Bir Malatyalı düşünün…
İş adamı.
Ticareti var, işi gücü var, kendi hayatını rahat rahat yaşayabilir. Ama aklı sürekli memleketinde.
Kendi işinden çok Malatya’yı düşünüyor.
Adı Yunus Akdaş.
Ama çoğu insan onu başka bir isimle tanıyor: MİAD Başkanı Yunus Akdaş.
Yıllardır İstanbul’da yaşayan Malatyalıları bir araya getiren, iş insanlarını aynı hedef etrafında buluşturan bir isim.
Öyle bir şey yapıyor ki…
Bazen kapı kapı dolaşıyor.
Malatyalı iş adamlarının kapısını çalıyor.
Destek istiyor.
Kimi zaman adeta dilenir gibi…
Ama kendisi için değil.
Malatya için.
Toplanan paralarla camiler yapılıyor, okullar yapılıyor, polis merkezleri yapılıyor, çocuk sevgi evleri kuruluyor.
Yani ortada laf yok.
İş var.
Hizmet var.
Malatya’ya dokunan eserler var.
Dün İstanbul’da düzenlenen MİAD iftar programı işte bunun en güzel örneklerinden biriydi.
Salon doluydu.
Onlarca değil…
Yüzlerce Malatyalı iş insanı aynı salonda, aynı sofrada buluşmuştu.
Ama bu sıradan bir iftar değildi.
Ne sadece yemek yemek için yapılmış bir davet…
Ne de protokol fotoğrafı çekilecek bir organizasyon.
Bu bir gönül buluşmasıydı.
Malatya’dan uzakta ama Malatya’yı yaşayan insanların buluşmasıydı.
Malatya’ya gönül vermiş insanların aynı sofrada buluşmasıydı.
Orada sadece Malatyalılar da yoktu.
Aralarında Malatyalı olmayan ama Malatya’yı seven, Malatya’ya gönül vermiş insanlar da vardı.
Bir başka ifadeyle…
Gönüllü Malatyalılar da o sofradaydı.
Aslında bu hikâye bugün başlamadı.
Yıllar önce başladı.
Yunus Akdaş yıllar önce bu yola çıktı.
Ama yalnız değildi.
Yanında Malatya için elini taşın altına koyan çok önemli isimler vardı.
Vahap Küçük,
Ömer Gümüştekin,
Hikmet Tanrıverdi,
Arif Karaca…
Ve daha onlarca, yüzlerce değerli iş insanı.
Hepsi aynı amaç için bir araya geldi:
Malatya’ya hizmet etmek.
Bugüne kadar birçok işe imza attılar.
Ama görünen o ki…
MİAD’ın Malatya’ya hizmet etmeye de yatırım yapmaya da doymaya niyeti yok.
Çünkü bu sefer yine önemli bir adım atıldı.
İki caminin yapılması için söz verildi.
Protokoller imzalandı.
Ama asıl önemli olan başka bir projeydi.
Yeni neslin bilim ve teknolojiyle büyüyeceği bir merkez…
Malatya’da kurulacak Bilim ve Teknoloji Merkezi.
Öyle sıradan bir bina değil.
Öyle tabela projesi de değil.
Bu şehirden yeni Turgut Özal’ların,
yeni İsmet İnönü’lerin,
yeni bilim insanlarının, profesörlerin yetişmesine katkı sunacak bir merkez.
Bu projeyi isteyen isim ise Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er.
MİAD Başkanı Yunus Akdaş da bunu açık açık ifade ediyor.
“Bu proje başkanımızın bizden istediği bir projeydi” diyor.
“Biz aylarca bunun üzerinde çalıştık.”
Sonunda da iş somut hale geliyor.
Sağ olsun Ömer Gümüştekin bu projenin binasını yapıyor.
Belediyenin kontrolünde burada gençler yetişecek.
Bilimle tanışacak.
Teknolojiyle büyüyecek.
Gelişecek.
Güçlenecek.
Ve belki de yıllar sonra o merkezden çıkan gençler Türkiye’nin en önemli bilim insanları olacak.
Bazen eleştiriyoruz.
Bazen haklı olarak kızıyoruz.
Ama hakkı da teslim etmek gerekiyor.
Çünkü Malatya’dan kilometrelerce uzakta olup da Malatya için bu kadar kafa yoran insan bulmak kolay değil.
O yüzden bazı şeyleri sadece görmek yetmez.
Takdir etmek de gerekir.
Çünkü dün İstanbul’da kurulan o sofrada sadece iftar yapılmadı.
Orada Malatya konuşuldu.
Orada Malatya için yeni adımlar atıldı.
Ve en önemlisi…
Malatya için çarpan kalpler bir kez daha aynı masada buluştu.
İyi ki de buluştu.
Çünkü memleket dediğin şey…
Sadece doğduğun şehir değildir.
Onu unutmayan insanların yüreğinde yaşayan yerdir.
Ve işte o gece bir kez daha gösterdi ki…
Malatya’ya gönül vermiş onlarca, yüzlerce iş adamı sayesinde Malatya yeniden ayağa kalkacak.
Ve bir gün, belki de çok uzak olmayan bir gelecekte, Doğu’nun Paris’i olacak.
Teşekkürler MİAD, teşekkürler Yunus Akdaş.