Sosyal medyada geziyoruz.
Bakıyoruz, inceliyoruz.
Kim nerede, ne yapıyor, hangi ilçede hangi proje hangi aşamada…
Artık vatandaş da böyle takip ediyor. Fotoğrafa bakıyor, detaya bakıyor, satır aralarını okuyor.
Derken Hekimhan karşımıza çıkıyor.
Ve Hekimhan’da sahayı seven, çalışkanlığıyla bilinen bir isim: AK Parti İlçe Başkanı Salim Akyüz.
Bir paylaşım yapıyor.
Hekimhan Çarşı Projesi.
Kaymakam sahada.
TOKİ yetkilisi sahada.
Müteahhit firma sahada.
İnşaat alanı gezilmiş, bilgi alınmış, fotoğraflar çekilmiş.
İlk bakışta her şey yerli yerinde.
Bir ilçe başkanı sahada.
Bir kaymakam görevini yapıyor.
Devam eden bir proje yerinde inceleniyor.
Buraya kadar problem yok.
Zaten mesele de buradan sonra başlıyor!
Sayın Kaymakam,
Siz bu ilçenin kaymakamısınız.
Devletin temsilcisisiniz.
Çarşı merkezindeki projeleri incelemek, süreci denetlemek, eksikleri görmek sizin görevinizdir.
Vatandaş da sizden bunu bekler.
Ancak kamuoyunun aklına takılan bir nokta var, bir soru var. Bu soru görmezden gelinemez.
Bu ziyaret neden AK Parti İlçe Başkanı ile birlikte yapıldı?
Soruyu eğip bükmeden soralım.
Bu bir Kaymakamlık ziyareti miydi, yoksa bir siyasi ziyaret miydi?
Eğer bu Kaymakamlığın resmi bir incelemesiyse; neden sadece AK Parti İlçe Başkanı bu karede yer aldı?
İlçedeki diğer siyasi partilerin temsilcileri neden yoktu?
Eğer bu ziyaret AK Parti İlçe Başkanı’nın öncülüğünde gerçekleştiyse; bir kaymakamın, bir siyasi partinin ilçe başkanının saha çalışması programına eşlik etmesi ne kadar doğru?
Bakın, kimse kötü niyet aramıyor.
Kimse “yanlış yaptınız” demiyor.
Ama devletle siyasetin yan yana geldiği her kare, ister istemez soru üretir.
Vatandaş fotoğrafa bakar.
“Kim var?” der.
“Kim yok?” der.
Bugün bu karede sadece AK Parti İlçe Başkanı varsa, yarın “Devlet sadece bir partinin yanında mı?” sorusu gündeme gelir.
Bu soru rahatsız edici olabilir.
Ama bu soru meşrudur.
Çünkü devlet; sadece bir partinin değil, bu ilçede yaşayan herkesin devletidir.
Kaymakam; oyuna bakmadan, rozetine bakmadan, herkese eşit mesafede durmalıdır.
İşte tam da bu yüzden bu tür ziyaretler daha dikkatli planlanmalıdır.
İyi niyetle yapılan işler, yanlış algılara kurban edilmemelidir.
Bir fotoğraf karesi, aylarca anlatılamayacak tartışmaların kapısını açmamalıdır.
Salim Akgyüz sahaya iner.
Sorar, takip eder, paylaşır.
Bu onun görevi, hakkı ve sorumluluğudur.
Ama devlet, bir siyasi partinin gölgesinde görünmemelidir.
Devletin temsili, siyasetin önünde ve üstünde olmalıdır.
Bugün sorulan bu sorular, birilerine ağır gelebilir.
Ama unutulmamalıdır ki bu sorular düşmanlık değil, kamu adına yapılan bir hatırlatmadır.
Ve cevap verilmezse, sorular büyür.
Büyüdükçe de yapılan işler gölgede kalır.
Bizim derdimiz bağcıyı dövmek değil.
Bizim derdimiz üzümün nasıl yetiştiğini görmek.
Hekimhan Çarşısı gezildi.
Fotoğraflar paylaşıldı.
Kamuoyuna bilgi verildi.
Ama geriye tek bir soru kaldı:
Bu ziyaret, olması gerektiği gibi mi yapıldı…
Yoksa siyasetin gölgesinde mi kaldı?