Dilencilik Dediler, 40 Bin Gelecek İnşa Ettiler! MİAD ve MEV Gerçeğ

Kenan Kaya

14-02-2026 12:12

Bazı kelimeler vardır, ilk duyduğunda insanın kulağını tırmalar.

“Dilencilik” mesela.

Koca koca iş insanlarının, bürokratların, akademisyenlerin olduğu bir salonda biri çıkıp kendine “dilenci” diyorsa insan durur. Ama sonra anlıyorsun… O “dilencilik”, Malatya’nın çocukları için kapı kapı dolaşmak, bağış istemek, destek toplamakmış.

1985 yılı… Bir masa etrafında toplanan birkaç yürekli Malatyalı. İçlerinde seçkin iş insanları, eğitim sevdalıları ve gönüllüler var. “Bu memleketin çocukları okuyacak” diyorlar. Merhum Cumhurbaşkanı Turgut Özal da ciddi katkı ve destek veriyor. Ve böylece Malatya Eğitim Vakfı (MEV) yola çıkıyor.

İlk yıllar mütevazı. İlk burslar küçük. Ama niyet büyük. Geceleri banka müdürlerinin kapısını çalmak, iş insanlarını ikna etmek, köy köy dolaşıp okul açmak… Hepsi bu “dilencilik” kapsamındaymış.

Murat Mungar, bir köşesinde hatırlıyor:

“Yıllardan 2001, Haziran… Malatya’nın Doğanşehir ilçesinde Polat Beldesi’nde bir okul açılışına katıldım. Yolda, öğrencilik yıllarımızdan tanıdığım Dürin Ababay’la karşılaştım.

Ne işin var burada?

Ben Malatyalıyım. Asıl senin ne işin var?

Mevlüt Aslanoğlu’nu tanıyordum. Durumu anlattım, kolumdan tutup Malatya’ya getirdi. Devlet Hastanesi’nin dahiliye servisine hasta yatağı bağışı yaptık. Babamın adı yazılacak.”

Mungar devam ediyor:

“O günden sonra Mevlüt Bey’in ve 1985’te kurulan MEV’in çalışmalarını yakından izledim. MEV, burs vermekle kalmıyor; iş insanlarının Malatya’nın merkezinde, ilçelerinde ve köylerinde okul, derslik ve sağlık kurumları yaptırmasına öncülük ediyordu.”

O gece MEV’in 40. Yıl buluşmasında, geçmiş filmler gösterilirken, o 40 yıllık yolculuk yeniden hatırlandı. 40 bini aşkın burs, 4 anaokulu, 27 ilkokul, 11 lise, 14 sağlık kurumu, 11 hayır kurumu ve öğrenciler için yurtlar… Hepsi sırayla ekranda göz kırptı. Salonun ışıkları hafif kararmış, spot ışıkları fotoğrafları aydınlatıyor, her kareden bir emek fışkırıyordu.

Gecenin en dokunaklı anı, o 40 bin öğrenciden biri olan Muğla Valisi İdris Akbıyık’ın kürsüye çıkmasıyla yaşandı.

1986’da üniversiteye başladığında MEV bursuyla eğitim aldığını, bu destekle okulu tamamladığını hiç saklamadan anlattı. Gururla.

“Ben bu vakfın bursuyla okudum.”

Salondaki alkış tufanı, sadece bir vali için değil, 40 yıllık emeğin bir simgesi için yükseldi. Arkasında duran iş insanları, sanatçılar ve bürokratlar da gözlerini parlatıyordu. Çünkü o alkış, gönüllülerin gecelerce çaldıkları kapıların, mücadelelerinin sesi olmuştu.

Ve o gece bir başka dönüm noktası, MEV Genel Başkanı Mustafa Necati Tecdelioğlu’nun konuşmasıydı.

“40 bine ulaştık” dedi. Alkışlar…

Ama hemen ardından ekledi:

“Şimdi hedef 100 bin.”

Ve gözler salonun her köşesine çevrildi. Çünkü hedef, kendiliğinden gerçekleşmeyecekti. Tecdelioğlu, kampanyayı başlatıyordu:

“Bu hedef için yeni bir seferberlik başlatıyoruz. Pamuk eller ceplere. Bir SMS bir öğrenciyi okutabilir. Herkes elini taşın altına koymalı. Bu sadece vakfın işi değil, Malatya’nın işi.”

O anda salon bir sessizlik ve ardından coşkuya büründü. İş insanları kol kola girdi, sanatçılar gülümsedi, bürokratlar not aldı. Sadece geçmişe övgü değil, geleceğe adım atılıyordu.

Şişli’deki eski yurt binasının deprem raporu nedeniyle yıkıldığı, yerine yeniden kız yurdu yapılacağı, yeni burs fonlarının büyütüleceği ve destek modellerinin çeşitleneceği anlatıldı. Tecdelioğlu’nun sözleri netti:

“Biz geçmişte olduğu gibi gelecekte de çocuklarımızın yanında olacağız. 100 bin öğrenciyi okutmak, bu vakfın ve Malatya’nın ortak hedefidir.”

Her paragraf bir çağrıydı. Her cümle bir sorumluluk yüküyordu.

Tekrar başa dönelim:

“Dilencilik” dediler.

Ama o kapılar çalınmasaydı bugün 40 bin hikaye olmayacaktı. Eğer o insanlar geri dursaydı, bugün bir vali kürsüde “Ben bu bursla okudum” diyemezdi.

Mesele utanmak değilmiş.

Mesele cesaretmiş.

Şimdi hedef 100 bin.

Ve işin ilginç yanı, Malatya’da hâlâ bir “dilenci” var. Kendi tabiriyle dilenci.

MİAD Başkanı Yunus Akdaş.

Her konuşmasında söylüyor:

“Ben dilenci gibi gidip birilerinin cebindeki parayı alıyorum ama kendime değil, Malatya’ya hizmet için alıyorum. Malatya hizmeti aşkıyla mücadele ediyorum.”

Ve gerçekten de öyle. Yönetimiyle birlikte, tıpkı MEV gibi, Malatya’ya sayısız hizmet yapıyor.

Malatya’ya ne mi yaptı?

Karakol yaptı; güvenliği güçlendirdi, vatandaşın huzurunu artırdı.

Okul yaptırdı; gençlerin eğitimine katkı sağladı ve bir dönem burs da verdi.

Çocuk Esirgeme Kurumu Sığınma Merkezi kurdu; kimsesiz çocuklar için güvenli bir yuva oluşturdu.

Hastaların yakınlarının kalabileceği, adeta bir otel konforunda konuk evi inşa etti; acılı ailelerin yükünü hafifletti.

Camiler yaptı; sadece ibadet değil, toplumsal dayanışma ve kültür merkezi işlevi kazandırdı.

Deprem zedeler için konteyner kentler kurdurdu; yaraların sarılmasında, hayatın normale dönmesinde elini bir gram olsun çekmedi.

Bunları saymak neredeyse bitmez. Her projede, her temel atmada, Malatya’ya olan bağlılığı ve hizmet aşkı hissediliyor.

Yunus Akdaş, Malatya’da depremin izlerinin silinmesi, yaraların kapanması için iş insanlarının desteğiyle her türlü faaliyeti sürdürüyor. Gece gündüz, gönüllülükle, şehrin geleceği için çalışıyor.

Ve işin en güzel tarafı şu: Eğer bunlar “dilenciyse”, gelin hepimiz dilenci olalım. Çünkü bu dilencilik, cebimize değil, memleketin geleceğine, çocukların eğitimine, vatandaşın refahına hizmet ediyor.

Akdaş’ın mücadelesi, MEV’in 40 yıllık mücadelesiyle aynı ruhu taşıyor: küçük adımlarla, büyük emekle, gönüllülükle Malatya’yı büyütmek. İşte gerçek “dilencilik” bu; gururla ve cesaretle yapılan bir hizmetin adı. MEV ve MİAD...

Peki Malaty'da ki a hatta yüzlerce STK kuruluşları ne yapıyror, Toki önlerine gipip esnf gezip boz gösteriyror, kare kre resimler çekinip basına serves dediyor. bazıları da akılları sıra siyasilere, bütolratlara akıl veriyro. Ama merak etmesinler bu kamuoyu onları da MİAD şle MEV'e görüyor. 

Takdir ise halkın, kalın sağlacaklı...

 

DİĞER YAZILARI Nerede O Eski Bayramlar! 01-01-1970 03:00 Kaybeden futbolcular değil Malatya oldu! 01-01-1970 03:00 İfade var, Delil Yok…Peki bu ülke neyi tartışıyor? 01-01-1970 03:00 Bir Plaketin Ardından Başlayan Tartışma: Malatya’da Görünmeyen Gerilim! 01-01-1970 03:00 Söylenenler, Yazılanlar ve Doğrular! 01-01-1970 03:00 Malatya’da vekilden geri adım, kırgınlık yerine ziyarete bıraktı! 01-01-1970 03:00 Poz Vermek Kolay, İnşaatı Bitirmek Zor: Sahi Cem evi Ne Oldu? 01-01-1970 03:00 Babacan’ın Sessiz Hizmeti, Tüfekçi’nin Mütevazılıği, Fendoğlu’nun “Abiliği! 01-01-1970 03:00 MAGİNDER Şimdide Alevilerin Sırtından Reklam Yapıyor! 01-01-1970 03:00 Malatya'da bir fotoğraf karesi ve bir Cami! 01-01-1970 03:00 Öğretmene Dayak Konusunda Mikrofon Sizde Sayın Başkan! 01-01-1970 03:00 Kalpler Malatya için atıyor! Teşekkürler Yunus Akdaş 01-01-1970 03:00 İlahiyi de Deyiş de Yargılayamazsınız! Halkın Sesi Susturulamaz 01-01-1970 03:00 Özür dilemek de erdemliktir, Veli Ağbaba! 01-01-1970 03:00 Sayın Müdür, Halka Hizmet Mi Kabadayılık Mı? 01-01-1970 03:00 Ey Başkan! Sürünerek Gelen Kadın Üzerinden Reklam Olur mu? 01-01-1970 03:00 Kayısı bahçede mi yetişti, yoksa gümrükte mi? 01-01-1970 03:00 Kayısı Yandı, Bitti… Şimdi Sahtekârlık Var! 01-01-1970 03:00 Özgür Özel üzeri yanlış algı yaratmak bu şehre ne sağlar! 01-01-1970 03:00 Malatya Yas Tutarken, Vekiller Neredeydi? 01-01-1970 03:00 İhsan Koca’nın Yeni Mesleği: Bakan Karşılama Vekili! 01-01-1970 03:00 Örümcek kafalılar yüzünden Bakan da gelmiyor, Yatırım da! 01-01-1970 03:00 CHP Yazıhan’ı Niye Sildi, Yazıhan Halkı neden Cezalandırıyor? 01-01-1970 03:00 Millete Ayar Vermek Kolay, Şehre Taş Koymak Zor! Ey MAGİNDER 01-01-1970 03:00 Hekimhan Çarşısı Gezildi… Peki Siyasetin Gölgesinde mi? 01-01-1970 03:00 Veli Ağbaba’nın tabutu Meclisi karıştırdı! 01-01-1970 03:00 Bize ayar vermeye çalışanlar kendinize çeki düzen verin 01-01-1970 03:00 Bunca Yangının Ortasında Bu Video Nereye Düştü Veli Abi? 01-01-1970 03:00 “Acil Çıkış” Yok Ama Tutunacak Bir Dal Var 01-01-1970 03:00 Ali Bakan'ın sözleri neden rahatsız etti ki? 01-01-1970 03:00 Bu Anket Malatya’yı Tanımıyor: Kayıp Vekil Nasıl Üst Sırada? 01-01-1970 03:00 Gazeteciler Günü’nde Gazeteciye Ayar! 01-01-1970 03:00 Malatya Yanarken Ankara’da Susan Vekillerin Utanç Karnesi 01-01-1970 03:00 “Malatya’nın Feryadı Göğe Çıkıyor, Vekiller Hâlâ Sessiz! 01-01-1970 03:00 Tüfenkci’nin Bitmeyen “Ben Yaptım” Yankısı ve Hızlı Tren Gerçeği 01-01-1970 03:00 Hayırdır Sayın Müftü, Ne Oluyor Size? 01-01-1970 03:00 Üniversiteli bu çocukların suçu ne? 01-01-1970 03:00 Dünya ayağa kalktı! Malatya nerede? 01-01-1970 03:00 İşçi Çatıda, Para Ankara’da! 01-01-1970 03:00 Malatya’nın Sesi Olduk, Malatya İşini Yaptık! 01-01-1970 03:00 Malatya Siyasetinde Vekil Kaçıyor, Ötekeleştirme devam! 01-01-1970 03:00 Anlamını bilmeyenler Aşure'yi yazamaz! 01-01-1970 03:00 Defol Alevi mi? O zaman hepimiz defolalım! 01-01-1970 03:00 Defol Alevi mi? O zaman hhepimiz defolalım! 01-01-1970 03:00 Baklava mı? Börek mi? MAGİNDER! 01-01-1970 03:00 Şehitlere saygı Sayın Koca! 01-01-1970 03:00 Sami Er'e Er Meydanı! 01-01-1970 03:00 Devletin töreni mi, Partinin gövde gösterisi mi? 01-01-1970 03:00 Yunus Akdaş'a belden aşağı vuranların asıl hedefi Malatya! 01-01-1970 03:00 Neredesiniz Sayın Vekiller? 01-01-1970 03:00 MALATYA BAROSU NEREDE? 01-01-1970 03:00 Güçlü Malatya'ya Doğru! 01-01-1970 03:00 YİNE YENİDEN KORKUSUZCA... 01-01-1970 03:00 UYANMA ZAMANI 01-01-1970 03:00 HEY KAYISI BORSASI NEREDESİN? 01-01-1970 03:00 bu vekiller ne iş yapıyor? 01-01-1970 03:00 MALATYA'DA DOSTLUK NEREDE KALDI? 01-01-1970 03:00 ÇALIŞAN 2 VEKİL 1 VALİ 01-01-1970 03:00 BAŞKANDAN İHBAR GİBİ İTİRAF 01-01-1970 03:00 BİZ NE ZAMAN BİRLEŞECEĞİZ? 01-01-1970 03:00 TEKİLÇİ OLMUŞUZ HABERİMİZ YOK! 01-01-1970 03:00 SURİYELİLERİ DEĞİL AİLENİ DÜŞÜN 01-01-1970 03:00 MALATYA İÇİN BİRLEŞİN 01-01-1970 03:00 MALATYA BASININA YAZIK OLUYOR... 01-01-1970 03:00 BU ŞOV DEĞİL DE NE ? 01-01-1970 03:00 KEŞKE ERDOĞAN HEP GELSE 01-01-1970 03:00 YAZIK OLUYOR MALATYA'MA! 01-01-1970 03:00 FELAKETE SAATLER KALA! 01-01-1970 03:00 BEN UTANDIM YA SİZ? 01-01-1970 03:00 VELİ AĞBABA GERÇEĞİ 01-01-1970 03:00 KİM BU SUÇLU? 01-01-1970 03:00 KOMUTAN YAVUZ! 01-01-1970 03:00 PİS KOKULAR GELİYOR 01-01-1970 03:00 SİYASET Mİ MALATYA GERÇEĞİ Mİ? 01-01-1970 03:00 BU NASIL ZİHNİYET? 01-01-1970 03:00 TURİST VEKİL! 01-01-1970 03:00 KİM UTANACAK? 01-01-1970 03:00 5 VEKİL + 1 KAYIP! 01-01-1970 03:00 KAYISI VAR MI? YOK MU? 01-01-1970 03:00 KAYISI VAR MI? YOK MU? 01-01-1970 03:00 MEHMET AKİF’İ ANMAK KAYISIDAN DAHA ÖNEMLİYMİŞ! 01-01-1970 03:00