Bak Başkan, sana açık konuşacağım.
Bu şehir artık süslü cümleleri, kameraya oynanan açıklamaları, basına servis edilen pozları geçeli çok oldu.
Malatya’nın karnı tok. Çünkü bu şehir deprem gördü, yıkım gördü, göç gördü, yalnızlık gördü.
Bakan çıktı, Mega Endüstri Bölgeleri dedi.
OSB’lerin 11 katı büyüklüğünde alanlardan söz etti.
Liste açıklandı…
Malatya yok.
Can yakıcı mı? Elbette.
Ama mesele sadece listede adının geçmemesi değil.
Asıl mesele, bu noktaya gelene kadar kim ne yaptı, kim ne yapmadı!
Ve her kritik başlıkta olduğu gibi yine sahnede sen vardın Başkan.
MAGİNDER Başkanı olarak kameraların karşısına geçtin, dağıttın eleştiriyi.
Milletvekilleri çalışmıyormuş…
Ortada yoklarmış… Elazığ vekilleri mecliste ortalığı karıştırmış, Malatya vekiller neredeymiş?
Şehirle ilgilenmiyorlarmış…
Yetmedi.
Bu kez oklarını Malatya Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu’na çevirdin.
Burada bir durmak lazım.
Eleştiri haktır.
Konuşmak serbesttir.
Ama konuşmadan önce insan aynaya bakar.
Şimdi ben bu şehrin sokaklarından, çarşısından, konteynerlerinden soruyorum:
MAGİNDER bu şehir için ne yaptı?
Somut konuşalım.
Toplantı değil.
Açıklama değil.
Basın bülteni hiç değil, resim çektirmek değil…
Bir fabrika mı kazandırdınız?
Bir yatırımcı mı getirdiniz?
Bir sanayi alanı mı açtınız?
Bir esnafın yükünü hafiflettiniz mi?
Bir gencin elinden tuttunuz mu?
Taş koydunuz mu taş?
Bildiğimiz tek şey bir taziye evi meselesi.
O da dernek adına mı, şahsi mi hâlâ net değil.
Tabelaya bakıyoruz, dernek yok, isim var. Ha birde okullar açılırken Doğanşehir’de ortaya çıktınız öğrencilere kırtasiye yardımında bulunup basına servis ettiniz.
Ne hikmetse bu yardım, Malatya’nın yetiştirdiği ender işadamlarından yarım severliği kamuoyu tarafından çok iyi bilinen Vahap Küçük’ün memleketi Doğanşehir’de oldu. Hani aklımızda sorular da kalmadı dersek yalan olur:
Acaba bu kırtasiye malzemelerini Vahap Küçük ‘mü temin etti?
Şimdi Başkan, koskoca Malatya’ya anlatacak tek hizmet bu ikisi mi?
Ama bakıyoruz…
Eleştiri bol.
Ses yüksek.
Cümleler sert.
Hedef çok.
Milletvekillerine ayar vermek kolay.
Koca TSO Başkanını hedef almak kolay.
Kurumlara laf yetiştirmek kolay.
Zor olan ne biliyor musun Başkan?
Bu şehir için elini taşın altına sokmak.
Oğuzhan Ata Sadıkoğlu bu şehirde sanayicinin derdini Ankara’ya taşıyan bir isim. Esnafa, şehir sanayisine katkılarını burada sıralayıp da boşa zaman harcamayalım, bilen biliyor zaten
Eksik yapmıştır, eleştirilir, amenna.
Ama bir şey yapmamış, oturuyormuş gibi sizin tarafınızdan göreve çağırılıyor olması kabul edilir değil.
Gerçekten ya merak ediyorum;
Görünür olmak için MAGİNDER’e üye olan saygın iş insanları hiç mi rahatsız olmuyor Sayın Başkanın bu davranışlarından?
Salih Karademir denilen beyin gezmekten başka bir iş yapmaması, her fırsatta kamera karşısına geçmesi ve derneğin somut hizmetlerinin olmamasından mutlular mı?
Babadan oğula yürüttükleri başarılı iş hayatlarına nasıl yakıştırıyorlar bu durumu? Ben merak ediyorum
Malatya artık laf değil, iş istiyor.
Poz değil, proje istiyor.
Algı değil, icraat istiyor.
Her mikrofon uzatıldığında konuşmak marifet değil.
Marifet, mikrofon olmadan da bu şehir için bir şey yapabilmek.
O yüzden son sözüm net:
Eleştireceksen buyur et.
Ama önce çık de ki:
“Biz MAGİNDER olarak Malatya’ya şunu kazandırdık.”
Yoksa bu şehir, konuşanları da,
konuşup hiçbir şey yapmayanları da
çok iyi ayırt eder.
İstersen bir sonraki yazıda rakamla, tarihle, isim isim daha da sert gireriz sohbete.
Siz açıklama yapmak, bol bol basına poz vermek yerine, Malatya için yaptıklarınız sıralayana kadar bu dosya kapanmayacak.