne geçer.

Benim burada en çok merak ettiğim konu ise şu:

Canan Erdoğan’ın anlattıklarına CHP yönetimi ne cevap verecek?

“Bunların tamamı yalan” mı diyecek?

“Şu gerekçeler nedeniyle görevden aldık” mı diyecek?

“Genel merkezde böyle bir süreç yaşanmadı” mı diyecek?

Yoksa yine susacak mı?

Çünkü suskunluk bazen siyasette en yüksek sesli açıklamadır.

Bir iddia ortaya atılıyor.

İsimler veriliyor.

MYK üyelerinin isimleri tek tek anılıyor.

Eski ve mevcut parti yöneticileri tartışmanın içerisine çekiliyor.

Genel Başkan Kılıçdaroğlu ile yapılan özel bir görüşmeden bahsediliyor.

Ve bütün bunların karşısında sessizlik olursa, kamuoyunun kafasındaki soru işaretleri daha da büyür.

Bir de işin Kılıçdaroğlu tarafı var.

Canan Erdoğan’ın anlatımı doğruysa, Kılıçdaroğlu kendisini dinlemiş ve destek vermiş.

O zaman ikinci soru geliyor:

Kılıçdaroğlu’nun sözü neden etkili olmadı?

Eğer etkili olduysa Canan Erdoğan neden görevden alındı?

Eğer Kılıçdaroğlu böyle bir talimat vermediyse, Canan Erdoğan neden böyle bir görüşme yaşandığını anlatıyor?

Bütün bu soruların cevabı verilirse mesele çok daha kolay anlaşılır.

Verilmezse CHP Malatya’daki tartışma büyümeye devam eder ve Genel Merkeze intikal eder.

Etmeli de.

Baksanıza bir ilin Kadın Kolları Başkanı ataması veya görevden alınmasına Genel Başkanın dahi gücü yetmiyor. Kadın Kolları Başkanı sessiz ve işin içinde MYK üyelerinin isimleri geçiyor.

Adama sormazlar mı!

Siz Canan Erdoğan’ı göreve atarken hiç mi araştırma yapmadınız?

Yok yaptınız da bir kurban mı vermek istediniz, CHP Malatya İl Teşkilatını karıştırmak için…

İnsanın aklına bir kaç ay öncesi geliyor. Mevcut İl Başkanı Hakan Satılmış partisi için savaş veriyor, Kemal Kılıçdaroğlu'nun arkasında sonuna kadar duruyor. 

Hani hatırlıyorum da, İl Başkanlığına atanırken oldukça zor bir süreçten geçti.

Birçok MYK üyesi atanmasına karşı çıktı, ayak oyunları oynandı.

Gerçi halen de devam ediyor...

Ama Kemal Bey o ismin arkasında dik durdu.

"Malatya'da İl Başkanı Hakan Satılmış" dedi ve öyle oldu.

Bu süreç sonrasında aldığımız duyumlara göre bazı kişler İl Başkanının ayağını kaydırmak için gizli gizli planlar yapıyorlar. Bu isimler arasında Kayyum İl Başkanı Gürsel Tekin'in de olduğu konuşuluyor.

Anlaşılan O ki, MYK bölünmüş ve Genel Başkan'ın sözü para etmez olmuş. 

Yoksa iki yalan söz, iki iddia ile koca koca MYK üyelerin ne işi olur.

Yoksa bu oyun İl Başkanlığı için atılan ilk hamle mi?

Bu bilinmez, zamanla herşey ortaya çıkar...

Şimdi, CHP’nin önünde aslında çok daha büyük bir sınav var.

Malatya’da vatandaş deprem sonrası hayatını yeniden kurmaya çalışıyor.

Esnaf ayakta kalmaya çalışıyor.

Gençler gelecek kaygısı yaşıyor.

Çiftçi, kayısı üreticisi, işçi, memur kendi derdine çözüm arıyor.

Vatandaşın CHP’den beklentisi de doğal olarak kendi içerisinde kavga eden bir teşkilat görmek değil.

Vatandaş siyasetçiden çözüm bekliyor.

Muhalefetten güçlü bir ses bekliyor.

Sorunların üzerine gitmesini bekliyor.

Ama parti kendi içerisinde “kim kiminle uğraşıyor” tartışmasına sıkışırsa, asıl meseleler arka planda kalıyor.

Şunu da açıkça söylemek gerekiyor:

Canan Erdoğan’ın söylemleri doğruysa CHP Malatya açısından ciddi bir örgüt sorunu vardır. Ve hatta Malatya teşkilatına MYK üyeleri karışıyor. Orta alanda gerginlikler çıkartıyorlar demek gelir insanın aklına…

İddialar doğru değilse de yine ciddi bir iletişim sorunu vardır.

Çünkü bir kadın kolları başkanı çıkıp bu kadar ağır iddialarda bulunuyorsa ve parti yönetimi bunlara cevap vermiyorsa, kamuoyunun kafasında soru işareti oluşması kaçınılmazdır.

Dolayısıyla CHP’nin yapması gereken şey çok basit:

İddialara cevap vermek.

DİĞER YAZILARI Sami Er’le Uğraşacağınıza Malatya’yla Uğraşın! 01-01-1970 03:00 Basın anketiyle başkan seçilmez arkadaş! 01-01-1970 03:00 Malatya’da Bir Bakan, İki Saat Mesai ve Kayıp Bir Vekil! 01-01-1970 03:00 Malatya Kültür Yolu Festivali neden sadece Malatya’da kalıyor? 01-01-1970 03:00 Fotoğraf Kareleri Yalan Söylemez! 01-01-1970 03:00 Malatya'da çirkin siyaset! 01-01-1970 03:00 CHP’de  Kaburga nerede? 01-01-1970 03:00 TSO’yu Arka Bahçesi Yapmak İsteyen Kim? 01-01-1970 03:00 Sahi Malatyalı sanatçılar nerede? 01-01-1970 03:00 Dergâhlar Siyasetin Değil, İnancın Evidir! 01-01-1970 03:00 CHP Malatya'da ki sessizlik kafa karıştırıyor! 01-01-1970 03:00 Nerede O Eski Bayramlar! 01-01-1970 03:00 Kaybeden futbolcular değil Malatya oldu! 01-01-1970 03:00 İfade var, Delil Yok…Peki bu ülke neyi tartışıyor? 01-01-1970 03:00 Bir Plaketin Ardından Başlayan Tartışma: Malatya’da Görünmeyen Gerilim! 01-01-1970 03:00 Söylenenler, Yazılanlar ve Doğrular! 01-01-1970 03:00 Malatya’da vekilden geri adım, kırgınlık yerine ziyarete bıraktı! 01-01-1970 03:00 Poz Vermek Kolay, İnşaatı Bitirmek Zor: Sahi Cem evi Ne Oldu? 01-01-1970 03:00 Babacan’ın Sessiz Hizmeti, Tüfekçi’nin Mütevazılıği, Fendoğlu’nun “Abiliği! 01-01-1970 03:00 MAGİNDER Şimdide Alevilerin Sırtından Reklam Yapıyor! 01-01-1970 03:00 Malatya'da bir fotoğraf karesi ve bir Cami! 01-01-1970 03:00 Öğretmene Dayak Konusunda Mikrofon Sizde Sayın Başkan! 01-01-1970 03:00 Kalpler Malatya için atıyor! Teşekkürler Yunus Akdaş 01-01-1970 03:00 İlahiyi de Deyiş de Yargılayamazsınız! Halkın Sesi Susturulamaz 01-01-1970 03:00 Özür dilemek de erdemliktir, Veli Ağbaba! 01-01-1970 03:00 Sayın Müdür, Halka Hizmet Mi Kabadayılık Mı? 01-01-1970 03:00 Ey Başkan! Sürünerek Gelen Kadın Üzerinden Reklam Olur mu? 01-01-1970 03:00 Dilencilik Dediler, 40 Bin Gelecek İnşa Ettiler! MİAD ve MEV Gerçeğ 01-01-1970 03:00 Kayısı bahçede mi yetişti, yoksa gümrükte mi? 01-01-1970 03:00 Kayısı Yandı, Bitti… Şimdi Sahtekârlık Var! 01-01-1970 03:00 Özgür Özel üzeri yanlış algı yaratmak bu şehre ne sağlar! 01-01-1970 03:00 Malatya Yas Tutarken, Vekiller Neredeydi? 01-01-1970 03:00 İhsan Koca’nın Yeni Mesleği: Bakan Karşılama Vekili! 01-01-1970 03:00 Örümcek kafalılar yüzünden Bakan da gelmiyor, Yatırım da! 01-01-1970 03:00 CHP Yazıhan’ı Niye Sildi, Yazıhan Halkı neden Cezalandırıyor? 01-01-1970 03:00 Millete Ayar Vermek Kolay, Şehre Taş Koymak Zor! Ey MAGİNDER 01-01-1970 03:00 Hekimhan Çarşısı Gezildi… Peki Siyasetin Gölgesinde mi? 01-01-1970 03:00 Veli Ağbaba’nın tabutu Meclisi karıştırdı! 01-01-1970 03:00 Bize ayar vermeye çalışanlar kendinize çeki düzen verin 01-01-1970 03:00 Bunca Yangının Ortasında Bu Video Nereye Düştü Veli Abi? 01-01-1970 03:00 “Acil Çıkış” Yok Ama Tutunacak Bir Dal Var 01-01-1970 03:00 Ali Bakan'ın sözleri neden rahatsız etti ki? 01-01-1970 03:00 Bu Anket Malatya’yı Tanımıyor: Kayıp Vekil Nasıl Üst Sırada? 01-01-1970 03:00 Gazeteciler Günü’nde Gazeteciye Ayar! 01-01-1970 03:00 Malatya Yanarken Ankara’da Susan Vekillerin Utanç Karnesi 01-01-1970 03:00 “Malatya’nın Feryadı Göğe Çıkıyor, Vekiller Hâlâ Sessiz! 01-01-1970 03:00 Tüfenkci’nin Bitmeyen “Ben Yaptım” Yankısı ve Hızlı Tren Gerçeği 01-01-1970 03:00 Hayırdır Sayın Müftü, Ne Oluyor Size? 01-01-1970 03:00 Üniversiteli bu çocukların suçu ne? 01-01-1970 03:00 Dünya ayağa kalktı! Malatya nerede? 01-01-1970 03:00 İşçi Çatıda, Para Ankara’da! 01-01-1970 03:00 Malatya’nın Sesi Olduk, Malatya İşini Yaptık! 01-01-1970 03:00 Malatya Siyasetinde Vekil Kaçıyor, Ötekeleştirme devam! 01-01-1970 03:00 Anlamını bilmeyenler Aşure'yi yazamaz! 01-01-1970 03:00 Defol Alevi mi? O zaman hepimiz defolalım! 01-01-1970 03:00 Defol Alevi mi? O zaman hhepimiz defolalım! 01-01-1970 03:00 Baklava mı? Börek mi? MAGİNDER! 01-01-1970 03:00 Şehitlere saygı Sayın Koca! 01-01-1970 03:00 Sami Er'e Er Meydanı! 01-01-1970 03:00 Devletin töreni mi, Partinin gövde gösterisi mi? 01-01-1970 03:00 Yunus Akdaş'a belden aşağı vuranların asıl hedefi Malatya! 01-01-1970 03:00 Neredesiniz Sayın Vekiller? 01-01-1970 03:00 MALATYA BAROSU NEREDE? 01-01-1970 03:00 Güçlü Malatya'ya Doğru! 01-01-1970 03:00 YİNE YENİDEN KORKUSUZCA... 01-01-1970 03:00 UYANMA ZAMANI 01-01-1970 03:00 HEY KAYISI BORSASI NEREDESİN? 01-01-1970 03:00 bu vekiller ne iş yapıyor? 01-01-1970 03:00 MALATYA'DA DOSTLUK NEREDE KALDI? 01-01-1970 03:00 ÇALIŞAN 2 VEKİL 1 VALİ 01-01-1970 03:00 BAŞKANDAN İHBAR GİBİ İTİRAF 01-01-1970 03:00 BİZ NE ZAMAN BİRLEŞECEĞİZ? 01-01-1970 03:00 TEKİLÇİ OLMUŞUZ HABERİMİZ YOK! 01-01-1970 03:00 SURİYELİLERİ DEĞİL AİLENİ DÜŞÜN 01-01-1970 03:00 MALATYA İÇİN BİRLEŞİN 01-01-1970 03:00 MALATYA BASININA YAZIK OLUYOR... 01-01-1970 03:00 BU ŞOV DEĞİL DE NE ? 01-01-1970 03:00 KEŞKE ERDOĞAN HEP GELSE 01-01-1970 03:00 YAZIK OLUYOR MALATYA'MA! 01-01-1970 03:00 FELAKETE SAATLER KALA! 01-01-1970 03:00 BEN UTANDIM YA SİZ? 01-01-1970 03:00 VELİ AĞBABA GERÇEĞİ 01-01-1970 03:00 KİM BU SUÇLU? 01-01-1970 03:00 KOMUTAN YAVUZ! 01-01-1970 03:00 PİS KOKULAR GELİYOR 01-01-1970 03:00 SİYASET Mİ MALATYA GERÇEĞİ Mİ? 01-01-1970 03:00 BU NASIL ZİHNİYET? 01-01-1970 03:00 TURİST VEKİL! 01-01-1970 03:00 KİM UTANACAK? 01-01-1970 03:00 5 VEKİL + 1 KAYIP! 01-01-1970 03:00 KAYISI VAR MI? YOK MU? 01-01-1970 03:00 KAYISI VAR MI? YOK MU? 01-01-1970 03:00 MEHMET AKİF’İ ANMAK KAYISIDAN DAHA ÖNEMLİYMİŞ! 01-01-1970 03:00