Nerede O Eski Bayramlar!

Kenan Kaya

27-05-2026 14:53

“Bugün bayram erken kalkın çocuklar, giyelim en güzel giysileri…”

Barış Manço’nun bu meşhur şarkısı…

Bir zamanlar bayram sabahlarının vazgeçilmez fon müziğiydi.

Daha güneş doğmadan içimize dolan o tarifsiz heyecan, o çocukça mutluluk… Sanki bayram sadece bir gün değil, başlı başına bir dünyaydı.

Şimdi durup kendimize soralım…

Gerçekten hâlâ aynı bayramları mı yaşıyoruz?

Bir zamanlar bayram demek; sabahın erken saatinde uyanmak, başucumuzda duran bayramlıkları heyecanla giymek demekti.

O kıyafetler sadece yeni olduğu için değil, bayrama duyulan saygının bir parçası olduğu için özeldi.

Aynaya bakarken bile içimizden bir sevinç geçerdi. Şimdi ise çoğumuz için bayram sabahı, diğer günlerden pek de farklı değil…

Evlerde günler öncesinden başlayan bir hazırlık olurdu.

Camlar silinir, koltuklar yıkanır, mutfaklar pırıl pırıl yapılırdı.

O temizlik sadece ev için değil, aslında içimiz içindi biraz da…

Komşular birbirine yardım eder, yorgunluğun ardından bir kahve eşliğinde sohbet edilirdi. Şimdi kapılar kapalı, komşuluklar mesafeli…

Bayram sabahı kurulan kahvaltı sofraları vardı bir de…

Bayram namazından dönen babaların getirdiği sıcak ekmek kokusu, evin içine yayılan o huzur…

Herkesin aynı sofrada buluştuğu o anlar, belki de bayramın en kıymetli anlarıydı.

Şimdi aynı evde yaşayanlar bile bazen aynı sofrada buluşamıyor.

Şekerler, çikolatalar…

O renkli şekerlikler sadece bir ikram değil, bayramın neşesiydi.

Kapı çaldığında koşarak açan çocuklar, “İyi bayramlar” deyip uzatılan şekerleri alırken gözlerinin içi gülerdi.

Şimdi o kapılar çalınmıyor. Ziller susmuş…

Çocuklar artık sokakta değil, ekranların içinde büyüyor.

Kolonya ikramı vardı mesela…

Bir zamanlar kıymetliydi, değerliydi.

Eve gelen misafire verilen önemin bir göstergesiydi. Evin en küçüğü büyük bir ciddiyetle kolonyayı tutar, misafire ikram ederdi. Şimdi o anların yerini hızlı, yüzeysel karşılaşmalar aldı.

Bir de en önemlisi…

Büyüklerin ellerini öpmek…

O an sadece bir gelenek değildi.

“Başımın üstünde yerin var” demenin en güzel haliydi.

Şimdi ne yazık ki bu değer de yavaş yavaş kayboluyor.

Aynı şehirde yaşayıp bayramda bir araya gelmeyen insanlar olduk.

Ziyaretler azaldı, sohbetler kısaldı…

Peki ya bayram harçlıkları?

Bir mendilin içine sıkıştırılmış o küçük paralar…

Belki değeri azdı ama mutluluğu büyüktü. O mendili açarken yaşanan heyecan, bugün hiçbir şeyde yok gibi.

Eskiden bayramlar, küslerin barıştığı günlerdi.

Kapılar çalınır, gönüller alınırdı.

Şimdi ise insanlar birbirine daha mesafeli, daha kırgın…

Ve çoğu zaman o kırgınlıklar bayramı bile beklemeden kalıcı hale geliyor.

Gelelim bugüne…

Artık bayramlar;

Toplu mesajlara, kopyala-yapıştır tebriklere, sosyal medya paylaşımlarına sıkışmış durumda.

Bir fotoğraf, altına yazılmış birkaç cümle…

Ve “Bayram kutlandı.”

Ama gerçekten kutlandı mı?

Sabah uyanıyoruz, elimiz ilk telefona gidiyor. Kim mesaj atmış, kim hikâye paylaşmış…

Bayramlaşma dediğimiz şey, birkaç saniyelik ekran kaydırmalarına dönüşmüş durumda.

Aynı şehirde yaşayan insanlar birbirini görmeden bayramı “tamamlamış” sayıyor. Oysa bir zamanlar bayram, yüz yüze gelmekti. Göz göze bakmaktı. Sarılmaktı.

Şimdi ise sarılmalar bile azaldı…

Aileler küçüldü, sofralar sessizleşti. Aynı evin içinde bile herkes kendi ekranına gömülmüş halde.

Bayram kahvaltısı dediğin şey, birlikte oturulan uzun bir ritüel olmaktan çıktı; hızlıca geçiştirilen bir öğüne dönüştü. Kimsenin acelesi yok gibi ama aslında herkesin bir yerlere yetişme telaşı var.

Telefonlar, sosyal medyalar bekler oldu insanları…

Daha acısı şu…

Artık bayram ziyaretleri neredeyse “zahmet” olarak görülüyor.

“Bugün gitmeyelim, yarın uğrarız…”

“Zaten geçen sene gitmiştik…”

“Boşver, bir mesaj at yeter…”

İşte bayramı bayram yapan o bağlar, tam da bu cümlelerle kopuyor.

Telefonla aramak bile lüks oldu artık.

Onun yerine hazır mesajlar, hazır görseller…

Herkese aynı cümleler. Ne bir ses tonu var içinde ne de bir duygu. O mesajlar ulaşıyor belki ama kalbe dokunmuyor.

Bir de sosyal medya bayramı var…

Herkes en güzel fotoğrafını paylaşıyor. Mutlu aile tabloları, süslü sofralar, filtrelenmiş gülümsemeler…

Dışarıdan bakınca her şey kusursuz. Ama o fotoğraf karesinin dışında kalan gerçeklik çoğu zaman bambaşka. Aynı masada oturup birbirine iki kelime etmeyen insanlar var artık.

Ve çocuklar…

Belki de en çok onların bayramı değişti.

Artık kapı kapı dolaşıp şeker toplayan çocuklar yok.

Zil çalıp “İyi bayramlar” diyen o heyecanlı sesler yok.

Onların yerine tablet başında vakit geçiren, bayramın ne demek olduğunu tam olarak hissedemeyen bir nesil var.

Şekerler hâlâ var belki…

Ama o şekerleri anlamlı kılan heyecan yok.

Kısacası bayram, yavaş yavaş bir “gün”e dönüştü.

Anlamından, ruhundan, sıcaklığından biraz biraz eksilerek…

Ve en acı gerçek şu:

Aslında bayramlar bize küstü.

Çünkü biz onları ihmal ettik.

Zaman ayırmadık, değer vermedik, yaşatmadık…

Sevgi azaldı, saygı azaldı, o insani temas kayboldu.

Geriye sadece bir takvim günü kaldı.

Belki de bu yüzden bugün herkes aynı cümleyi kuruyor:

“Nerede o eski bayramlar?”

Ama yine de…

İçimizde küçücük de olsa bir umut var.

Belki bir kapıyı çalarak,

Belki bir büyüğün elini tutarak,

Belki içten bir “Hayırlı bayramlar” diyerek…

Bir yerden yeniden başlayabiliriz.

Çünkü bayramlar küsmüş olabilir…

Ama biz istersek, onları yeniden kazanabiliriz.

Yine de…

Tüm eksikliklere, tüm kırgınlıklara rağmen…

Hayırlı bayramlar.

DİĞER YAZILARI Kaybeden futbolcular değil Malatya oldu! 01-01-1970 03:00 İfade var, Delil Yok…Peki bu ülke neyi tartışıyor? 01-01-1970 03:00 Bir Plaketin Ardından Başlayan Tartışma: Malatya’da Görünmeyen Gerilim! 01-01-1970 03:00 Söylenenler, Yazılanlar ve Doğrular! 01-01-1970 03:00 Malatya’da vekilden geri adım, kırgınlık yerine ziyarete bıraktı! 01-01-1970 03:00 Poz Vermek Kolay, İnşaatı Bitirmek Zor: Sahi Cem evi Ne Oldu? 01-01-1970 03:00 Babacan’ın Sessiz Hizmeti, Tüfekçi’nin Mütevazılıği, Fendoğlu’nun “Abiliği! 01-01-1970 03:00 MAGİNDER Şimdide Alevilerin Sırtından Reklam Yapıyor! 01-01-1970 03:00 Malatya'da bir fotoğraf karesi ve bir Cami! 01-01-1970 03:00 Öğretmene Dayak Konusunda Mikrofon Sizde Sayın Başkan! 01-01-1970 03:00 Kalpler Malatya için atıyor! Teşekkürler Yunus Akdaş 01-01-1970 03:00 İlahiyi de Deyiş de Yargılayamazsınız! Halkın Sesi Susturulamaz 01-01-1970 03:00 Özür dilemek de erdemliktir, Veli Ağbaba! 01-01-1970 03:00 Sayın Müdür, Halka Hizmet Mi Kabadayılık Mı? 01-01-1970 03:00 Ey Başkan! Sürünerek Gelen Kadın Üzerinden Reklam Olur mu? 01-01-1970 03:00 Dilencilik Dediler, 40 Bin Gelecek İnşa Ettiler! MİAD ve MEV Gerçeğ 01-01-1970 03:00 Kayısı bahçede mi yetişti, yoksa gümrükte mi? 01-01-1970 03:00 Kayısı Yandı, Bitti… Şimdi Sahtekârlık Var! 01-01-1970 03:00 Özgür Özel üzeri yanlış algı yaratmak bu şehre ne sağlar! 01-01-1970 03:00 Malatya Yas Tutarken, Vekiller Neredeydi? 01-01-1970 03:00 İhsan Koca’nın Yeni Mesleği: Bakan Karşılama Vekili! 01-01-1970 03:00 Örümcek kafalılar yüzünden Bakan da gelmiyor, Yatırım da! 01-01-1970 03:00 CHP Yazıhan’ı Niye Sildi, Yazıhan Halkı neden Cezalandırıyor? 01-01-1970 03:00 Millete Ayar Vermek Kolay, Şehre Taş Koymak Zor! Ey MAGİNDER 01-01-1970 03:00 Hekimhan Çarşısı Gezildi… Peki Siyasetin Gölgesinde mi? 01-01-1970 03:00 Veli Ağbaba’nın tabutu Meclisi karıştırdı! 01-01-1970 03:00 Bize ayar vermeye çalışanlar kendinize çeki düzen verin 01-01-1970 03:00 Bunca Yangının Ortasında Bu Video Nereye Düştü Veli Abi? 01-01-1970 03:00 “Acil Çıkış” Yok Ama Tutunacak Bir Dal Var 01-01-1970 03:00 Ali Bakan'ın sözleri neden rahatsız etti ki? 01-01-1970 03:00 Bu Anket Malatya’yı Tanımıyor: Kayıp Vekil Nasıl Üst Sırada? 01-01-1970 03:00 Gazeteciler Günü’nde Gazeteciye Ayar! 01-01-1970 03:00 Malatya Yanarken Ankara’da Susan Vekillerin Utanç Karnesi 01-01-1970 03:00 “Malatya’nın Feryadı Göğe Çıkıyor, Vekiller Hâlâ Sessiz! 01-01-1970 03:00 Tüfenkci’nin Bitmeyen “Ben Yaptım” Yankısı ve Hızlı Tren Gerçeği 01-01-1970 03:00 Hayırdır Sayın Müftü, Ne Oluyor Size? 01-01-1970 03:00 Üniversiteli bu çocukların suçu ne? 01-01-1970 03:00 Dünya ayağa kalktı! Malatya nerede? 01-01-1970 03:00 İşçi Çatıda, Para Ankara’da! 01-01-1970 03:00 Malatya’nın Sesi Olduk, Malatya İşini Yaptık! 01-01-1970 03:00 Malatya Siyasetinde Vekil Kaçıyor, Ötekeleştirme devam! 01-01-1970 03:00 Anlamını bilmeyenler Aşure'yi yazamaz! 01-01-1970 03:00 Defol Alevi mi? O zaman hepimiz defolalım! 01-01-1970 03:00 Defol Alevi mi? O zaman hhepimiz defolalım! 01-01-1970 03:00 Baklava mı? Börek mi? MAGİNDER! 01-01-1970 03:00 Şehitlere saygı Sayın Koca! 01-01-1970 03:00 Sami Er'e Er Meydanı! 01-01-1970 03:00 Devletin töreni mi, Partinin gövde gösterisi mi? 01-01-1970 03:00 Yunus Akdaş'a belden aşağı vuranların asıl hedefi Malatya! 01-01-1970 03:00 Neredesiniz Sayın Vekiller? 01-01-1970 03:00 MALATYA BAROSU NEREDE? 01-01-1970 03:00 Güçlü Malatya'ya Doğru! 01-01-1970 03:00 YİNE YENİDEN KORKUSUZCA... 01-01-1970 03:00 UYANMA ZAMANI 01-01-1970 03:00 HEY KAYISI BORSASI NEREDESİN? 01-01-1970 03:00 bu vekiller ne iş yapıyor? 01-01-1970 03:00 MALATYA'DA DOSTLUK NEREDE KALDI? 01-01-1970 03:00 ÇALIŞAN 2 VEKİL 1 VALİ 01-01-1970 03:00 BAŞKANDAN İHBAR GİBİ İTİRAF 01-01-1970 03:00 BİZ NE ZAMAN BİRLEŞECEĞİZ? 01-01-1970 03:00 TEKİLÇİ OLMUŞUZ HABERİMİZ YOK! 01-01-1970 03:00 SURİYELİLERİ DEĞİL AİLENİ DÜŞÜN 01-01-1970 03:00 MALATYA İÇİN BİRLEŞİN 01-01-1970 03:00 MALATYA BASININA YAZIK OLUYOR... 01-01-1970 03:00 BU ŞOV DEĞİL DE NE ? 01-01-1970 03:00 KEŞKE ERDOĞAN HEP GELSE 01-01-1970 03:00 YAZIK OLUYOR MALATYA'MA! 01-01-1970 03:00 FELAKETE SAATLER KALA! 01-01-1970 03:00 BEN UTANDIM YA SİZ? 01-01-1970 03:00 VELİ AĞBABA GERÇEĞİ 01-01-1970 03:00 KİM BU SUÇLU? 01-01-1970 03:00 KOMUTAN YAVUZ! 01-01-1970 03:00 PİS KOKULAR GELİYOR 01-01-1970 03:00 SİYASET Mİ MALATYA GERÇEĞİ Mİ? 01-01-1970 03:00 BU NASIL ZİHNİYET? 01-01-1970 03:00 TURİST VEKİL! 01-01-1970 03:00 KİM UTANACAK? 01-01-1970 03:00 5 VEKİL + 1 KAYIP! 01-01-1970 03:00 KAYISI VAR MI? YOK MU? 01-01-1970 03:00 KAYISI VAR MI? YOK MU? 01-01-1970 03:00 MEHMET AKİF’İ ANMAK KAYISIDAN DAHA ÖNEMLİYMİŞ! 01-01-1970 03:00