Sahi Malatyalı sanatçılar nerede?

Kenan Kaya

02-07-2026 16:30

Malatya’yı konuşmak kolay gibi görünür ama aslında hiç kolay değil.

Çünkü bu şehir hakkında konuşurken sadece bugünü anlatmıyorsun; geçmişi, yarayı, toparlanmayı ve inatla ayakta kalma çabasını da anlatıyorsun.

Bir yandan yıkılmış bir düzenin içinden yeniden kurulan bir hayat var, bir yandan da “biz buradayız” diyen insanların sesi.

Son dönemde şehirde ciddi bir hareketlilik var, bunu görmemek mümkün değil. Festivaller artmış durumda, etkinlikler çoğalmış, yaz ayları adeta bir açık hava sahnesine dönüşmüş.

Kiraz Festivali, Güreş Festivali, Kayısı Festivali…

İlçeler de boş durmuyor, her biri kendi imkânı ölçüsünde bir şeyler yapmaya çalışıyor.

Bir bakıyorsun Battalgazi’de ayrı bir etkinlik, Yeşilyurt’ta ayrı bir program, diğer ilçelerde başka bir organizasyon…

Bu tabloya kötü demek haksızlık olur.

Çünkü deprem yaşamış, ağır bedel ödemiş bir şehirde insanların bir araya gelmesi, sokakların dolması, çocukların gülmesi, esnafın biraz nefes alması küçümsenecek şey değil. Hatta tam tersine, bu şehir için en önemli ihtiyaçlardan biri.

Sami Er de Kayısı Festivali’nin bu yıl daha görkemli yapılacağını söylüyor.

İlçe belediyeleri de kendi çapında bu yarışa dahil olmuş durumda.

Yani ortada tek merkezli bir organizasyon değil, şehrin geneline yayılmış bir festival hareketi var. Bu da aslında Malatya’nın yeniden ayağa kalkma çabasının bir parçası.

Ama işte tam burada insanın içinden o soru çıkıyor ve büyüyor:

“Bu sahneler kim için kuruluyor?”

Şimdi burada hemen yanlış anlaşılmasın.

Kimseyi hedef gösterme, kimseyi küçümseme gibi bir durum yok.

Hatta tam tersine, yapılan her etkinlik değerlidir.

Ama mesele şu:

Bu şehir kendi sesini ne kadar duyabiliyor?

Bakın, bir şehir sadece dışarıdan gelen isimlerle şehir olmaz.

Elbette Türkiye’nin sevilen sanatçıları gelecek, sahne alacak, kalabalık toplayacak.

Sinan Akçıl gelir, Demet Akalın gelir, Alişan gelir…

Bunlar zaten büyük kitleleri bir araya getiren isimlerdir, buna kimsenin itirazı olmaz.

Ama bir şehir sadece dışarıdan gelen isimlerle kimlik kazanmaz.

Asıl mesele içeridekini ne kadar sahneye taşıdığıdır.

İşte tam burada Malatya’nın en hassas noktası başlıyor.

Bu şehirden çıkmış, Türkiye’nin sanat hafızasına yerleşmiş, yıllardır milyonlara seslenmiş isimler var.

Ama festival programlarına baktığında bu isimlerin çoğu ya hiç yok ya da çok sınırlı şekilde yer buluyor.

Mesela Selahattin Alpay…

Bu isim Malatya’nın sadece bir sanatçısı değil, adeta kültürel bir hafızasıdır. Yıllardır sahnede, yıllardır aynı çizgide, aynı duruşla.

Türkü dediğimiz şeyin yaşayan bir karşılığıdır.

Ama iş Malatya’daki festivallere geldiğinde bu ismin yeterince görünmemesi insanın içine dokunuyor.

Burada mesele “çağrıldı mı çağrılmadı mı” basitliğinin çok ötesinde.

Daha derin bir şey var: sahiplenme meselesi.

Çünkü Selahattin Alpay gibi bir isim, sadece bir konser sanatçısı değildir.

O sahneye çıktığında aslında Malatya konuşur.

Malatya’nın sesi duyulur.

Malatya’nın geçmişi, kültürü, türküsü duyulur. Ama bazen bu sesin yerini daha genel, daha standart festival akışları alıyor.

Peki, biz ne yapıyoruz?

Bir etkinlik var, bir festival yada düğün var…

Aklımıza O isim geliyor.

Ama bedava sahne ile.

Gelsin söylesin gitsin, para vermeyelim modeli, ayıp bu ya.

O Kişi ailesine bakmak için parayı nereden kazanıyor, bunu hiç düşünmüyor ve de utanmıyoruz…

Ben inanın utandım…

Niye mi?

Birkaç ay önce komşu il Selahattin Alpay için bir vefa gecesi yaptı ve onur ödülü verdi.

Biz Malatyalılar olarak ne yaptık, peki?

Utanmadan O geceyi izledik.

Sanki Selahattin Alpay Malatyalı değil Elazığlı gibi…

Aynı durum Belkıs Akkale için de geçerli.

Türkiye’nin en güçlü seslerinden biri olmasına rağmen, Malatya’nın kendi etkinliklerinde yeterince yer bulmaması ciddi bir eksiklik olarak görülüyor. ,İnsan şunu sormadan edemiyor: Bu şehir kendi değerini neden bazen ikinci plana atıyor?

O değil mi bu Türkiye’nin türkü bacısı…

İsmini altın harflerde Türkiye’ye ‘Türkü Bacı’, ‘Türkü Ana’ diye yazdıran Belkıs Akkale sahi nereli?

Festival zamanları gelince unutuyoruz, Onun Malatyalı olduğunu.

Malatyalı olan Bakırköy Belediye Başkanı hatırlıyor da biz unutuyoruz.

Sahi Belkıs Akkale nereli, neden memleketinde yıllardır sahneye çıkamıyor?

Ve bu noktada eleştiri sadece bir iki isim üzerinden değil, genel bir yaklaşım üzerinden yapılmalı.

Ali Kınık, Kutsi, Zerrin Özer gibi Malatya ile bağı olan ya da bu coğrafyada karşılığı bulunan isimlerin de festival sahnelerinde daha görünür olması gerekiyor.

Çünkü mesele sadece “büyük konser” yapmak değil, “bu şehirde biz kimiz” sorusuna cevap vermek.

Tamam, çıksın Alişan, Demet, Sinan sahneye Malatya’da ama değerlerimiz de unutmadan…

Yoksa bu etkinlikler Festival olmaktan çıkar parti destekli sanatçılara para kazandırmaya dönüşür.

İşte onun için en başka Sami Başkan olmak üzere tüm belediye başkanlarına şunu hatırlatmak gerekli;

Malatya değerlerine sahip çıkmak sizin asli görevleriniz, davet beklemeyin ve asli görevleriniz yapın.

Bu ülkede milyonların gönlünde taht kuran Malatya’nın güzide isimlerini görmezlikten gelmeyin.

Malatyalı olun ve Malatya’ya yakışanı yapın. Aksi durumda siz festival değil konser yapmış olursunuz.

Aslına bakarsanız, işin en kritik tarafı şu aslında: Festival dediğin şey sadece eğlence organizasyonu değildir.

Festival aynı zamanda bir hafıza kurma biçimidir.

Bir şehir kendi hafızasını sahnede kurar.

Eğer sahnede sürekli dışarıdan gelen isimler varsa ve içerideki ses geri planda kalıyorsa, zamanla şu duygular oluşur:

“Biz kendimizi nerede görüyoruz?”

“Bizim sesimiz nerede?”

“Biz bu şehrin neresindeyiz?”

Bu sorular basit sorular değil.

Bunlar şehir aidiyetini doğrudan etkileyen sorular.

Yeşilyurt Belediyesi gibi bazı yerlerde yerel sanatçılara alan açılması aslında küçük ama çok değerli bir adım.

Çünkü insan kendi sanatçısını sahnede gördüğünde farklı hissediyor.

O kalabalık sadece konser kalabalığı olmuyor, bir “biz” duygusuna dönüşüyor.

Ama genel tabloya bakınca bu yaklaşımın şehrin tamamına yayılmadığı da görülüyor.

İlçeler dâhil olmak üzere herkes kendi programını yapıyor ama ortak bir “Malatya sesi” oluşturmakta eksiklik var.

Bir de işin görünmeyen tarafı var.

Bu isimler yıllardır üretim yapıyor, sahnede kalıyor, Türkiye’nin dört bir yanında emek veriyor.

Ama kendi şehirlerinde bazen en son hatırlanan isimler haline geliyorlar.

Bu da doğal olarak bir kırılma hissi yaratıyor.

Oysa olması gereken çok basit aslında:

Bir şehir kendi değerini önce kendi sahnesinde görmeli.

Dışarıdan gelen sanatçı elbette olacak.

Festivalin enerjisi, kalabalığı, çeşitliliği olacak.

Ama onun yanında o şehrin sesi de mutlaka olacak.

Çünkü bir gün ışıklar söndüğünde, sahneler toplandığında geriye kalan şey şu olacak:

Bu şehir kendi hikâyesini kimin sesiyle anlattı?

Ve Malatya’nın hikâyesi, sadece dışarıdan gelen isimlerle değil, bu topraklarda doğmuş, bu toprakların türküsünü söylemiş, bu şehrin adını yıllardır sahnede taşıyan sanatçılarla birlikte tamamlanır.

Belki de yapılması gereken şey çok karmaşık değil:

Sahneyi büyütmek değil, sahneyi dengelemek.

Ve o denge kurulduğunda Malatya’nın festivalleri sadece kalabalık değil, gerçekten “Malatya’ya ait” festivaller olur.

DİĞER YAZILARI Malatya'da çirkin siyaset! 01-01-1970 03:00 CHP’de  Kaburga nerede? 01-01-1970 03:00 TSO’yu Arka Bahçesi Yapmak İsteyen Kim? 01-01-1970 03:00 Dergâhlar Siyasetin Değil, İnancın Evidir! 01-01-1970 03:00 CHP Malatya'da ki sessizlik kafa karıştırıyor! 01-01-1970 03:00 Nerede O Eski Bayramlar! 01-01-1970 03:00 Kaybeden futbolcular değil Malatya oldu! 01-01-1970 03:00 İfade var, Delil Yok…Peki bu ülke neyi tartışıyor? 01-01-1970 03:00 Bir Plaketin Ardından Başlayan Tartışma: Malatya’da Görünmeyen Gerilim! 01-01-1970 03:00 Söylenenler, Yazılanlar ve Doğrular! 01-01-1970 03:00 Malatya’da vekilden geri adım, kırgınlık yerine ziyarete bıraktı! 01-01-1970 03:00 Poz Vermek Kolay, İnşaatı Bitirmek Zor: Sahi Cem evi Ne Oldu? 01-01-1970 03:00 Babacan’ın Sessiz Hizmeti, Tüfekçi’nin Mütevazılıği, Fendoğlu’nun “Abiliği! 01-01-1970 03:00 MAGİNDER Şimdide Alevilerin Sırtından Reklam Yapıyor! 01-01-1970 03:00 Malatya'da bir fotoğraf karesi ve bir Cami! 01-01-1970 03:00 Öğretmene Dayak Konusunda Mikrofon Sizde Sayın Başkan! 01-01-1970 03:00 Kalpler Malatya için atıyor! Teşekkürler Yunus Akdaş 01-01-1970 03:00 İlahiyi de Deyiş de Yargılayamazsınız! Halkın Sesi Susturulamaz 01-01-1970 03:00 Özür dilemek de erdemliktir, Veli Ağbaba! 01-01-1970 03:00 Sayın Müdür, Halka Hizmet Mi Kabadayılık Mı? 01-01-1970 03:00 Ey Başkan! Sürünerek Gelen Kadın Üzerinden Reklam Olur mu? 01-01-1970 03:00 Dilencilik Dediler, 40 Bin Gelecek İnşa Ettiler! MİAD ve MEV Gerçeğ 01-01-1970 03:00 Kayısı bahçede mi yetişti, yoksa gümrükte mi? 01-01-1970 03:00 Kayısı Yandı, Bitti… Şimdi Sahtekârlık Var! 01-01-1970 03:00 Özgür Özel üzeri yanlış algı yaratmak bu şehre ne sağlar! 01-01-1970 03:00 Malatya Yas Tutarken, Vekiller Neredeydi? 01-01-1970 03:00 İhsan Koca’nın Yeni Mesleği: Bakan Karşılama Vekili! 01-01-1970 03:00 Örümcek kafalılar yüzünden Bakan da gelmiyor, Yatırım da! 01-01-1970 03:00 CHP Yazıhan’ı Niye Sildi, Yazıhan Halkı neden Cezalandırıyor? 01-01-1970 03:00 Millete Ayar Vermek Kolay, Şehre Taş Koymak Zor! Ey MAGİNDER 01-01-1970 03:00 Hekimhan Çarşısı Gezildi… Peki Siyasetin Gölgesinde mi? 01-01-1970 03:00 Veli Ağbaba’nın tabutu Meclisi karıştırdı! 01-01-1970 03:00 Bize ayar vermeye çalışanlar kendinize çeki düzen verin 01-01-1970 03:00 Bunca Yangının Ortasında Bu Video Nereye Düştü Veli Abi? 01-01-1970 03:00 “Acil Çıkış” Yok Ama Tutunacak Bir Dal Var 01-01-1970 03:00 Ali Bakan'ın sözleri neden rahatsız etti ki? 01-01-1970 03:00 Bu Anket Malatya’yı Tanımıyor: Kayıp Vekil Nasıl Üst Sırada? 01-01-1970 03:00 Gazeteciler Günü’nde Gazeteciye Ayar! 01-01-1970 03:00 Malatya Yanarken Ankara’da Susan Vekillerin Utanç Karnesi 01-01-1970 03:00 “Malatya’nın Feryadı Göğe Çıkıyor, Vekiller Hâlâ Sessiz! 01-01-1970 03:00 Tüfenkci’nin Bitmeyen “Ben Yaptım” Yankısı ve Hızlı Tren Gerçeği 01-01-1970 03:00 Hayırdır Sayın Müftü, Ne Oluyor Size? 01-01-1970 03:00 Üniversiteli bu çocukların suçu ne? 01-01-1970 03:00 Dünya ayağa kalktı! Malatya nerede? 01-01-1970 03:00 İşçi Çatıda, Para Ankara’da! 01-01-1970 03:00 Malatya’nın Sesi Olduk, Malatya İşini Yaptık! 01-01-1970 03:00 Malatya Siyasetinde Vekil Kaçıyor, Ötekeleştirme devam! 01-01-1970 03:00 Anlamını bilmeyenler Aşure'yi yazamaz! 01-01-1970 03:00 Defol Alevi mi? O zaman hepimiz defolalım! 01-01-1970 03:00 Defol Alevi mi? O zaman hhepimiz defolalım! 01-01-1970 03:00 Baklava mı? Börek mi? MAGİNDER! 01-01-1970 03:00 Şehitlere saygı Sayın Koca! 01-01-1970 03:00 Sami Er'e Er Meydanı! 01-01-1970 03:00 Devletin töreni mi, Partinin gövde gösterisi mi? 01-01-1970 03:00 Yunus Akdaş'a belden aşağı vuranların asıl hedefi Malatya! 01-01-1970 03:00 Neredesiniz Sayın Vekiller? 01-01-1970 03:00 MALATYA BAROSU NEREDE? 01-01-1970 03:00 Güçlü Malatya'ya Doğru! 01-01-1970 03:00 YİNE YENİDEN KORKUSUZCA... 01-01-1970 03:00 UYANMA ZAMANI 01-01-1970 03:00 HEY KAYISI BORSASI NEREDESİN? 01-01-1970 03:00 bu vekiller ne iş yapıyor? 01-01-1970 03:00 MALATYA'DA DOSTLUK NEREDE KALDI? 01-01-1970 03:00 ÇALIŞAN 2 VEKİL 1 VALİ 01-01-1970 03:00 BAŞKANDAN İHBAR GİBİ İTİRAF 01-01-1970 03:00 BİZ NE ZAMAN BİRLEŞECEĞİZ? 01-01-1970 03:00 TEKİLÇİ OLMUŞUZ HABERİMİZ YOK! 01-01-1970 03:00 SURİYELİLERİ DEĞİL AİLENİ DÜŞÜN 01-01-1970 03:00 MALATYA İÇİN BİRLEŞİN 01-01-1970 03:00 MALATYA BASININA YAZIK OLUYOR... 01-01-1970 03:00 BU ŞOV DEĞİL DE NE ? 01-01-1970 03:00 KEŞKE ERDOĞAN HEP GELSE 01-01-1970 03:00 YAZIK OLUYOR MALATYA'MA! 01-01-1970 03:00 FELAKETE SAATLER KALA! 01-01-1970 03:00 BEN UTANDIM YA SİZ? 01-01-1970 03:00 VELİ AĞBABA GERÇEĞİ 01-01-1970 03:00 KİM BU SUÇLU? 01-01-1970 03:00 KOMUTAN YAVUZ! 01-01-1970 03:00 PİS KOKULAR GELİYOR 01-01-1970 03:00 SİYASET Mİ MALATYA GERÇEĞİ Mİ? 01-01-1970 03:00 BU NASIL ZİHNİYET? 01-01-1970 03:00 TURİST VEKİL! 01-01-1970 03:00 KİM UTANACAK? 01-01-1970 03:00 5 VEKİL + 1 KAYIP! 01-01-1970 03:00 KAYISI VAR MI? YOK MU? 01-01-1970 03:00 KAYISI VAR MI? YOK MU? 01-01-1970 03:00 MEHMET AKİF’İ ANMAK KAYISIDAN DAHA ÖNEMLİYMİŞ! 01-01-1970 03:00